Avukat kadın kapının önünde telefonla konuşarak bir kaç adımla adliyenin arkasına doğru giderken arkasından gitmiştim madem içeride işini bitirememiştim o zaman burada bitirecektim!
Aptal kadın kendi ayağıyla ölüme giderken arkasından gülümseyerek takip ettiğim sırada kadın aniden olduğu yerde durmasıyla dururken birden arkasını dönmüştü, yüzümü görmemesi için başımı yana çevirmemle yanından geçtiğimde kadın beni fark etmemişti bile
Avukat kadın benim varlığımdan habersiz hareket ederken kendisi odak noktama çoktan girmişti, Avukat adliyeye bir kere daha girmesiyle yanda duran banklardan birine oturup çıkmasını bekledim elbet o adliyeden çıkıp ölümüne kavuşacaktı bundan ne kaçarı vardı nede olmama ihtimali, sadece gecikmeli olurdu o kadar
-
Bir saatin sonunda avukat kadın yüzündeki gülümsemeyi silmeden yanındaki kadınla dışarı çıktığında keyfine diyecek yoktu kimi zaman yanındaki kadınla konuşarak kimi zamanda gülerek bir kaç adımda avukat dış kapıdan da çıkmasıyla duvarda olan taksi çağırma butonuna basmıştı, oturduğum banktan ayağa kalkarak adliyeden çıktığımda onlar kapıda taksi beklerken ben yukarı doğru yürüdüm bir kaç metre sonra önüme çıkan taksi durağıyla yandan gülümsediğimde omzumun üzerinden aşağıda bekleyen kardeşimi pis oyununa çeken avukata bakmıştım!
"Geliyorum" demem ile taksi durağına gittiğimde taksici arkasını dönerek konuşmasıyla gülerken arabasının kapısını açmasıyla kapatmam bir olmuştu, hareketimle adam bana baktığında belimdeki ikinci silahı çıkartmamla adama doğrulttuğumda "Sakın ses çıkarayım deme" demem ile adam korkuyla başıyla onaylayarak bana bakıyordu
"Güzel, şimdi çekil" demem ile Adam taksiden uzaklaştığında taksiye binip yola çıktım yan aynadan arkama bakmamla taksici koşarak içeriye girmişti önüme dönecekken arka koltuğa baktığımda şapka ve deri mont vardı birde dikiz aynasından kendime baktığımda baya absürt duruyordu takim elbiseli birinin taksi sürmesi, hiç birşeyin ters gitmemesi için bir saniye bile duraksamadan arkaya uzanmamla koltukta duran şapkayı ve montu aldığımda şapkayı takmamla ceketin üstüne de montu giymiş yola çıkmıştım ve her saniye biraz daha yaklaşıyordum!
Görüş açıma avukat kadın ve yanında duran kadın girerken tam önlerinde durdum, dikiz aynasından arka kapıya baktığımda Avukat kadın kapıyı açarak geri çekilmesiyle kadın binerken arkasından da avukat binmişti
"En yakın otele lütfen" avukat saniyesinde konuşurken göz devirip yola çıktığımda yanında ki kadın konuşmuştu
"Olurmu öyle Gülay hanım, benim eve gidelim"
"Olur tabi Zahide, rahatsızlık vermeyim"
"Gülay hanım bana yaptığınız bu iyiliğe ödeyemem ben, bırakın da bu kadarını yapayım bali"
Kadının iyilik demesi benim kardeşimi bir it gibi içeriye tıkmaktı!, öfkeyle başımı dikleştirerek aynadan baktığında avukat kadın başıyla onaylamasıyla camdan dışarıya bakmaya devam etmişti, avukat'ın yanındaki kadın bana baktığında ölüm saçan gözlerimi görmüştü, görmüştü ki hemen bakışlarını çekerek önüne dönmesiyle
"Pelitli Mahallesi" diyerek
Adresi söylemişti ama benim onlar için hazırladığım bir adres vardı zaten!, gaza yüklenerek ana yoldan çıkmak için dönemeci döndüğümde arkadaki kadın' ın sesi duyulmuştu
"Beyfendi yanlış gidiyoruz" kadını dinlemezken hızımı artırarak biraz daha ilerlemiştim ama asla kadın çenesini kapamazken tekrardan konuşmuştu "Yanlış yol" aynadan arkama baktığımda avukat kaşlarını çatmış bir yanındaki kadına birde bana bakıyordu
"Ne oluyor Zahide?"
"Yanlış yola döndü , diğer yola sapacaktı" avukat başıyla onaylamasıyla "Tamam sakin ol bak ilerde kavşak var belki dönecektir" demesiyle bana döndüğünde telefonum çalmıştı bakışlarımı aynadan çekerken son dönemeci de geçmiştim
"Beyfendi!" aynadan son kez avukata baktığımda Avukat dışarıya bakarak bana seslenmesiyle ne olduğunu da anlamaya çalışıyordu, montun içindeki ceketten telefonu aldığımda Dağhan'ın aradığını görmüştüm
"Beyfendi!" avukat kadın gittikçe ses tonunu artırırken gaza biraz daha yüklenmemle telefonu cevapladım
"Söyle!" diyerek avukatı umursamadan telefona cevap verdiğimde avukat dediğimi kendi üstüne alınarak cevap vermişti
"Söylemi, duymuyormusun sen!"
"Ne yapıyorsun lan sen ha!" Avukat la Dağhan aynı anda konuşsa da her ikiside sinirlerimi bozuyordu, Dağhan derin nefes vermesiyle devam ettiğinde kaşlarımı çatmadan edememiştim
"Efe suçsuz birini öldürmüş" Dağhan'ın dediğine alayla güldüğümde konuşacakken Dağhan müsade etmeden devam etmesiyle birşey demezken susmuştum
"Adam gibi duruşmaya katılsaydın ögrenirdin aslanım" Dağhan alayla Güldüğümü duymuş olacakki inanmadığımı da anlamıştı
"Bir sonraki duruşma iki gün sonra birşeyler ayarlarız, Avukat ile kadını bırak" aynadan arkaya baksamda gelen giden hiçbir araç yoktu" Dağhan benden bir cevap alamazken bir kere daha devam etti "Duyuyornusun Evren kadınları bırak, aşağı yoldayım seni beklıyorum"
"Allah kahretsin!" elimi direksiyona vurarak bağırmamla arkadaki kadın korkuyla bağırmıştı arabayı sağa çekerek aniden frene basmamla durmam bir olurken "İn!" Diye bağırdım
Omzumun üzerinden azda olsa arkaya baktığımda avukatın yanındaki kadın hızla kapıyı açarken avukat olduğu yerde duruyordu
"Neler oluyorya, nasıl üslup bu?"
"Gülay hanım inin lütfen!" Araçtan inen diğer kadın mantıklı konuşurken avukatı ikna etmeye çalışıyordu ama avukat aptalın tekiydi!
"Siz böyle konuşamazsınız heleki benimle asla!"
"Sana in dedim!" Bir kere daha bağırmamla arkamı dönüp avukatın gözlerine bakmıştım
"Defol!" Avukat'ın gözleri öfke dolarken kapıyı açarak inmiş ve kapıyı çarparak kapatmasıyla gaza yüklenerek yoluma devam etmiştim ama içime dolan öfkeyle elimi peşi sıra direksiyona vurarak ilerlerken aynadan arkama baktığımda avukat'ın hırsı inmemiş olacakki eliyle aracı göstererek bağırıyordu
"Ne yaptığını zannediyor bu!" Avukatın sesi duyulurken ilerideki dönemeci dönmemle frene basarak durmuştum, gözlerimi kapatıp derin nefes alıp versemde ne o kadının dediklerini sineye çekebiliyordum nede bir nebze sakinleşebiliyordum!
O kadının nefesini kesmek yerine burada durmuş konuşarak işimizi halletmeye çalışacaktık gerçekten şaka gibiydi, sinirle üzerimdeki montu ve şapkayı çıkarıp yan tarafa attığımda taksinin kapısını öfkeyle açıp aracın arkasından geçerken omzumun üzerinden yolun ortasında bıraktığım kadınlara bakmıştım, bakmasına ama gördüklerimle kaşlarım çatılırken yanlış görmüş olmalıydım, çünkü aptal avukat kadın arkamdan geliyor olmamalıydı, yönümü çevirip kadına baktığımda gerçekten de geliyordu derin bir nefes verip başımı iki yana salladığımda küfür edecekken çalan telefonla susmak zorunda kalmıştım!
Bakışlarımı avukat kadından ayırmadan ceketin içinden telefonu alıp cevapladığımda Dağhan'ın sesi duyulmuştu
"Ne yaptın?"
"Sana uydum ve en büyük hatayı yaptım"
"Ne demek lan o?" Dağhan dediğimi anlamazken gördüğüm görüntü ile her şey çok iyi anlaşılıyordu
"Bu kadını öldürmemiz gerekiyordu Dağhan!" daha fazla burada durmazken arabanın arkasından geçip ormanlığa girmiştim
"Bu kadın hepimizin içinden geçecek!"
son cümlemi söylememle artık ormanın karanlığa hapsolmuştum.
DAĞHAN BOLAÇ
Aracın dikiz aynasından arkaya baktığımda Evren öfkeyle ağaçların arasından yola çıkmıştı, buradan bile siniri belli olurken Evren'i kararından çevirmekten başka çarem yoktu
Evren aracı görmesiyle gelirken aklımda tek bir cümle dönüyordu
"Bu kadın hepimizin içinden geçecek"
kelimesiydi aracın kapısı açılıp kapanmasıyla gaza yüklendiğimde yol aracın altından kayıp gidiyordu, belli bir sürenin sonunda eve gelmemizle korumalar demir kapıyı açarken içeriye girip durmuştum,
araçtan indiğimde Evren de inerken aracın kapısını çarparak eve gitmişti Evren'in bu tavrına başımı iki yana sallayarak birşey demezken bende kendimi zor tutuyordum Selim koşarak aracın yanına gelmesiyle ilk konuşan bendim
"Ne oldu?"
"Mert geldi patron içeride" başımla Selimi onaylamamla eve yöneldiğimde kapı açıkken içeride bağrış sesleri geliyordu
Mert beni görmesiyle ayağa kalkarken evren'in bu tavrını anlamaya çalışıyordu "Neler oluyo" Mert'in Evre' e bakarak söylemesiyle "Efe tutuklandı!" demiştim
"Ne? , nasıl olur?"
"Hep o kadının yüzünden!. herşey onun yüzünden!" Evren bağırarak orta masaya vurmasıyla devirirken başımı arkaya atıp hiçbirşey yokmuş gibi devam ettim
"Efenin bok yemesi, bizim holdingde şöför olarak çalışan Hakan diye birini öldürmüş"
"Onamı inandın sende!" Evren'in bana bağırmasıyla ayağa kalkarken bağırdım "Öldürmüş lan işte avukatın eli sağlam!"
Evren 'in yaralı omzuna vurmamla Evren yüzünü kırıştırıken devam etttim "Sakın bana bir daha da bağırayım deme!"
"Hepsi o kadının planı" Evren dediklerimi umursmadan devam ederken "Ne diyorsun lan sen?" dediğimde Evren yaralı omzunu tutarak devam etti
"Avukat Efe'yi bilerek kendine saldırttı"
"Ne?"
"Nasıl yani?" Evren başını iki yana sallayarak bakışlarını çektiğinde devam etti
"Avukat en başta gördü jandarmaları, sonra da Efe'ye her ne dediyse bilerek dedi üstüne saldırması için, jandarmaların merdivenlerden çıktığını orada beklediklerini herşeyi gördü!"
"Sonra da o küçük aklıyla plan yaptı"
Evren arkasındaki koltuğu alaşağa etmesiyle devam etti
"Ve benim aptal kardeşim de onun planına düşüp ona saldırdı"
Evren'in dediklerine kaşlarım çatılırken Evren bana dönmesiyle alayla güldü "Sonra da mahkemede Jandarmaları olsun vatandaşları olsun herkesi şahit tuttu değilmi?, birde üstüne öldürmeye teşebbüsü var demiştir"
Başımla onayladığımda Evren bağırarak devam etti
"Ben de bu aptal düşünce yüzünden altı yıl yattım"
Evren'in sözüyle bakışlarım yerle buluşmasına engel olamamıştım, ne diye bilirdimki o zaman elimden hiçbirşey gelmemişti, gerçi nasıl gelebilrdiki o zamanlar bende içerideydim ne yapabilirdim
*
Hapishanenin kapısınn açılma sesiyle bakışlarımı yerden kaldırdığımda görüş açıma gardiyan girmişti
"Dağhan Bolaç"
Gardiyanın sözüyle ayağa kalkarken gardian bana bakmış daha sonrada omzunun üzerinden diğer mahkumlara
"Görüşünüz var"
Gardian'ın sözleriyle kaşlarım çatılırken başımla onaylayarak dışarı çıktığımda arkamdan gardian demir kapıyı büyük bir gürültüyle kapıyı kapatık bana döndüğünde devam ettim
"Hayırdır"
"Görüşün var" gardian'ın sözüyle alayla güldüğümde "Görüş demek" başımla dediğimi onaylarken devam ettim
"Kim bu şanslı kişi" demem ile gardian başıyla diğer gardiyana gitmesini söylemesiyle bir terslik olduğu belliydi, yıllardır görüşe gelenim yoktu ama bugün ne hikmetse biri ilk defa görüşüme gelmişti, bizimkiler olsa desem olamazdı bu cehenneme girmeden önce bir anlaşma yapmıştık her ne olursa olsun birbirimizle bağımızı açığa çıkarmamak için gelinmeyecekti ama bugün onu biri bozmuştu ama kim!
Gardiyan benim düşündüğümü görmesiyle gülerken devam etmişti
"Ahh kusura bakma yanlış bilgilendirdim"
"Lan senin burda gırtlağını sökerim aptal herif adam akıllı konuş" demem ile gardian'ın üzerine yürüdüğüm de gardian'ın suratındaki alaylı ifade gitmiş yerine korku gelmişti
Gardian'ın bu haline yandan gülümsediğimde gardian devam etti
"Normal görüş değil bu, mahkumlar arası bir görüş"
Gardian'ı daha fazla dinlememek için arkamda bırakarak görüş alanına gittiğimde kapılar tek tek açılıp arkamda kapanıyordu, boş koridorda kilit ve kapı sesleri açılan kapı ve kapanan kapı sesleri yankılansada benim aklımda olan tek şey vardı o da benimle görüşecek mahkumun kim olduğuydıu, derin bir nefes verip son dönemeci de dönmemle görüş alanın kapısı açılırken başımı dikleştirerek karşımda göreceğim yüze bakıyordum, kapının tamamen açılmasıyla içeriye girerken masanın diğer başında Evren'i görmeyi beklemiyordum geriye sendelllediğimde arkamdaki demir kapı kapanmasıyla omzumun üzerinden arkamda kapanan kapıya bakmamla önüme döndüğümde başımı hafif yana çevirerek konuşmuştum
"Evren!"
"Dağhan!"
Evren ayağa kalkmasıyla İsmimi söylerken "Ne oluyor burada?" sakince sorduğum soruyla aklıma geleni yok saymaya çalışıyordum çalışıyordum ki böyle birşey olmasın
"Buraya başka isimde olsa bile gelmemeni söymiştim!" Evren derin bir nefes vererek başını iki yana sallarken yerine oturarak "Kaybettik Dağhan!" demesi bir olmuştu
"Ben kaybetmem!"
Evren başını kaldırıp bana bakmasıyla masaya vurarak ayağa kalktığında bağırmıştı
"Kaybettik!"
"Bizden olan herkesi topluyorlar"
Evrenin cümlesiyle kapıya dönmemle kapalı kapıyı yumruklamaya başlamıştım
"Açın lan!"
kapıya durmadan vurmamla sonunda gardianlar kapıyı açarken hışımla dışarıya çıkmıştım gardianlar beni tutmasıyla konuşmuştum
"Savcıyla görüşeceğim" gardinlar birşey demezken kolumdan tutarak hücreye götüreceklerinde yanda duran gardiana kafa atmamla gardian geri düşerken diğer kapılarda bekleyen garainlar koşarak gelmesiyle beni tutarken ellerinden kurtulmaya çalışıyordum
"Bırak!" avazım çıktığı kadar bağırırken hapishane adeta sesimle inliyordu
"Hücreye!"
Yere serdiğim gardian diğer gardiana emir vermesiyle beni tutan onca gardian beni hücreye gitmem için çekiştiriyorlardı
"Savcı!" bağırmamla gardanın biri susmam için karnıma vurmasıyla beni ılgalamazken devam ettim
"Duyuyormusun lan beni or- ço-" diğer hapishanedeki kişiler demir kapıların camlarını açmsıyla bana bakarken kapıların açılıp kapanma sesi duyulmuştu
"Seni geberteceğim, duyuyormusun lan buradan çıktığım an seni ellerimle öldüreceğim"
Boynuma aldığım darbeyle gözlerim kararırken ayaklarım gitmez olmuştu gardinlar beni sürükleyerek götürürlerken etrafta sesler vardı, ama ne konuşıulduğunu yada kimlerin sesi olduğunu anlayamazken herşey sadece bir uğultudan ibaretti, bir kaç dakikanın ardından bir yerde durduğumuzda kapı büyük bir gürültüyle açılarak gıcırtı sesi olurken ne kadar başımı kaldırıp bakmak istesemde imkansızdı, gardainlar beni tutarak içeriye girmesiyle bırakırken vucudum yerle buluşmuştu, gözlerimi hafif aralayarak baktığımda karanlıktan başka birşey göremezken burnuma toz kokusu gelmişti, gözlerimi kapatarak gülümsediğimde anlamıştım burası girmek için uğraştığım hücreydi.
*
Evren salondan çıkmasıyla kapı çarpma sesi gelirken evden de çıktığını anlamıştım
"İt, evi başımıza yıkacak"
Arkasından umutsuzca konuşurken bu adamı zapt edemeyecektim elbet o kadına bulaşacak ve canını yakacaktı, bunu adımın Dağhan oduğu kadar emindim
"Herşey bir oyun olabilirmi Dağhan?"
Mert'in cümlesi sorularla dolu olurken başımı kaldırmadan iki yana salladım
"Zannetmiyorum"
başımı kaldırıp Merte baktığımda Mert bana bakıyordu
"O zamanki tavrı oyun olabilir ama adam öldürmenin bir oyunu olmaz Evren de görecek"
Mert de başıyla beni onaylamasıyla ayağa kalkarak dolaptan eski tarihli bir içki, iki de bardak alarak geri kanepe gidip oturmamla içkiyi bardaklara doldurdum, kırmızı şarap her zamaki gibi dansını sergilerken Mert'e bakmadan konuştum
"Sen neden geldin?"
"Lavin"
Mert duraksamadan Lavin'in adını söylemesiyle başka bir adamın ağzından ismini duymam öfkeyle dolmam için yetmişti, şarabı masaya koyup bardağı Mert'e uzattığımda bende içkimi alıp arkama yaslandım
Mert'in gözlerine baktığımda bacak bacak üstüne atmamla devam ettim
"Ne oldu Lavin'ime?"
"Lavinin!"
Mert tek kaşını kaldırarak cümlesini söylemesiyle başımla onayladım
"Lavinim!" şaraptan bir yudum alıp yutkunduğumda yandan gülümseyerek devam ettim
"Lavin benim Mert!" Mert birşey demeden bana bakmasıyla başıyla dediklerimi onaylamıştı, yada onaylamak zorunda kalmıştı her neyse nedeni umurumda olmazken umurumda tek birşey vardı oda şuan Lavin' di.
"Şimdi ne olduğunu söyle?"
"Lavin'in yarın ve bugün gece yarısı saat bir de Yıldız diye bir otelde dans gösterisi var!"
Kaşlarım çatılırken "Ne lan bu böyle hergün sahnesi var gibi" dediğimde Mert gülümsemesiyle öne doğru eğilirken devam etti
"Ben çözdüm abi"
"Neyi?"
"Lavin'in hayatını!"
Tek kaşımı kaldırarak Mert'e baktığımda Mert devam etti
"Şimdi bu kadın"
"Kadın!"
Tek kaşımı kaldırarak söylediğim cümleyle Mert devam etti
"Yani Lavin Salsa ve o türdeki danslarla uğraştığı için bunların her ay yarışmaları olurmuş, orada kim birinci olursa da madalya falan alıyorlarmış, Lavin ve Baen de yarışmalardan önce bu şekilde organizasyonlara çıkıyorlarki hem tanınıyorlar hemde bir nebze kendilerini burada deniyorlar"
Mert lafını bitirmesiyle kanepenin uç kısmına gelerek Mert gibi öne eğildiğimde konuşmanın en başından beri takıldığım tek yeri sordum
"Neden araştırdın?" Mert kaşlarını çatarken anlamaya çalışıyordu
"Nasıl abi?"
"Çok basit sordum!, neden araştırdın?, yada neden araştırma gereği duydun?"
Mert kendimi sıkarak sorduğum soruyu anlamasıyla kanepenin uç kısmından arkaya kayarak benden uzaklaşırken
"Abi kadını göz-"
"Lavin!" bağırmamla Mert gözlerini kapatıp ağzının içinde birşeyler gevelerken sakin bir şekilde devam ettim
"Onun adı Lavin!"
"Tamam Lavin!"
"Devam et şimdi"
"Abi biz Lavini takip ettiğimiz için bazı şeyleride araştırmak zorunda kaldık yani başka birşey den değil"
"Olamazda zaten!"
Mert başıyla dediğimi onaylamasıyla yandan gülümsediğimde devam etti
"Abi onca lafımın arasında takıla takıla bunamı takıldın ya, tebrik etmen gereken yerde"
Mert gülerek sitemle konuşurken derin bir nefes verip arakama yaslandım
"Sana çok müteşekkirim Mert, sen olmasan ne olurdum bilmiyorum"
cümlem üzerine Mert kahkaha atarak bana bakarken "Alemsin abi ya öylemi diyorum ben" yüzümü kırıştırarak Mert'e baktığımda
"Çok konuşuyorsun ve ben nefret ediyorum bundan tamam eyvallah uzatma artık" Mert birşey demezken başını iki yana sallayarak elindeki içkiyi başına dikmesiyle bitirirken ayaklanmıştı
"Takdir edildiğime göre hadi bana eyvallah" demesiyle arksını dönüp odadan çıkacakken konuşmam ile durmuştu
"Uçağı hazırlat Mersine gideceğiz" Mert bana dönüp başıyla onaylamasıyla
"Haber ederim" diyerek salondan çıkmış bir kaç dakikaya da Evden çıkmıştı.
Sanki koca bir savaşın içine girmişti oradan ağır yaralı olarak kurtulmuş gibi hissediyordum, belki bedenimde bir şey yoktu ama zihnimin içi param parçaydı
Ne yapacağımı kime ne zaman gideceğimi bilemez bir şekilde ortada kalmıştım, elimde olsa bedenimi ikiye ayırıp iki tarafa da gidip tüm sorunları ortadan kaldırmak istiyorduma ama ne yazık ki öyle birşey yoktu, şuan tek bir şey istiyordum o da tıpkı dün geceki gibi Lavin'in kollarına gidip nefesini içime doldurmaktı, ama imkansızdı başımı arkaya atıp gözlerimi kapattığımda kum sarısı saçlarıyla kumral teni gözlerimin önüne geldiğinde gülümsedim, gerçekten doğru karardı nefesini içime çekemesem de en azından onu görebilirdim, ona gitmek onsuzluğuma çare olmasa da en azından şu saçma günü bitirebiliyordum.
Telefonun çalmasıyla gözlerimi açmadan ceketin içinden telefonu alıp açtığımda Mert'in sesi duyulmuştu
"Uçak hazır patron"
"Tamam" ayağa kalkmamla telefonu kapatıp ceketin içine geri koyduğumda evden çıkmıştım, kapının önünde olan araca binmemle korumalar demir kapıyı açarken gaza yüklenerek yola çıktım.
-
Aradan geçen on dakikanın sonunda havaalanına giriş yaptığımda beklemeden piste giderek özel uçağa binmemle havaanmıştık, Mert karşımda otururken dışarıyı izliyordu
"Lavin'e yakın bir civarlarda arsa satın al inşaat başlat" Mert konuşmamla bana bakarken devam ettim
"Birde ofis ve ev ayarla"
"Tamam abi" Mert kimse olmadığı için abi derken başımla onaylayarak ayağa kalkıp uçakdaki odaya geçip yüz üstü uzanmamla belimdeki silahı çıkarıp diğer yanıma koyduğumda uyumaya çalıştım yoksa bu bir saat bir ızdırap olurdu.
-
Kapıda hareketlilik olmasıyla gözlerimi araladığımda elim yatağın üstündeki silaha giderken nerede olduğumuzu hatırlamıştım, ayağa kalkarak silahı belime takmamla kapıyı hızla açtığımda Mert korkuyla bana dönmüştü
"Abi ne yapıyorsun ya kapı öylemi açılır"
"Asıl sen nabıyorsun lan kapının önünde!"
sinirle söylediğm cümleyle Mert etrafa baktığında geri bana bakmıştı
"Mersine iniş yaptık seni uyandırmaya gelmiştim" yandan uçağın camından dışarıya baktığımda gerçekten de iniş yapmıştık
"Aferin" Mert'i arkamda bırakarak uçaktan indiğimde Mert de arkadan konuşarak geliyordu
"Bugün ikinci kez aferin aldım korkmalımıyım?"
"Ona da sen karar ver!"
"Bence korkmalıyım, hadda senin yanından direk gitmeliyim"
Ne kadar laf kalabalığından neferet ettiğimi bilsede Mert konuşmaktan bir an bile vaz geçmiyordu, birşey demeden uçaktan inmemizle havaalanındaki araçlara binip yola çıktık
"Ayarladın mı?"
"Neyi?" Mert'in cümlesiyle önde oturan Mert'in yakasından tutmamla arkaya çekerken bağırdım
"Dalgamı geçiyorsun lan sen!"
"Ayarladım abi" Mert elimi tutmasıyla peşi sıra devam etmişti
"Vallahi ayarladım abi sadece şaka yapmak istemiştim" Mert'in yakasından daha sıkı tutarak kendime çektiğimde
"Seni gebertirim oğlum" demem ile Mert'i geriye doğru iterek bıraktığımda Mert hızla önüne dönmüş yakasını toplamıştı, otelin önüne
gelmemizle arabadan inerken kapıyı kapatmadan başımı yukarıya kaldırdığımda ışıklarla yazılmış otel'in ismine baktım
YILDIZ
Derin bir nefes verip içeriye girdiğimde otelin sağ kısmında Lavin ve Baen denilen adamın dans ederken resmi varken başlarında da bir kadın görevli vardı
"Hoşgeldiniz beyfendi" benim resme baktığımı gören görevli güzüne kondurduğu gülümsemeyle konuşurken bakışlarımı Lavin'in resminden çekmeden kadına başımı
çevirdiğimde kadın devam etti
"Mükemmel bir çiftle salsa dans gösterimiz var izlemek istermisiniz?"
Başımla görevli kadını onayladığımda devam etti "Harika, eminim çok beğeneceksiniz"
Görevliye bakmamla yüzümü kırıştırdığımda tekrardan dişlerimin arasında öfkeyle konuştum
"Uzatma da nerede olduğunu söyle!" görevli kadın dediğime bozulurken hemen toparlanarak konuştu
"Bu taraftan" görevli eliyle başka bir koridoru göstermesiyle devam etti "Soldan ilk kapı, gösterimiz oradadır"
Görevlinin dediği koridordan giderken içeriden sesler geliyordu, kapıdan içeriye girmemle bütün masalar dolu olurken en önde boş bir masa vardı!
"Öndeki masa bizim abi"
Mert'in konuşmasıyla İstifimi bozmadan ilerlememle kalabalığın içinden geçerken en ön masaya oturmuştum,
Etrafa baktığımda salon büyük olurken sağ tarafta masalar vardı, sol tarafta ise dans edilecek sahne olurken karşı tarafta bir kaç basamağın başında kapı vardı, belliydi bu kısım sahne için ayrılmıştı.
Derin bir nefes verip dansın başlamasını beklerken garsonlar içki servisine başlamıştı, dolan bardağı başıma dikerek sahneye baktığımda müzik çalmaya başlamasıyla Lavin siyah straplez göz alıcı bir göğüs dekolteli kıyafetiyle başı dik bir şekilde kapıdan içeriye herkese bakarak girerken etrafı büyülemekten başka birşey yapmıyordu!
Lavin merdivenden iki adım atarak inerken sağ bacağını basamağın yanındaki yerin üstüne koyup eğilmesiyle etrafta konuşmalar artmıştı
"Bitiyorum lan bu kadına"
"Bitmemek eldemi lan kadın ateş ediyor oğlum"
Sesleri duymamla omzumun üzerinden arkama baktığımda iki adam Lavin'e bakarak hadsizce konuşurken ağızlarının suyu akıyordu
Mert'e dönüp baktığımda konuşmaları duymuş olacakki bana bakıyordu Mert'e yaklaşarak "Bu iki piç kurularını al, gelecem" demem ile Mert başıyla onaylayarak ayağa kalkıp gittiğinde bir kaç dakikaya da arka masaya garson gelmesiyle konuşurken Mert kapıdaki korumalarla konuşup tekrardan masaya gelmişti
"Beyfendi bir sorun var bakmanız gerekiyor" adamlar ne kadar istemesede kalkıp giderken şimdi tek işim Lavin' di
Lavin ayağına dokunarak yavaş yavaş doğrulmasıyla ışıklar birden kapanmıştı
Kaşlarım çatılırken sahnedeki Lavin'e daha dikkatli baksam da birşey göremiyordum, yanımda hareketlilik olmasıyla yandan baktığımda Mert silahını çıkarıp masanın üzerinden kadına doğrulttuğunda birşey yapmamıştım çünkü haklıydı, herşey o kadın geldiği zaman olurken bir oyun olabilirdi ve bu olayda lanet olsun ki benim en ufak bir fikrim bile yoktu
Çok zaman geçmeden bir iki dakikaya ışıkların açılmasıyla diğer masalara bakmamla onların sahneye bakarak ıslık çalıyorlardı, bu hareketleriyle ortaya bakmamla Lavin'in partneri karanlık da gelmiş ışık açılmasıyla kadının ayak bileğinden elleyerek doğruluyordu!
ışıkların gitmesi dansın bir parçası olduğunu anlamamla kimse görmeden Mert'in silahını tutarak masanın üzerinden çekip alta indirdiğimde Lavine baktım
Lavin iki elini merdivenin taş duvarlarına koyup sağ bacağını düz tutarak yukarı kaldırdığında havada sıfır çizerken partneri Baen de ellerini iki tarafa koyarak öne doğru eğilmesiyle Lavin ayağını Baen'in başından geçirmişti
Lavin ayağını indirirken Baen elinin birini merdivenin kenarından çekerek diğer tarafa dönmesiyle Lavinin geçmesi için yer vermişti
Ama bir farkla, çekildiği yerden bacağını uzatarak duvara yaslamasıyla beklerken Lavin tekrardan ayağını düz bir şekide yukarı kaldırdmıştı
Baeen elini Lavin'in bacağına koymasıyla yere indirirken zaman geçtikçe sinirleniyordum burun kemerini sıkmamla gözlerimi kapatarak derin nefes verdiğimde dans demeye bin şahit isteyen aptal oyunu izlemeye devam ettim
Lavin ayağını indirmesiyle Baen'in ayağının üzerinden bir basamak aşağıya inmişti, Baen Lavini omzundan tutarak duvara yaslarken Lavin merdivenin kenarından başını arkaya sarkıtmasıyla geri doğrulurken Baen elini Lavin'in beline koyarak kendine çekmişti
Lavin'in sırt dekoltesi gözler önüne serilirken at kuyruğu olarak bağladığı saçları topuklu ayakkabının üzerindan sağa sola dönmesinden dolayı sol omuzunun üzerine dökülerek sırtı tamamen açığa çıkarken birden önüne dönmesiyle yan bir şekilde Baen'e yaslanarak durmuş, sağ elini Baen'in başının yanından yukarıya doğru uzatarak başını arkaya atmasıyla yan dönerek Baen'e bakıyordu
Baen gülümseyerek Lavin'in elini çekmesiyle elini Lavin'in yüzüne getirerek dansı bitirmşilerdi.
"Son dansınızı edin bakalım"
İçeriye el ele giden Lavin ve Baen'e bakarak konuştıuğumda öfkeyle üzerimdeki ceketi çıkararak yana attığımda bardaktaki içkiyi kafama dikerek bir dikişte içtiğimde masaya bardağı vurarak bırakmıştım.
-
Aradan geçen bir saatin sonunda Lavin üstünü değiştirmesiyle bu kez boncuklu mavi bir elbise giymişti, elbisenin bir kısmı uzun olurken diğer kısmı belinden itibaren yoktu gerçekten bu kadın bu şekilde giymek zorundamıydı, etrafa baktığımda herkes sahneye bakarken Lavin ve Baen dansa başlamıştı
derin bir nefes verip sinirle başımı yana çevirdiğimde, dans Mert'in ilgisini çekmiş olacakki tüm konsrante dansa bakıyordu
Mert'e ölüm saçan bakışlarla bakmamla Mert'in dikkatini çekmiştim, Mert bana anlamayan bakışlarla bakarken başımı iki yana sallayarak konuştum
"Hayırdır"
"Nasıl bu kadar hızlı hareket edebiliyorlar hayret"
"Çok merak ediyorsan erkek partnerle bir daha kine sen dans et"
Mert yutkunarak başıyla onaylamasıyla etrafa bakarken Lavine baktığımda Elimi yumruk yaparak masaya koymamla gözlerimi Lavin'den ayırmadan her hareketini, her dokunuşunu aklıma kazımak için bakıyordum
Lavin ellerini hava kaldırarak sağ ayağını sol ayağaının üzerine atmasıyla
Baen yan dönerek elini uzatmış bekliyordu, Lavin dizlerini kırmadan hafif selam verir gibi eğilirken elini indirmesiyle Baen'in eline koymuştu elini!
Baen gülümseyerek Lavin'in elini kavramasıyla bir adım giderek hızla geriye doğru Lavin'i elinden çekmesiyle bırakması bir olurken Lavin etrafında bir kaç tur dönmesiyle Baen yeniden ellerini açarak Lavin'i bekliyordu
Lavin durmasıyla öne bir adım atarak yeniden Baen'in kollarında yer almıştı.
Sinirden burayı yakıp yıkmak istiyordum ama öyle birşey yapamazdım beni bu şekilde görürse hayatında istemezdi, elimi yumruk yaptığımda soğuk metal birşeye değmemle bakışlarımı Lavinden çekip masaya bakmamla yandaki bıçağı görmüştüm
Başımı kaldırmadan alttan Lavine baktığımda Lavin hızla bedenini Baen'in bedenine yaslamasıyla karşı karşıya olurlarken bir saniye bile beklemeden metal bıçağın uç kısmını avucumun içine alarak sıkmaya başladım!
Bıçak tüm sivriliğiyle tüm acımasızlığıyla avucumun içine gömülürken gülümsedim lakin bu gülümseme mutluluktan olmazken gülümsememde tek hir duygu vardı o da içimde bitmek bilmeyen öfkeydi!
Baen elini Lavin' in beline dolamasıyla Lavin bedenini ayırmadan tek ayağını Baen'in beline sarmasıyla geriye yattığında artık ne tahammülüm vardı nede sabrım ayağa kalkmamla bıçağı masaya attığımda Mert masaya bakmasıyla masaya baktığımda bıçak kanlar içinde kalırken dönüp gidecekken bakışlarım elimden damlayan kanlara kaymıştı ama bu acı benim için yeterli değildi daha fazlasını istiyordum içimdeki bu kadar öfkeyi ancak büyük bir acı durdururdu!
"Ne yaptın abi?" Mert'in sorusuyla Mert'e baktığımda Mert elime bakıyordu
Umursamadan salondan çıktığımda korumalar beni beklerken az önce geldiğim koridorları bir bir geçerken otelden çıkmıştım.
Korumaların biri arkamdan yaklaşarak "Aracın yanındalar!" demesiyle az önce Lavin'e hadsizce konuşan kişileri kast ettiğini anlamıştım
Başımla onaylayarak ileride köşede duran aracın yanına gittiğimde başlarında iki koruma olurken adamların elleri arkadan bağlı bir şekilde diz çöktürmüş beni bekliyorlardı
Yanlarına gitmemle esmer adamın yüzüne yumruk attığımda adam yana düşmesiyle diğerine çarparken bu kez diğer adama yumruk atmamla adam arkaya devrilirken korumalar iki adamıda yakalarından tutarak kaldırmasıyla beklemeden tekrardan yumruk attığımda kulaklarımda adamın sözleri çınlarken içimdeki öfkenin daha da harlanmasına sebep oluyordu
"Bitiyorum lan bu kadına!"
"Bitmemek eldemi lan kadın ateş ediyor oğlum!"
"Ne diyordun lan sen?"
"Birşey demiyordum abi yemin ederim birşey demiyordum!" adam korkuyla konuşurken diğer adam bir umut kurtulmak maksadıyla konuşmuştu
"Biz seni tanımıyoruz abi neden sana birşey diyelim"
"Aynen abi vallahi tanımıyoruz"
Önümdeki adamın dedikleri umurumda olmazken Öfkeyle konuşan diğer adama dönmemle yumruk attığımda burnuna denk gelmesiyle acıyla bağırarak yana düşmüştü, arkadaki koruma adamı doğrulmasıyla adam acıyla kıvranıyordu
"Kes sesini!" işaret parmağımı adama doğrultarak devam ettim "Sana sonra hesap keseceğim!"
Diğer adam arkadaşının halini görmesiyle yalvarmaya başlaması bir olmuştu çünkü aynısının kendi başına da geleceklerini anlamıştı
Sarışın adam arkadaşının kaşından akan kanı görmesiyle öğürürken karşımdaki adama yumruk atmak için elimi kaldırmamla aklıma gelen fikirle durmuştum omzumun üzerinden adama bakmamla gülümsedim
"iyi günündesin!"
Karşımdaki iki aptal birbirine bakarlarken neyi kast ettiğimi anlamaya çalışıyorlardı
Doğrularak yumruk yaptığım elimi indirdiğimde araca yönelmiştim neden ikisini de dövüp yorulacaktım ki aracın kapısını açıp torpidodan ilk yardım çantasını aldığım da kapıyı kapatarak ön kısma yerleştiğinde adamlar bama merakla bakıyorlardı!
Elimdeki ilk yardım çantasını kaportaya koymamla içini açarken adam yalvarmaya başlamıştı
"Abi yalvarırım affet , bir hata yaptık sen affet" arkama dönmemle yalvaran kişiye baktığımda gülümsedim
"Sakin ol lan öldürmeyeeceğim!" adam derin bir nefes vererek başını öne eğdiğinde ilk yardım çantasından serum kapsülüyla iğne çıkartmıştım
Gözlerimin önüne günler önce Evreni vurduğum vs tedavi ettiğim zaman gelirken bugün başka birine kısmetti bu mertebe
Esmer adamın yanina gitmemle hizasına çömelirken ters kelepçe olan kolunu sıvazladığımda adam çırpınıyordu başımı kaldırıp korumaya bakmamla koruma bana bakarken adamı işaret etmiştim
Koruma talimatı almasıyla adamın ensesine bastırırken adam acı içinde olduğu halde kalırken hareket edememişti
Esmer adamın koluna iğneyi takmamla serum kablosundan kan akışı sağlanırken kablonun diğer ucunuda sarışın adamın ağzına sokmuştum
Adam ne olduğunu anlayamazken başında bekleyen koruma gelerek adamı tutmasıyla hızla başka kaploylada serum kablosunu adamın ağzına gelecek bir şekilde arkadan bağlamıştım
Esmer adam daki kan Sarışın adamın ağzına akarken kanı görünce iğrenmek ne demek şimdi daha iyi anlardı!
Sarışın adam kanın tadını almasıyla kusarken her taraf kan olmuştu adamın saçından tutup kaldırdığımda "Eğer olurda çıkarırsan seni öldürürüm"
Adamı bırakıp öbürüne döndüğümde kocaman olan gözleriyle bana bakıyordu
"Aynı sonu istemiyorsan eğer konuş lan!" bağırmamla adamın gözünün uç kısmına gelecek bir şekilde yumruk attğımda adamın kaşı açılmış olacak ki kanlar akmaya başlamıştı
"Cevap ver!" Bağırmamla adamın çenesinden tuttuğumda yüzüne yaklaştım
"Konuş lan o- ç- içeride ne diyordun"
"A- abi biz kadın hakkında konuşuyorduk"
Gözlerimi kapatarak bir iki saniye durmamla derin nefes verdim gözlerimi açmadan sinirle gülümsediğimde giddikçe gülümsemem kahkahaya dönerken gözleri mi acıp adamın gözlerine baktım, başımı yana yatırıp bakmaya devam ettiğim de tek bir kelime dökülmüştü!
"Neden?"
Adam yanındaki adama bakmasıyla hızla bana bakarken devam etti
"Hatun taş gibiydi abi o-on" adam kekeleyerek konuşmasıyla peşi sıra yüzüne yumruk attığımda adam sonunda yere yığılmıştı
Doğrularak ikisine baktığımda biri bayılmış diğeri ise iğrenç bir haldeydi arkamı dönüp bir iki adım atmamla öksürme sesi gelirken omzumun üzerinden arkama baktığımda sarışın adam ağzındaki hortumu çıkarmayı başarmış öksürüyordu!
Önüme dönmemle başımı iki yana sallayarak belimdeki silahi çıkarıp hızla arkamı dönmemle ikisini de başından vurmuş ve silahi yavaşça indirerek konuştum
"İlla gel beni öldür diyorsunuz, gerçekten yazık"
Arkamı dönüp araca bindiğimde Mert de otelin kapısından çıkmasıyla aracın yanına gelmiş yere bakarak yüzünü kırıştırmıştı
Mert den bakışlarımı çekip başımı arkaya atarak gözlerimi kapattığımda kapı açılıp kapanması bir olurken Mert'in sesi duyulmuştu!
"Hergün daha miğde bulandırıcı yöntemler buluyorsun patron" Mert'e cevap vermeden başımı doğrultarak camı açtığımda koruma bana bakmıştı
"Baen'i takip et, nereye gidiyorsa da haber et"
"Emredersiniz Dağhan bey" camı kapatarak yola yola çıktığımda Mert'in sesi duyulmuştu
"Gerçekten ne yaptın abi iğrenç bir görüntüydü!" Mert dayanamayarak konuşurken omzumun üzerinden baktım
"Gerçekten bilmek istiyormusun"
Mert başıyla onaylamasıyla başımı aşşağı yukarı sallayarak devam ettim "Serum kab-"
"Vaz geçtim gerçekten bilmek istemiyorum, zaten gördüğüm miğde bulandrıcıydı, anlatırsan daha fazla kaldıramam" Mert'in konuşmasıyla lafım yarıda kalırken önüme dönerek araba sürmeye devam ettim
"Sen şimdi böyleysen o kadına nasıl olacaksın" duyduğum cümleyle kaşlarım çatılırken ani fren yaparak durdum!
"Ne dedin sen?" yola bakarak söylediğim cümleyle Mert bir saniye bile beklemeden cevap verdi
"Kimseye acıması olmayan koskoca Dağhan Bolaç o kadına nasıl olacak?"
"Seni gebertirim!" Bağırarak yanda oturan Mert'in yakasına yapışmamla kendime çekerken adeta ölüm saçıyordum ama bu halim Mert'in yüzünde milim oynatmazken tek kaşını kaldırarak bana bakıyordu
"Yalan mı patron Lavin senin kim olduğunu öprendiği an neler yapacak, neler diyecek allah bilir o zaman ne yapacaksın?" Mert'in yakasından elim kayarken bakışlarım yere düşmüştü
"Kıyamamki ona!"
Kendi kendime söylediğim cümleyle gözümden bir damla yaş akarken gözlerimin önüne oldu da bir gün ona el kaldırdığım gelmişti başımı iki yana sallayarak bu düşünceyi silmek için uğraşsamda Mert'in dedikleriyde daha da aklıma kazınıyordu!
"Mesela sen korkunç birisin dese el kaldıracakmısın, yada senden nefret ediyorum dese saçlarından sürüyerek kapıyamı atarsın yoksa ceza adı altında senin kim olduğunu daha iyi anlaması için karanlık depoya mı -"
"Yeter!"
Mert'in dedikleri bir bir canlanırken daha fazla Mert'in dediklerini duymaya tahammül edemiyordum, başımı kaldrırmamla Mert'in yüzüne baktığımda "Yeter!" diye bağırarak araçtan inmemle belimdeki silahı çıkartarak aracın önünden dolanmamla Mert'in olduğu tarafa geldiğimde kapıyı açarken Mert'in yakasından tutarak dışarı çıkarttım
Mert'in sırtını kapıya vurarak yasladığımda boynundan tutarak başını aracın tavanına yaslamamla elimdeki silahı şakağına dayamıştım!
"Kes sesini yoksa ben keserim!"
Mert elimdeki silah ile gözlerim arasında bakarken gülümseyerek konuştu
"Sen seçimini yaptıysan eyvallah patron"
"AHHHHH!" bağırarak elimdeki silahın kabzasını peşi sıra aracın tavanına vurmamla Mert bana bakıyordu Mert'i bırakarak araca bindiğimde hiç birşey yaşanmamış gibi Mert'e binmesiyle yola çıkmıştık
Aracın içinde sessizlik hüküm sürse de içimde tam bir kaos vardı!, Mert'in dedikleri, Lavin'in yüzü, partneriyle olan dansı, Evren günler önce o nişanlı demesi hepsi beynimin içinde dönüp dururken aklımı toplamam gerekiyordu yoksa bu karmaşa hiç bir yere gitmeyecekti, daha da kötü herşey sarpa saracaktı!
Ne yapacağımı bilmesemde nereden başlayacağımı biliyordum belkide en mantıklısı, en doğrusu buydu
Belki biraz zor olurdu ama ben Dağhan Bolaç'dım zor olabilirdi lakin imkansız olamazdı
Telefonun çalmasıyla ceketin içinden telefonu çıkarttığımda arayan numara kayıtlı olmasa da az önce konuştuğum korumanın numarasıydı
"Ne var?"
"Dağhan bey Baen evine geldi, konumunu ise yolladım size" telefonu kulağımdan çekmemle adresi navigasyona bağladığımda telefonu geri kulağıma götürdüm
"Lavin"
Koruma bir kaç dakika durmasıyla kaşlarım çatılırken korumanın sesi duyulmuştu
"Bir kafede beraber kahve içtikten sonra ayrıldılar, Lavin hanımı da takip ediyoruz"
"Güzel, Baen evden çıkarsa haberim olsun, geliyorum"
****************❤❤***************
Yine güzel bir bölümün sonuna geldik canlar, bölümler daha sık gelmeye başlayacak artık. 😉😉
Yeni Çiftimiz nasıl buldunuz?
Bölümü nasıl buldunuz merak ediyorum yorumlarda buluşalım.
İNSTEGRAM HESABIM : teynimg_yazar_
İNSTEGRAM HESABIM : Kitaplar_meclisi
TİKTOK HESABI : TEYNIMG_YAZAR_06
TAKİP EDERSENİZ ÇOK SEVİNİRİM CANLARIM. (İnstagram da ve tiktok da güzel videolar var kaçırmayın derin😇🤗
SİZİ ÇOK SEVİYORUM KENDİNİZE İYİ BAKIN 💞❤♥😇
NOT : Yorumlarınızı ve oylamalarınızı bekliyorum 😉😉
❤❤❤❤❤💘❤❤