İçeriğe geç

KURŞUNLU ZİNCİR

Bölüm 3 · 15 dk okuma

KURŞUNLU ZİNCİR

Bölüm 3

Bölüm 3 : TEMAS

Bunca insanın bu saatte bir dansı izlemeye geldiklerine gerçekten inanamıyordum dansçı kadınlar ilgilimi çekmezken bu kadar salakça, basit olaylar midemi bulandırıyordu

Salona baktığımda yuvarlak pistin sağ tarafında pistin kenarlarına gelecek şekilde dizilmiş ona yakın masa varken arka masalarda bu sırayı takip ediyordu

Fazla aramadan Masaların ön tarafına bakmamla Necmettini görürken bir saniye bile düşünmeden beş altı adımda karşısına dikilmiştim, Necmettin'in görüşünü kapatmamla memnun olmasada kim geldiğini tahmin ettiği için yüzünde beliren iğrenç gülümseme eşliğinde gülerek aşağıdan yukarıya bakmaya başlamıştı "Hoş geldin Evr-"

Necmettin beni görmesiyle cümlesi yarıda kalırken az önce gülen yüzünün yerinde yeller esiyordu, Necmettin belli etmemeye çalışarak gülmeye çalışsa da gözler yalan konuşmazdı! şimdi benim gördüğüm gözleri ise korku kaplamıştı

Necmettin hızla ayağa kalkarak arkasına baktığında duruşumu bozmadan başımı dikleştirerek bende bakmıştım, iki koruma Necmettin'in hemen arkasında dururken üç koruma da sağda ve solda duruyordu, Necmettin korumaların olduğunu görmesiyle derin bir nefes vererek rahatladığında gülerek bana bakmasıyla elini uzatmıştı

"Hoş geldin Dağhan" eline baktığımda bana uzanan pis elini kesmemek için zor tutuyordum kendimi, Necmettin'i es geçerek masaya oturduğumda ilk defa konuştum

"Otur"

Ses tonum normal olmazken arkama yaslanmış hakimiyetimi kurarken elimi yumruk yaparak masaya koymuştum, Mert' de diğer yanımdaki sandalyeyi çekmesiyle otururken, Necmettin ses tonumu gayet iyi anlamıştı yoksa şuan karşımda sessiz sedasız oturan kişi olmazdı!

Salonda alkışın kopmasıyla kadın dansçılara son bir kez daha baktığımda her kadın'ın arkasına partnerleri geçmesiyle kadın dansçılar etrafında dönerek uzaklaşırken partnerleri kadınların ellerinden tutup kendilerine çekmeleriyle dansçı kadınlar adamların arkasına geçmiş ve her ikisi de kollarını açıp etrafa bakmıştı, bir kere daha derin bir nefes verip Necmettin'e döndüm

"Ölmeden önce vaktini bunlarla harcaman ne kadar üzücü" cümlem ile Necmettin' in gözleri büyürken hemen toparlanarak gülmüştü

"Niye şu kadınlara baksana hepsi bir içim sular!"

Necmettin beni asla saşırtmazken iğrençliği bir kere daha göstermişti

"Son günümü bırak son dakikamı bile bj yavruların kolları arasında geçirmekten geri durmam ve ayrıca Bana burada hiç bir şey yapamazsın Dağhan Bolaç!" Necmettin cümlesiyle daha geniş gülerek arkasına yaslanmasıyla oturduğu yere yerleşmişti

"Ben Amerika da dokunulmazım"

Necmettin'in cümlesiyle alayla güldüğümde başımı yana çevirip keyifle Necmettine baktım

"İşte seninleyiz aramızdaki fark tamda bu Necmettin sen pisliğin tekisin ama ben!" Başımı iki yana sallasamda gözlerim asla Necmettin'in gözlerinden ayırmamıştım

"Değilim!, Ayrıca ikinci cümleme gelecek olursakta kimin haberi var bundan" demem ile başımla Necmettin'i gösterdiğimde devam ettim

"İç işlerin mi?, yoksa Dış işlerin mi?"

Necmettin tam konuşacakken bir kez daha konuşmamla susmuştu

"Yoksa seni saklayan köpeklerin mi?"

Necmettin açık vermemek için gülerek bana bakmasıyla bende ona baktım ama bir fark ile o gülerken ben gülmüyordum

"Önceden de hep yanlış yoldaydın, onca yıl sonra hala yanlış yoldasın" Necmettin ellerini iki yana açarak devam etti "Etrafına bir bak Dağhan her yerde adamlarım var, sen hala neyin derdindesin?" demesiyle kahkaha atması bir olurken gülerek devam etti

"Buraya girerken bile aramadan geçtin"

Necmettin karşımda bir kere daha kahkaha atmasıyla bende gülümsemiştim çünkü hala bizi arama cüretini gösteren bir avuç aptal'ın öldüğünü bilmiyordu gerçi bilse şuan bu kadar rahat bir şekilde karşımda olabilirmiydi orasıda tartışılırdıya, Necmettin tekrardan konuşmasıyla düşüncelerimden ayrılırken başımı hafif yan yatırarak Necmettin'e baktım

"Gerçi Evren geçmiş olacaktı ama neyse, sorun yok" belimdeki silahı çıkarıp dizime koymamla masaya eğilip işaret parmağımla Necmettin'i gösterdiğimde tam konuşacakken silahtaki elime değen yumuşak ten ile susmak zorunda kalmıştım

Başımı çevirip yanıma baktığımda salona girerken diğer dansçı kadınlara öncülük eden kadın elini uzatarak geriye doğru yatmıştı

Saniyelik etrafta neyin olduğuna baktığımda tüm erkek dansçılar sağ ayaklarını bir adım öne atıp kadın partnerlerinin beline destek yaptıklarında kadın dansçılar sırayla iki ellerini açarak geriye yatmışlardı

Girişte dikkat etmediğim şimdi ise herşeyden habersiz teni tenime değen kadına daha dikkatli baktığımda kadın kumral tenli olurken hafif kum sarısı saçları ve ince burnuyla beraber hafif çekik gözleri adeta kadını eşsiz kılıyordu!

Az önce ileride duran kadın dansçı yatmasıyla ilk önce o kalkarken benim önümde yatan kadına geri baktığımda elini kıvırarak yavaş yavaş kendini geriye çekerek kalktığında elimin üzerinde olan sıcak tenide yavaş yavaş gitmişti

Tüm dansçılar danslarına geri dönerlerken ben hala az önce kadının olduğu yere bakıyordum ama bir fark ile bu kez dansçı kadın yokken olduğu yer bomboştu

Boğazımı temizleyerek kendime gelmeye çalışsam da sadece boş bir çabadan ileriye gidememiş bana değen teni aklımdan çıkaramamıştım

Neden bu kadar dağılmıştım anlamamıştım sonuçta bu güne kadar onca kadın tanımış bir çok kadınla vakit geçirmiştim!

Dansçı kadına tekrardan bakmamla kadın ayak parmak uçlarında hızlı adım atarak belini kıvırttığında partneri gelmiş kadını belinden tutmuştu, dansçı kadına bakmamla arkasındaki hareketlilik olurken ister istemez bakışlarım oraya kaymıştı

Bizim adamlardan birinin eli belindeki silaha gitmesiyle kulaklarımda cümlem yankılanmıştı

"Orayı cehenneme çevireceksiniz, ben dahil kim var kim yoksa öldüreceksiniz"

Daha bu sabah çekinmeden dediklerim kulaklarımda tekrar etmesiyle bir kere daha dansçı kadına baktım, diğer tüm dansçılar salondan çıkmışken koca salonda tek bir dansçı kadın ve partneri kalmıştı

Neden oda gitmemişti de bu lanet yerde dansını sürdürüyordu anlamış değildim heleki tüm gözler ona dönmüş tek odak noktası olmuşken dansçı kadın sağ ayağını partnerinin sol bacağına yaslayarak ayağının üzerinde dönmesiyle partnerine sarılarak vücudunu döndürmüş sol ayağını partnerinin beline sarmıştı

Kimseye belli etmeden yavaş yavaş belindeki silahı çıkaran korumaya tekrardan baktığımda korumanın bakışları bendeyken onay bekliyordu

Ama ben onay vermek den ziyade başımı iki yana sallayarak bu eylemi reddetmiştim, hareketimle koruma şaşırırken hızla diğer tarafa bakıp başını iki yana sallamıştı, korumanın hareketi ile içeride olan tüm adamlarıma bakmamla herkes çıkardıkları silahı belli etmeden bellerine geri koymuşlardı

Elbette burayı kana bulayacaktım ama o kadın varken yapmayacaktım, ona zarar gelmesine asla izin veremezdim!

Dizime koyduğum silahı belime geri koymamla karşımda herşeyden habersiz dansı izleyen Necmettine baktığımda bakışlarımı hissetmiş olacakki bana bakmıştı, çenemi sıkmamla derin bir nefes verdim, o kadın bu salondan gidene kadar Necmettin itini oyalamaktan başka çarem yoktu, yoksa o kadının zarar görmesini engelleyemezdim

"Evreni bu işe bulaştırarak beni sakın zorlama Necmettin" az önceki konuşmaya geri dönerken bir tarafta da bakışlarım dansçı kadındaydı

"Ben birşey yapmadım Dağhan, kuzenin kendi ayaklarıyla geldi bana"

Necmettin'in dediklerini umursamazken başımı hafif yana yatırarak kadını izlemeye devam ettim

kadının partneri kadını bırakmasıyla dansçı kadının adama doladığı ayağını yavaş yavaş açarak sol tarafa eğildiğinde adam ise hafif uzaklaşıp kadını kollarından tutarak sağa doğru eğilmişti

"Elbette sen varken Evren ile uğraşacak değilim, ama ne var biliyormusun Dağhan" Necmettin'in boş beleş konuşmasıyla sinirle başımı yana çevirerek Necmettin'e baktığımda Necmettin devam etmişti

"Masamda seni görmek çok güzel Dağhan" Necmettin' in cümlesiyle elimi masaya vurmamla salonda alkışın kopması bir olurken bu kez salonda kimlerin olduğunu umursamamıştım, ayağa kalkarak olduğum yerden çıkıp Necmettin'in yanına gelmemle boynunu sıkmam bir olurken korumalar hızla masaya geldiklerinde, yanımda tetikte duran Mert ayaklanarak önümüze geçmiş korumaların dokunmasına müsaade etmemişti

Gülerek Necmettin'ine biraz daha yaklaşmamla boynundaki elimi yavaş yavaş küçülterek sadece soluk borusunu tutup sıktığımda Necmettin morarmaya başlamıştı

"Bak bende mutluyum" keyifle soluk borusuna baskı uygulamamla elimin altında boğazı kayarken Necmettin için pek keyifli değildi

"Her zamanki gibi elimin altındasın" başımı yana çevirip Mert' e baktığımda Mert bana bakmazken korumaları uzak tutmaya çalışıyordu

Bakışlarımı salonda herşeyden habersiz dansını sürdüren dansçı kadına çevirmemle bana arkası dönük bir şekilde dans ediyordu ama aynısını partneri için diyemeyecektim, erkek dansçı ile göz göze gelmemle adam gözlerini kaçırıp dansına dönmeyi seçmişti gerçi pekte seçenek hakkı yoktu bu işten nasiplenmemek için ne kadar üç maymunu oynarsa kendisi için o kadar kar'dı!, bakışlarımı dansçı adamın üzerinden çekmiş ve gözlerimi kapatıp derin bir nefes verdim

Elimi Necmettin'in soluk borusundan çekmemle doğrulurken ceketimi düzelterek yerime geri oturduğumda

Necmettin'in başı yana düşmesiyle öksürük krizine girmişti

Mert'e bakarak başımla işaret vermemle Mert korumaları bir pislikmiş gibi iterek ellerini silkelerken yanıma gelmiş oturmuştu!

Necmettin'e yakın yerde duran koruması masanın arkasından elinde ilaç kutusuyla koşarak gelmesiyle kaşlarım çatılmıştı daha sonra aklıma gelen fikirle gülümsememe engel olamazken "Demek hastasın" demiştim

Necmettin bana bakıp cevap verecekken öksürük konuşmasına izin vermemiş ve iyicene tıkanmıştı ama bu halde bile başımı iki yana sallayarak göz devirmekten geri durmamıştı, Necmettin'in koruması ilacı içermeye çalışmasıyla memnuniyetsizce yüzümü kırıştırırken salonun ortasına baktım

dansçı kadın sese bakacakken hızla partneri engel olabilmek için kadını ellerinden tutarak kendine doğru yatırırken erkek partnerde aynı yöne ayağının üzerine yatarken kadın dansçı bacağını geriye doğru yukarı kaldırarak tamamen açmasıyla hızla doğrulmuştu, kadının partneri de ayağa kalktığında dansçı kadın ayağını yere indirmeden bir kere daha etrafında dönmüş kolunu partnerinin boynuna sarmasıyla partneri kadını bacak arasından tutarak havaya kaldırmıştı

Adamın hareketiyle çenemi sıkarak boynumu kütlettiğimde bu hareketlerine olduğum yerde gerilmiştim onca dans figürü varken bu kadar saçma bir harekete böyle bir yerde heleki sadece basit bir partner olmalarına rağman ne gerek vardı ki, burnumdan nefes vermemle "Aptallar" demiştim,

yumruğumu sıkarak izlemeye devam ettiğimde kadın dansçı partnerinin omuzunda otururken erkek dansçı etrafında dönmesiyle sahneyi gezerken kadın dansçı bacaklarını yavaş yavaş yukarıya doğru büküp etrafa bakmasıyla gülümserken kollarını açarak yavaş hareketlerle yukarıya doğru kaldırdığında adam hala etrafında dönüyordu, kadın dansçı ise kolları arasındaki mesafeyi tamamen sıfıra indirmişti

"Ahh Dağhan"

İsmimi duymamla önüme döndüğümde Necmettin titrek sesiyle zar zor konuşuyordu

"Uzatma neden geldin"

Necmettin bana bakarak başıyla onayladığında yanındaki adama bakıp başıyla gitmesini işaret etmişti adam ikiletmeden giderken Necmettin bana bakıp ardından dans eden kadına bakmasıyla gözümü kırpmadan Necmettin den gelecek hamleyi bekliyordum, Necmettin bana geri bakmasıyla sonunda konuşmuştu

"Anlaşma yapmaya" Necmettin in dediğine alayla kahkaha attığımda "Bu kadar salak olduğunu bilmezdim" demiştim başka planlı mı vardı yoksa şuan boş vakit mi harcıyordu gerekten anlamış değildim çünkü böyle birşeyin imkansız olduğunu yıllar öncesinden bilmesi gerekiyordu!, Necmettin hafif bozulsa da çaktırmamak için viskisinden bir yudum alarak bana baktığında devam ettim

"Ah kusura bakma"

Gülerek başımı iki yana sallayıp masadan viski alırken devam ettim "Sende haklısın" viski tuttuğum elimle Necmettini gösterdiğimde "Bunca yıldır hangi delikteyseydin arık beynine oksijen gitmeye gitmeye düzeni unutmuşsun" demem ile Necmettin ayağa kalkacak olmasıyla hızla bardağı masaya koyup ondan önce ayağa kalkarak boyun kasını tutmamla sıkarken bir kere daha Necmettin elimin altında acıdan renkten renge giriyordu

"Cık cık" dişlerimin arasında cık yaparken devam ettim "Sakın" etraftaki adamlara bakmamla bizimkiler çoktan yerini almıştı "Ben kalkmadan sakın bir daha kalkayım deme" uyarımı yaptığımda Necmettin'e geri bakıp yaklaşarak kulağına "Anladın mı" diye sorduğumda Necmettin bana bakmadan etrafa bakarak başıyla onaylamıştı

"Otur şimdi"

Necmettin küçük aklıyla etrafi kolaçan ederek birilerinin görüp görmediğini anlamaya çalışıyordu sonuçta kimse haysiyetinin ayak altına aldırmak istemezdi ama anlamadığım bir şey vardı zaten kendisinin haysiyeti, onuru, gururu beş para etmez biriydi bunu onun da bilmesine rağmen hala neyin çabasındaydı!, başımı iki yana sallayarak ceketimi düzeltip dansçı kadını daha rahat görebileceğim yere oturduğumda devam ettim

"Şimdi söyle bakalım gerçekten buraya gelme amacın ne?"

Az önce koyduğun viskimi geri alırken arkama yaslanarak Necmettin'in arkasında kalan kadını izlemeye devam ettim

Kadının partneri ellerini kadının beline getirmesiyle kadın kendini yana bırakmış vücudu boşluğa gelirken ayağını açıp bacağını adamın başının önünden geçirmesiyle adam geriye çekilerek kadına müsaade vermişti

Dansçı kadın bacaklarını adamın omzundan sırtına doğru sarkıttığında adam ellerini kadının beline sarmasıyla başını dansçı kadının karnına yaslamış ve derin bir nefes vermişti

Dansçı kadın bacaklarını adamın boynuna dolamasıyla vücudunu geriye sarkıttığında ellerini iki yana açarak tersten bakmıştı herkese, dansçı adam ellerini kadının belinden çekmesiyle kadının bacağına dokunarak sarılırken yanağını kadının bacağına yaslamasıyla dansçı kadın sarkıttığı başını biraz daha geriye itmiş pürüzsüz boğazı ortaya çıkmıştı, bu görüntüye ister istemez yutkunurken az önce bana değen tenine şimdi başkasının dokunmasına tahammül edemiyordum

Kadının partneri kadının bacağından elini çekerek belinden tutmasıyla doğrulmasına yardımcı olurken kadın doğrularak adamın omzundan ileriye sarkmasıyla bacaklarını adamın boynundan çekmişti, dansçı kadının inecek düşüncesiyle önüme dönecekken partnerinin hareketiyle tekrardan bakmıştım

Dansçı kadın avuç içini partnerinin omzuna koymasıyla adam kadının bacaklarını tutarak havaya kaldırmış kadın ise omzundan destek alarak havada yatay bir şekilde dik duruyordu

"Her iki tarafta çok kayıp verdi Dağhan"

Necmettin'in cümlesiyle kollarımın arasında cansız bedeniyle yatan Nazlıyı hatırlamamla buraya gelme sebebim aklıma gelirken bakışlarımı masaya indirip çenemi kütleterek Necmettin'e geri baktım

"Bu durum senin yakınen ilgilendiğin, daha doğrusu sahip olduğun yer altında olan kişileride huzursuzlandırıyor"

Başımla onayladığımda masadaki viskiden bir yudum alarak Necmettin'in yüzüne baktığımda tek kaşımı kaldırdım

"O zaman onlarında ölme vakti gelmiş"

Dediğimde yandan gülerek başımı Mert'e çevirdiğimde Mert de gülerek bana bakıyordu

"Sen kimsinde herkese baş kaldırıyorsun?, öldürürler seni" elimi kaldırarak Necmettin'i sustururken konuşmuştum

"Orada dur işte, ben buradayım öldürebilen varsa gelsin öldürsün" elimi indirmemle arkama daha fazla yaslanırken devam ettim

"İlk soruna da gelecek olursam, ben Dağhan Bolaç'ım unutuyorsan eğer kağıda yazıp vereyim"

Necmettin başını iki yana sallayarak tekrardan boş beleş konuşmasına devam ederken arkasında dans eden partnerlere bakmıştım

Dansçı adam az önce bacaklarını tutarak havaya kaldırdığı kadını etrafında bir kaç tur döndürmesiyle gördüklerim ile kadının kollarına dikkat kesilmiştim çünkü kadının kollarında ince ince hafif bir titreme vardı gördüğümde yanılmazken çenemi sıkarak biran önce bu saçmalığın bitmesini beklemekten başka çarem yoktu!

Dansçı adam dönerek bizim olduğumuz masanın yanına gelmesiyle kadının kolları daha çok titremeye başlamıştı

Oturduğum yerde toparlanarak elimi masaya koyduğum sırada dansçı kadın daha fazla dayanamayıp ellerini kapatarak adama uyarı vermesiyle adam sonunda anlayarak sahne'nin ortasına gitmeden kadını bacaklarının yanından tutarak indirmişti

Dansçı kadın yere inmesiyle belli etmemek için dansına devam ettiğinde ellerini havaya kaldırarak parmakları üzerinde ayağa kalkarken yakınımda olan kadının kokusunu solumaktan başka aklıma hiç birşey gelmemişti

Kadının partneri ellerini kadının sırtına koymasıyla dansçı kadın ellerini açarak arkaya yatarken teni bir kere daha tenime değmişti

Onun pürüzsüz ve yumuşak tenini daha çok hissedebilmek için elimi çekmezken içimdeki tüm sinir, sitres gitmiş her hücreme o dolmuştu, ben ne kadar elimi çekmezken daha doğrusu çekemezken dansçı kadın hızla doğrularak sağ elini partnerinin omzuna koyup diğer eliyle etrafı göstererek sağ tarafa dönmesiyle bu kez adamın omzuna sol elini koymuş sol bacağını kaldırarak o tarafa dönmüştü

Dansçı kadın hızlı hareketlerle vücudunu partnerine yaslamasıyla sol bacağını büküp düz bir şekilde önüne uzatmasıyla partneri de elini kadının bacağına koymuş tenine elleyerek ellerini öne doğru uzatmıştı

Dansçı kadın bacağını indirmesiyle adam elini havaya kaldırıp indirdiğinde dansçı kadının belinden tutarak döndürürken dansçı kadın tek ayağının üzerinden bir kera daha dönmesiyle arkaya yatmıştı

Dansçı kadınının doğrulmasıyla adam dönerek uzaklaşırken kadın bacaklarının üzerine hafif eğilmişti

Kadının partneri hızla gelerek eğilmesiyle bir eliyle kadının bacakları arasından geçirerek elini dansçı kadının karnına koymasıyla öbür eliylede omzundan öne sarkıtarak göğsünün ortasına doğru elini koymuştu

Dansçı adam kadını yan tutarak havaya kaldırmasıyla dansçı kadının sırtı adamın göğsüne yaslanmıştı, dansçı kadın bir eliyle karnındaki eli tutarken diğer eliyle de adamın boynunun arkasından elini uzatmasıyla adamın diğer kolunu tutmuştu

Dansçı adam kadını baş aşağıya tutarak havaya kaldırmasıyla omzundan geçirerek dönmeye başladığında bir taraftan da dansçı adam kolları arasında olan kadının aşağıya indirip kadının sırtını göğsüne değmesini sağlayıp geri havaya kaldırarak omzundan geçirmeye devam ediyordu, elimdeki viski bardağını masaya hızla koymamla çıkan tok ses herşeyin bitişi olurken Necmettin bu hareketimi kendi üzerine alarak saatlerce dinlemediğim sesini kesmek zorunda kalmıştı

Dansçı kadın ve erkeğin arkasında olan müşteri kılığında içeriye soktuğumuz adama bakmamla saniyesinde göz göze gelmiştik

Başımla kadın ve erkek dansçıyı göstererek dışarıyı işaret ettiğimde koruma başıyla onaylayarak ceketini düzelterek masadan kalkmıştı, koruma bir iki adım atmasıyla piste çıkarken hafif ıslık çalarak kadın ve adamın ve dahası salonda olan herkesin dikkatini üzerine çekmişti

Dansçı adam bir kere daha dönecekken ıslık sesini duymasıyla durup bakarken kucağındaki dansçı kadını da yere indirmişti, koruma dansçı adamın yanına gitmesiyle birşeyler dediğinde dansçı adamın bir adım öne gidip hafif yan dönmesiyle vücut dilinden anladığım kadar ya itiraz ediyordu yada birşeyler soruyordu

Koruma birşey demeden elini dansçı adamın omzuna koymasıyla sıkarken başıyla da kapıyı göstermişti

Dansçı kadın korumanın bu hareketiyle hızla partnerinin kolunu tutarak kendine çekmişti

Kadının partneri karşısındaki adamdan bakışlarını ayırmadan kolunu kadının elinden çekerek elinden tutmasıyla odadan çıkmışlardı

Az önce vurarak masaya koyduğum bardağı elimin tersiyle itmemle bardak masadan düşerek kırılmıştı

"Kes lan sesini senin gibi bir pisliği daha fazla dinleyecek değilim" dansçı kadına olan öfkemin kurbanı Necmettin olurken arkada hareketlilik olmasıyla göz ucuyla arkaya bakmıştım, Necmettin'in iki adamı az önce dansçıları çıkartan adamımın yanına gitmeleriyle Necmettin'in adamları olanları anlamaya çalışıyorlarken Necmettin de olanları fark etmesiyle omzunun üstünden arkasına bakarak adamlarından bir haber bekliyordu

Her ihtimale karşı belimdeki silahı çıkarıp bir kere daha masanın altından dizime koyarak Necmettin' e baktığımda Necmettin de bana bakmıştı

"Ne karıştırıyorsun bilmiyorum ama yanlış yapıyorsun Dağhan"

Necmettin' e baktığımda tek kaşımı kaldırarak başımı aşağı yukarı sallamamla Necmettin ellerini iki yana açarak devam etti

"Burası benim Dağhan buradan zararlı çıkan sen olursun, ben değil!"

Necmettin' in dediğine alayla güldüğümde ilk dediği cümleye hitaben "Bir karar ver burada dokunulmaz mısın?, yoksa burası senin mi?" dememle Necmettin konuşacakken elimi kaldırarak durdurdum

"Yada karar verme ben karar veririm"

Necmettin kahkaha atmasıyla başını yana yatırmıştı

"Ver bakalım neymiş kararın"

"Yaşlanmışsın Necmetttin, senin ölme vaktin gelmiş" demem ile elimdeki silahı bırakarak kolumdaki çakıyı hızla çıkarıp öne sallayarak açmamla Necmettin'in ayağa kalkması bir olurken bu hamlesi artık çok geçti

İlk başta benim ile aynı masaya oturmayacaktı şimdi ise bunu canıyla ödeyerek ilelebet unutamayacaktı,

Ayağa kalkıp sağ elimi masaya koyarak masaya çıkmamla elimdeki bıçağı Necmettin'in boğazına sokmuştum herkez ne olduğunu anlayamasada ilk silah sesi mekanda yayılırken bağırış sesleride koca salonda yükselmeye başlamıştı, ama benim tek duyduğun ses silah sesleri olurken keyif doluydum çünkü bu savaşı kazanan ben olacaktım

Necmettin'in ağzı açık bir şekilde gözleri kocaman olurken beyninin işlediği bilinçsiz hareketle elleri havalanarak bıçağı tutacakken beklemeden bıçağı boğazından geri çıkardım

Az önce bıçağın engellediği kanın şimdi engeli olmazken etrafa sıçrayarak hızla Necmettinden boşalmaya başlamıştı

Kan bile Necmettin gibi bir şerefsizde daha fazla durmamak için adeta birbirleriyle yarış içindelerdi!, yan dan gülümseyerek bakarken çok geçmeden Necmettin'in vücudu arkaya düşmesiyle bu kez gülerek etrafa baktığımda çoktan etraf karışmış bir çok kişinin yerde cansız bedenleri yatıyordu!

Ellerimi iki yana açarak başımı havaya kaldırmamla gözlerimi kapatarak tüm benliğimle hissederek "İntikamın alındı, rahat uyu Nazlım" demem ile kahkaha attığımda gözlerimi açtığımda Mert'in sesini duymuştum

"Patron!" Omzumun üzerinden arkama baktığımda bana doğrultulan silahı görmemle az önce Necmettinden çıkardığım bıçağı karşımdaki adama fırlattığımda bıçak adamın tam alnının ortasına isabet etmişti

İlk başta adamın elindeki silah yere düşmesiyle daha sonra da vücudu eşlik ederken cesedi yerle buluşmuştu

Başımı çevirip Mert'e baktığımda Mert bir köşede sıkışmış önüne geleni indirmeye çalışıyordu!, dudağımın kenarı kıvrılmasıyla belimdeki iki silahı çıkarıp ateş ederek Mert' e ilerledigimde bu kez mermilerin hedefi ben olsamda bu beni durdurmamıştı!

Mert üzerindeki baskının hafiflemesiyle daha rahat adamları indirirken bizim taraf bitmişti

"Bune ya it sürüsü gibi doluşmuş pezevenkler" Mert sinirle elindeki silahın birini yere atarak yanıma gelmesiyle diğer silahı da elinde tutarak bana bakmıştı

Mert'e baktığımda başımla adamları gösterdiğimde "Kayıbımız varmı"

"Evvellah yok patron" İşte bu haberi beğenmiştim onlar benim adamımdı tabiki de kaybetmiyeceklerdi yandan yılımsadığımda "Güzel" diyerek yerdeki adamlara baktım

"Bizimkilere söyle önceden öldürdüğümüz kişileri getirip atsınlar silahlarıda ellerine versinler"

"Tamamdır"

Beklemeden salondan çıktığımda koridorda önceden öldürdüğümüz korumalar hariç kimseler yokken ya önceden toz olmuşlardı yada silah seslerini duymasıyla kaçmışlardı bu beni ilgilendirmezken artık aklımda tek bir kişi vardı

Dansçı kadın...

************SON KISIM************

SEVİLİYORSUNUZ

Yorum ve Beğeni yapmayı unutmayın

Bölümü nasıl buldunuz yorumlarda buluşalım

İstegram kullanıcı adı: TEYNIMG_YAZAR_

İnstegramda güzel videolar var takip etmeyi unutmayın

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.