İçeriğe geç

Kurt

Bölüm 11 · 7 dk okuma

Kurt

Bölüm 11

11

Uzay erkenden uyanıp dedesini arar halini hatırını sorar ve özür diler. Dedesine olanları anlatır. Dedesi anlayışla karşılar ve gelebileceklerini söyler. Uzay telefonu kapatıp Denizi uyandırır. Onların sesine Öykü kalkar. Geceyi uyandırmak isterken gözlerinin yaşardığını görür. Uyurken ağlıyordu.

Uzay uyandırmakla uyandırmamak arasında kaldı. Uzay bi anda şu sözleri söyledi.

Uzay: Uykusunda ağlayan birinin çektiği acılar, ağlayarak uyuyan birinin çektiği acılardan daha derindir.

Deniz: Uyandıralım mı?

Uzay: Ben uyandıracağım siz uyanmadan önce de dedemle konuştum kızlar hazırlanınca oraya gideceğiz. Kahvaltı yapmadan gelin dedi.

Deniz: Tamam.

Öykü: Yolda yemek için atıştırmadık hazırlayalım çünkü ben çok acıktım.

Öykü mutfağa gidince Deniz de peşinden gitti.

Öykü sandviç hazırlıyordu. Uzay Geceyi uyandırdı. Gece de kıyafetleri hazırladı. Evden Yarım saat içersinde çıktılar. Önce Uzayın evine uğrayıp Uzay ve Deniz için kıyafet aldılar. Dedesinin evine geldiklerinde dedesi bahçedeki masaya bir şeyler yerleştiriyordu. Geceyi görür görmez tanıdı. Gece de onu tanıdı.

Gece: Süleyman amca sen Uzayın dedesi misin? İnanamıyorum şu anda ya

Süleyman: Evet ben dedesiyim sen de kız arkadaşı aslında seni o gün eve bıraktığımda anlamıştım.

Uzay: Bi dakika bi dakika siz tanışıyor musunuz?

Gece: Evet, hani benim iğneyle vurulduğum gün var ya beni Süleyman amca buldu. O beni yanlışlıkla vurmuş.

Süleyman: Aslında bunu size söylemek istemiyordum ama kızım seni o zaman ben vurmadım. O adamlar vurdu. Yakalamak istedim ama onlara yetişemedim. Sanki ışınlandılar bende seni direkt evime getirdim.

Gece: Yani ben başkası tarafından mı vuruldum. Ya Uzay ben çok korkuyorum ya yine gelirlerse

Uzay: Korkma gelemezler burada bizi bulamazlar, bulsalar bile sana asla bi şey yapmalarına izin vermem.

Gece: Biliyorum Uzay ama elimde değil ister istemez korku var içimde.

Uzay: Anlıyorum canım seni kolay değil yaşadıkların.

Uzayın babaannesi elinde tepsiye gelir.

Uzay: Neriman sultan ver bakim o elindekileri ağır kaldırma sen.

Gece ve Neriman birbirlerine bakıp gülümserler

Neriman: Gece kızım hoşgeldin. Sizde hoşgeldiniz çocuklar

Gece: Hoşbulduk Neriman teyze. Nasılsın?

Uzay Geceye imalı bi şekilde baktı.

Neriman: İyiyim kızım daha iyi olamazdım. O gün Süleyman bey seni bulduğunda Uzay diye sayıklarken dua etmiştim. Benim torunumu da bu kadar çok seven bi gelin nasip et diye ondan dolayı çok mutluyum meğerse senin sayıkladığın bizim Uzaymış.

Uzay: Bi dakika bi dakika sen benim ismimi mi sayıkladın bana niye söylemiyorsun?

Gece: Yaaaa hayır sayıklamadım. Dedi utanarak.

Uzay: Düşüncelerin öyle demiyor ama.

Gece: Yaaaa çık kafamın içinden dedi suratı kıpkırmızı olmuştu.

Neriman: Uzay oğlum utandırma kızı burda kaldığı zaman baygınken ağlıyordu.

Gece: Süleyman amca beni Uzayın evine bıraktığında neden onların yanına gelmedin.

Uzay: Senin güvenilir bi yerde olduğunu anlamıştım. Daha doğrusu dedemin bizim evin yakınlarında olduğunu hissetmiştim.

Süleyman: Kızım Uzay ile aramız biraz bozuktu. Konuyu sorarsanız Dolunay yüzündendi. O kızı pek sevemediğimden Uzayı sürekli üzdüğünden karşı gelmiştim. Ve yanılmadım Uzayı üzdü. Zaten benim geldiğimi anlamıştı. Çünkü camdan dışarıyı seyrediyordu.

Gece: Bende acilen kurt olmak istiyorum özel güçleriniz var bu çok güzel bi şey sizce benden kurt olur mu?

Uzay: Yok senden kurt olmaz.

Gece: Neden diye sorar üzülerek

Uzay: Olsa olsa prenses olur da ondan tabiki

Gece: Yaaaa

Uzayın bi anda midesi guruldar

Uzay: Neriman sultan kurt gibi açım.

Öykü: Uzay abi sen zaten kurtsun gibisi fazla değil mi?

Uzay: O da doğru, hadi ama bi şeyler yiyelim Gece de açıkmış. Bide beni seviyormuş düşüncelerinden çıkayım istiyor bide, tamam tamam okumuyorum düşüncelerini.

Bir şeyler yiyip bahçede oturdular Uzay Gecenin düşüncelerini okudu. Canı çok sıkılıyordu. Bi de canı elma istemişti.

Uzay: Dedecim elmalar olmuş toplayalım mı?

Süleyman: Çok iyi olur hem zaman geçirirsiniz. Ben de şu çilek fidelerini ön bahçeye dikecektim. Çocuklar sizde bana yardım eder misiniz?

Uzay: Gece ve ben elmaları toplayalım sizde onları ön bahçeye dikin o zaman.

Süleyman: Harika olur sepet ağacın altında topladıklarınızı oraya koyabilirsiniz. Dikkatli olun düşmeyin tamam mı?

Gece: Tamam Süleyman amca dikkat ederiz.

Uzay: Gecem mutlu musun?

Gece: Evet mutluyum da sen benim canımın elma çektiğini nasıl anladın ki düşünmemiştim ben bunu yoksa düşündüm mü?

Uzay: Düşündün o kadar dalıp gitmiştin ki ne düşündüğünün farkında bile değildin. Neyse gel bakalım şu elmaları toplayalım da sende ye.

Gece: Olur da ağaca sen mi çıkacaksın ben mi?

Uzay: İstersen ben çıkayım.

Gece: Olur. Bende topladığın elmaları sepete doldururum.

Uzay: Olur.

Elmaları toplayıp sepete koydular. Uzay: İlk defa elma toplarken bu kadar yoruldum ne çok elma birikmiş. İnanamıyorum şu anda bu salıncak bu ağacın altındaymış tamir edelim mi. Ben küçükken biniyordum buna dedem benim için yapmıştı. Demek ki tahtası yıpranmış sadece onu değiştirirsem yeniden sağlam olur bineriz.

Gece: Olur ben elmaları içeriye götüreyim sen de salıncağı tamir et.

Gece elmaları içeriye taşırken ayağı yerdeki tahtaya takılır ve düşer elmalar da yere dökülür. Elmaları toparlarken Süleyman gelir.

Süleyman: Gece kızım iyi misin?

Gece: iyiyim sadece ayağım takıldı. Elmalar yere düştü.

Uzay: Gece iyi misin? Dede ne oluyor?

Gece: İyiyim ayağım takıldı. Düştüm sadece korkulacak bi şey yok Süleyman amca da görüp kaldırmaya gelmiş.

Uzay: Dede bahçedeki salıncağı onarmaya çalıştım ama başarılı olduğum söylenemez. Bi el at da yeniden kuralım şu salıncağı.

Süleyman: Tamam evladım. Önce bi ellerimi yıkayım hep toprak oldu.

Gece: Bende bunları içeri götüreyim.

Uzay: Sen götürme ben götürürüm ne diye ağır şeyi sana verdiysem.

Gece: Uzaycım bak bu ağır değil. En fazla üç kilo var yani

Uzay: Ne dedin duyamadım. Bir daha söyler misin?

Gece: Diyorum ki hafif bu o kadar ağır değil.

Uzay: Hııımmm tamam sen onu ver. Ben taşıyacağım ağır taşımanı istemiyorum zaten buraya kadar getirmişsin.

Gece: Al bakalım

Uzay: Yuhh bu ne kızım on kilo var bu bide hafif diyorsun kaldırma bi daha şöyle şeyleri gözünü seveyim bi sakatlık çıkartacaksın.

Gece: Tamam kaldırmam.

Uzay: Üzülme hemen gel buraya biliyorum yardım etmek istediğini. Gece hemen içeri geç Öyküyü al Denize de söyle yanıma gelsin Dedeme de haber ver.

Gece: Uzay ne oluyor? Korkutma beni.

Uzay: Yok bi şey meleğim sen sadece dediğimi yap

Gece: Tamam gidiyorum.

Gece, Öykü ve Neriman teyzeye haber verdi. Sonra Süleyman amca ve Denize söyledi. Deniz ve Süleyman amca arka bahçeye gitti. Uzayın yanına Öykü, Neriman ve Gece camdan onlara bakıyordu.

Süleyman amca kalkan oluşturması için Neriman teyzeyi çağırdı. Demek ki onun gücü de buydu. Öykü Geceye sarılmıştı. Çok korkuyordu.

Adamların uzaktan gittiklerini gördüler

Gece: Neriman teyze adamlar burada olduğumuzu anlamadı sanki sen bunu nasıl yaptın.

Neriman: Kızım görünmezlik kalkanı sayesinde benim gücüm de o bazen işe yarıyor böyle zaten bi kaç gün sonra dolunay var daha doğrusu ay tutulması güçlerimize güç eklenecek. Her yıl böyle zamanlarda dışarıya fazla çıkmayız. Tutulma olurken çıksak bile güçlerimizi kontrol etmekte zorlanabiliyoruz bazen.

Gece: Anladım. Ben ne zaman kurt olucam Neriman teyze

Uzay: Ben ne zaman istersem o zaman olacaksın.

Gece: Ne zaman peki.

Uzay: Bu tutulmadan hemen önce olmak ister misin?

Gece: Evet isterim

Uzay: Dede tutulma tam olarak ne zaman

Süleyman: Uzay on iki gün var. Ama sen Geceyi bu tutulmada kurta dönüştürürsen Gece çok güçlü olur. Ve ben Öykü ile Gecenin savunma sanatlarını öğrensinler istiyorum.

Uzay: Deniz ve ben öğretiriz onlara sen merak etme dedem.

Gece: Yaşasın bende kurt olucam. Peki ben nasıl kurta dönüşücem.

Uzay: Seni tutulma olduğu an ısırıcam sonra kanımdan ısırdığım yere sürücem biraz da içmen gerekiyor tabiki

Gece: Ne!! Uzay başka yolu yok mu?

Süleyman: Uzay korkutma kızı

Uzay: Bebeğim sana dediğim gibi yapacağız. Ama merak etme korkulacak hiçbir şey yok. Canın hiç acımayacak, güven bana

Gece: Sana güveniyorum.

Öykü: Gece abla telefonun çalıyor.

Gece: Kim arıyor?

Öykü: Yavuz abi

Gece: Aç konuş

Öykü: Tamam abla. Alo Yavuz abi n'aptınız ne eve mi geliyorsunuz?

Abi biz evde değiliz dün gece eve hırsız girmişti. Uzay abi dedesiyle konuştu onların evindeyiz. Tamam konum atayım buraya gelin sende Allah'a emanet ol abi görüşürüz.

Gece: Nasıllarmış iyiler mi? Yengem nasıl?

Öykü: İyiler abla merak etme. Buraya gelecekler

Uzay: Gece sen biraz yorgun görünüyorsun istersen uyu.

Gece: Evet biraz başım ağrıyor. Ama yorgun değilim geçer birazdan.

Öykü: Abla boynundaki kolyen renk değiştiriyor. Zaten yüzün de solgun görünüyor uyu işte biz buradayız.

Gece: Tamam ama Uzay ben uyuyana kadar yanımda kal.

Uzay: Tamam güzelim ben hep yanındayım.

Gece uyumaya gider. Uzayda yanında uykuya dalmıştır. Kısa bi süre sonra Yavuzlar gelir onlar da Uzayın dedesi ile tanışıp bi odaya yerleşir.

Bölüm sonu

3 yorum