İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 8 · 3 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 8

8.)Lale Buketi

Buluşacağımız alana yaklaştığımda Meyra ile Rüya'nın çimlere oturmuş beni beklediğini gördüm. Rüya Meyra'nın kuzeni ve Güzel Sanatlar Fakültesi'nde birinci sınıf ve o da kütüphaneye bizimle gelecek. Çimlere yürüyüp yanlarına oturdum.

"Merhaba kızlar."

İkisi de aynı anda cevap verdi:

"Merhaba Zehra."

"Kütüphaneye geçelim mi?"dedim

"Tamam geçelim."dedi kızlar.

Beraber kalktık ve yürümeye başladık. Bu sefer kütüphanenin yakınında buluştuğumuz için bir araca binmemize gerek yoktu. Her zamanki gibi kütüphaneye gittik ve bir yere oturduk. Ben ve Meyra dersten notlarımızı ve fosforlu kalemlerimizi çıkardık Rüya ise eskiz defterini ve karakalem setini çıkardı. O yeteneğini göstermeye bizse ders çalışmaya başladık. Yaklaşık bir saat sonra ayağa kalktım. Kızlara dönüp:

"Ben biraz bahçeye çıkıp hava alacağım." Dedim.

Başları ile onayladılar. Dışarı çıkıp yürümeye başladım. Etrafa baktığımda Göktuğ'u gördüm. Bir anda aşırı derecede heyecanlandım. İlk başta ikilemde kalsamda yanına gitmeye karar verdim. Yanına yaklaştım.

"Merhaba."

Hızlı bir şekilde bana döndü:

"Zehra! Burada mıydın? Yani, merhaba."

Gülümsedim.

"Bugün de mi kütüphaneye geldin?" Dedim.

"Evet, senin de burada olamana şaşırdım açıkçası."

"İki arkadaşım ile geldim. Mola vereyim dedim, onlar ise hala kütüphanede."

"Eğer daha vaktin varsa biraz yürüyelim mi?"

"Olur."

Yürümeye başladık, etrafa bakarken gözüme bir çiçek takıldı. Bir lale, bir andan da onu izliyordum. Göktuğ bunu fark etti.

"Laleyi mi izliyorsun."

"Evet, çiçekleri koparmayı sevmediğim için izlemeyi tercih ediyorum."

Gülümsedi, benim gözümde bir an yan tarafa kaydı ve Meyra'nın sırıtarak bizi izlediğini gördüm. Beni görünce hemen kütüphaneye geri girdi. Bende Göktuğ'a dönüp:

"Göktuğ benim kütüphaneye dönmem lazım. Sonra konuşalım mı?"

"Olur, görüşürüz o zaman."

"Görüşürüz."

Hızlı adımlar ile kütüphaneye ilerledim. Meyra hala sırıtıyordu. Yanına yaklaştım.

"Neden sırıtıyorsun acaba?"

"Dışarıya gel."

Dışarıya çıktık ve bana dönüp:

"Yakışıyorsunuz."

"Kim ile?"

"O çocuk ile."

"Saçmalama Meyra."

"Anlaşıldı, senden laf çıkmayacak o zaman ben bir şeyler anlatayım."

Ben gözlerimi kocaman açtığım sırada Rüya araya girdi:

"O zaman ben de bir mola vereyim."

Meyra kıkırdadı.

"Ben birinden hoşlanıyorum."

Rüya ile aynı anda cevap verdik

"Kimden!"

"Tıp fakültesinde okuyor, beşinci sınıf bir hafta önce burada tanıştık."

"Onların okulda da kütüphane yok muymuş?"

"Varmış ama çok kalabalıkmış. Hem biz de gitmiyoruz."

"Evet ama biz arkadaşlarımızın çoğu ile farklı fakültelerde olduğumuz için okulumuzdaki kütüphaneye gitmiyoruz.

"Doğru ama ben Rüya'nın kütüphaneye geleceğini düşünmemiştim açıkçası."

"Yetenek, sükunet içinde ortaya çıkar... Karakter ise dünyanın fırtınaları içinde."dedi Rüya.

"Bu söz senin mi?"dedi Meyra.

"Hayır tabiii ki, Goethe'nin sözü."

Meyra anladım der gibi başını salladı. Rüya ise:

"O zaman ders çalışmaya devam edelim."

Dersimizi çalıştık ve akşama doğru herkes evlere dağıldı. Eve geldim ve her zamanki gibi yemek yiyip yattım. Sabah ise erken saatte dersim olmadığı için geç kalktım. Ablam da benim gibi geç saate kadar uyumayı tercih etmişti. İkimiz de sabah sersen gibi kalktık. Salondaki koltuğa oturduk ve boş boş etrafa bakmaya başladık. Ablam bana döndü:

"Aklıma bir fikir geldi."

"Nasıl bir fikir abla?"

"Kahvaltı yapmayalım."

"Olur."

"Hatta film izleyelim."

"Olur."

Gerçekten film izledik ve garip bir şekilde filmin yarısında sadece bir tabak patlamış mısır yemek yetti. Öğleden sonra ise kalkıp okula gittim. Sınıfa girdim ve her zamanki gibi Meyra'nın yanına oturdum. Sıramın altında bir paket vardı üzerinde ise:

"Artık evinde bir lalen olması için onu koparmana gerek kalmayacak. Sulaman yeterli :).

~Göktuğ

Hediyeyi paketini açtığımda saksıda toprağın içine dikilmiş beyaz ve pembe laleler ile dolu bir saksı gördüm. Gülümsedim saksıyı kutusundan çıkarmadan sıranın altına geri koydum ama bir süre daha gülümsemeye devam ettim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.