İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 34 · 3 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 34

34.)Kaza

(On Ay Sonra)

On ay geçti, bizim evlilik cüzdanımızı ablama ve Göktuğ'un anneyle babasına göstermemizin üzerinden on ay geçti. Yaman Amca ve Göktuğ'un şiddetli bir kavga etmesinin üzerinden onay geçti. Bazen hata mı yaptık diye düşünüyordum, hayır yapmadık. Sadece aşık olduk, sevmek neden bir hata olsun ki? Fakat bazen çocuklar ebevylerinin kaderlerini devam ettirmek zorunda kalır ve bunun sonuçlarına katlanır. Evlendiğimiz gün Yaman Amca ve Neva Teyze bizim evdeydi, el ele eve girdik.

"Evet Göktuğ, bir yere kadar kaçabiliyorsun demek ki. Artık başka kaçış yolun kalmadıysa hazırlan gidiyoruz." Dedi Yaman Amca.

"Üzgünüm baba, ben hiçbir yere gelmiyorum."

"Öyle mi? Ben sana seçim hakkı vermiyorum, şimdi o yanındaki kızı bırakıyorsun ve gidip valizini hazırlıyorsun."

"O yanımdaki kız benim eşim." Cebinden evlilik cüzdanımızı çıkardı ve Yaman Amca'ya gösterdi.

"Biz evlendik baba."

İkisi de çok şaşırmıştı, ablam da şaşırmış gibi yapıyordu. Neva Teyze bir evlilik cüzdanına bir de Göktuğ'a baktı.

"Nasıl yani? Bu kadar hızlı evlenmek mümkün mü?"

"Mümkün anne, yıldırım nikahı."

Yaman Amca düşük bir kahkaha attı.

"Şaka gibi, sen evliliği bu kadar kolay bir şey mi sanıyorsun? Sokakta falan mı kalacaksınız."

Yaman Amca'nın bu sözü aşırı derecede büyük bir kavgaya sebep olmuştu. On aydır Göktuğ anne ve babasıyla konuşmuyordu, nasıl geçindiğimizi merak ediyor olabilirsiniz. Göktuğ her sene alttan dersler aldığı için okulunu üç sene de bitirdi. Ben de şu an dördüncü sınıfım ve kısa süre onra mezun olacağım. Göktuğ bir şirkette çalışıyor, ben de bir hastanenin psikoloji bölümünde stajyerim. Sonuçta mutluyuz, son sınavlarıma hazırlanıyorum, tam o sırada Göktuğ'un sesi geldi.

"Ay yüzlüm, ben geldim."

Gülümsedim, evlendikten sonra bana böyle seslenmeye başladı. Biliyorum, biraz komik duruyor ama içten olduğu için bana sevimli geliyor.

"Hoş geldin."

(Yazarın Anlatımıyla)

Karayel yani gerçek adıyla Kandemir Yelmen siyah koltuğunda oturuyordu, beklediği haberler vardı. Sonunda Kandemir'in beklediği kişi içeriye geldi.

"Merhaba Kaya, ne haberlerin var."

Gülümsedi Kaya.

"Esma'nın çalıştığı restoranda büyük bir davet var, Zehra'yla ilgili bir haberim yok ama Göktuğ'un çalıştığı şirketin bugün önemli bir toplantısı var."

"Güzel, o zaman bugün şu çifte kumrulara bir ziyaret yapalım, sekiz ay geçti bir hayırlı olsun diyemedik." Dedi imalı bir sesle.

"O zaman ben diğer hayatıma gidiyorum." Dedi ve ofisten çıktı.

(Zehra'nın Anlatımıyla)

Akşam yemeği yerken kapı çaldı, ablam olduğunu düşündüm ama yine de delikten kim olduğuna baktım. Deliğe bakmamla çok oldum, karşımda iki adam vardı. Biri beni kaçıranlardan biriydi, diğeriniyse tanımıyordum. Göktuğ kapıyı açmadığımı fark edince yanıma geldi ve o da delikten baktı.

"Bence açmayalım." Dedim.

"Açalım, en azından dertlerini öğreniriz."

Bizim kapının üzerinde de zincir vardı, böylece kapıyı açıp konuşabiliyorduk ama içeri girmek isterlerse giremiyorlardı. Göktuğ önüme geçti ve kapıyı açtı.

"Oo! Hayırlı olsun, bak kırk yıl düşünsem Zehra Kardelen Berkin'in Zehra Kardelen Köksal olacağı aklımın ucundan geçmezdi.

Bir şey demeden göz devirdim, bence hiç kapıyı açıp onlarla muhattap olmamalıydık. Göktuğ'sa bir an önce konuya girmelerini istiyordu.

"Ne istiyorsunuz?"

"Bir şey istemiyoruz, sadece Karayel'in selamını getirdik." Dedi adamlardan biri ve ikisi de hızlıca uzaklaştı. Birbirimize anlamaz bir şekilde baktıktan sonra içeriye geçtik, ben ders çalışmaya devam ettim. Göktuğ da e-postalarını kontrol ediyordu yirmi dakika sonra bana döndü.

"Güzelim şirkette acil birkaç iş çıkmış, benim çıkmam lazım bir veya iki saate gelirim."

"Tamam sevgilim hoşça kal."

Alnıma bir öpücük kondurup evden çıktı, bense ders notlarımın ne kadarını bitirdiğimi hesaplamaya çalışıyordum, notlarımı yarıladığım zaman telefonum çaldı.

"Alo."

"Zehra Kardelen Köksal'la mu görüşüyorum?"

Hala soyadıma alışamamıştım açıkçası, Göktuğ'u çok sevdiğim doğruydu ama bu soyad aynı zamanda babasına da aitti.

"Evet buyrun, benim."

"Eşiniz trafik kazasıyla hastanemize getirildi, haber vermek için aradık."

Donup kaldım, hızlıca hastanenin adresini not aldım ve taksiye atlayıp on dakika içinde oraya vardım. Neva Teyze ve Yaman Amca da oradaydı. Neva Teyze beni görür görmez sarıldı ama ben hiçbir şey diyemiyordum, sadece doktoru bekliyordum. Doktor yakın zamanda içinde geldi, önce Neva Teyze'ye sonraysa bana baktı.

"Üzgünüm, hastayı kaybettik."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.