İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 7 · 3 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 7

7.)Hakan Berkin

Çalışma masamda oturmuş telefonumdan staj programlarına bakıyordum. Bir üçüncü sınıf olarak bu aralar en çok kafamı kurcalayan mevzu stajdı. Aslında heyecanlıydım. Öğrendiklerimi gösterme fırsatım olacaktı ve bu mükemmel bir şeydi. Telefonumu masamın üzerine bıraktım ve odamdan çıktım. Mutfaktan nefis kokular geliyordu. Ablamın aşçı olmasının iyi yanlarında biri akşam yemeklerinde aşırı belli oluyordu. Ablamın gastronomi okumadan bu kadar iyi bir aşçı olması onun gerçekten çok yetenekli olduğunun bir kanıtıydı. Yetişkin olunca bir restoranda işe girdi. Yemek yapma konusunda yetenekli olduğu ortaya çıktı. Ufak tefek kurslarla ustalaştı. Şu an ise büyük bir restoranda aşçılık yapıyor. Günlük on iki saat çalışıyor bazen restorana sabah yedide gelip akşam yedide çıkıyor. Bazen öğleden sonra birde gidip gece birde geliyor. Zaten sabah erken saatlerce ve gece geç saatlerde çok fazla müşteri olmuyordu o yüzden o saatlerde sadece aşçıların yarısının restoranda olması yeterli oluyordu kalan aşçılar ise evlerinde oluyordu. Ablam da bu akşam evdeydi o yüzden yemek işini o ele almıştı. Ablamın o kadar zaman yemek yaptıktan sonra bir de eve gelip evde yemek yapabilmesi gerçekten inanılmaz. Mutfağa yaklaştım. Tezgahın yanına yaklaştım. Yaslandım, ablam bana döndü:

"Lazanya beş dakikaya hazır. Senin dersler nasıl?"

"İyi gidiyorlar, İyi ki dersler ilgimi çekiyor yoksa bu şekilde yürümezdi herhalde."

"Zaten kimse sevmediği bir bölümü rahat rahat okuyamazdı."

"Evet, doğru."

"O zaman sofraya geç bakalım ama önce tabak çıkar."

"Tamam abla."

Tabakları çıkardım, masaya koydum ve yanlarına çatal ve bıçakları da ekledim. Ablam da lazanyayı getirdi ve yemeye başladık.

"Ben yarın sabah vardiyasındayım, senin derslerin saat kaçta?"

"Yarın ders yok abla pazar günü."

"Doğru yarın çalıştığım için sanki hafta içiymiş gibi düşündüm. Peki sen yarın evde misin?"

"Kütüphanehe gideriz diye düşündük. Meyra'nın kuzeni de gelecekmiş."

"O hangi bölümde?"

"Güzel Sanatlar Fakültesinde, ben de yarın akşama doğru eve geleceğim."

"Ben de akşam yedi buçuk gibi evde olurum zaten."

Elim telefonuma gitti, saatin geç olduğunu görünce odama geçmeye karar verdim.

"Abla ben odama geçiyorum."

Odama geçip yatağıma yüzüstü yattım. Bir süre öyle kaldıktan sonra doğrulup elime telefonu aldım. Öyle garip bir şey olmadı aslında telefona bakıp uyudum.

Ertesi sabah telefonumun çalmasıyla uyandım. Arayan Meyra'ydı, telefonu açıp kulağıma götürdüm.

"Zehra sen evden saat kaç gibi çıkacaksın?"

"Meyra ben daha yeni uyandım."

"Ne nasıl?!"

"Meyra saat daha yedi."

"Olabilir, erken kalkan yol alır demişler kalk da hazırlan."

"İyi, ben başliyorum hazırlanmaya, görüşürüz."

"Görüşürüz."

Telefonu kapattım ve ayağa kalktım. Bazen Meyra'nın nasıl bu kadar enerjik olduğunu anlamak konusunda zorlanıyorum ama onu üzmemek için acilen hazırlanıp dışarı çıkmam lazım.

Hızlıca hazırlanıp dışarı çıktım. Yolda giderken gözüme

KARAYEL

diye bir giyim markası çarptı ama bu isim bana bir şirketten daha çok bir ismi hatırlatıyordu.

Babam Hakan Berkin ve Yaman Köksal beraber Köksal Holding'i yönetiyorlarmış. Yaman Amca'nın eşi Neva Teyze ve annem Gözde liseden yakın arkadaşlarmış. Annem ile babam görüşmeye başladığı zaman birgün Neva Teyze annem ile beraber şirkete gelmiş ve orada Yaman Amca ile tanışmış. Sonra da evlenmişler ama tabii onların evlenmesi daha uzun sürmüş. Ablam doğduktan dokuz sene sonra ben doğmuşum ve ben doğmadan bir ay önce Neva Teyze ile Yaman Amca'nın da bir oğlu olmuş. Ablam bu konulardan pek bahsetmeyi sevmediği için daha detaylı bir bilgim yok. Belki ablamın odasındaki sandığı karıştırsam bir şeyler bulurum ama bunun bana da iyi hissetireceğini sanmıyorum.

Asıl sıkıntılar ben doğduktan beş sene sonra başlamış. Babam aldığı bir siparişin tarihini yetiştirememiş ve şirketi zarara sokmuş. Kendini başarısız göstermemek için birilerinden borç almaya karar vermiş. Zamanla ödeyebiceğini düşünmüş ama ödeyememiş, borç aldığı kişinin o parayı almak için onu ve annemi hayattan koparabileceğini bilmiyormuş. Evet, bunu yaptılar. Borçları ödeyemedikleri için babamı ve onunla beraber annemi aldılar. Yaman Amca ve Neva Teyze çocuklarını alıp yurt dışına kaçtı. Bunlar yetmiyormuş gibi Karayel ve adamları bir de bizim peşimizdeler. Yani ablam ile benim. Burs alıyorum, ablam da çalışıyor ama maalesef ki bu borç bu şekilde ödenecek bir miktar değil. Her hafta gittiğimiz Vural Bey'i ise Yaman Amca ayarladı. Bunu Neva Teyze'nin zoru ile yaptığına eminim. Yaman Amca babamın yaptıklarının biletini bize keserken Neva Teyze bizi emanet gibi görüyordu ama yapabileceği şeyler sınırlıydı. Bir gün bütün bunlar biter miydi, rahatlar mıydık? Sanmıyorum. Peki sonumuz anne ile babam gibi mi olacaktı? Bilmiyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.