İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 24 · 3 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 24

24.) Hiç Olmadığım Kadar

Yaman Amca'nın gözleri büyüdü, bir bana bir Göktuğ'a baktı, sonraysa ters ters oğluna bakarak:

"Ciddi misin?"

"Hiç olmadığım kadar..."

Ben ne diyeceğimi bilmiyordum sadece Göktuğ'un elini daha sıkı tuttum. Yaman Amca bir adım attı.

"Ne diyorsun Göktuğ? Saçma sapan konuşma sen buraya bu yüzden mi geldin?"

"Sen de buraya Zehra'ya ve bana çemkirmek için mi geldin?"

"Sen aşk rolü yapmayı ve bana böyle yükselmeyi cesaret mi sanıyorsun oğlum?"

Yüz ifadem değişmişti. Dayanamadım ve Göktuğ'un elini bırakıp Yaman Amca'nın göz hizasına girecek şekilde sağ tarafa doğru birkaç adım attım.

"Siz de olmayan bir şeyin başkasında olup olmayacağını nereden bilebilirsiniz ki Yaman Amca?" Dedim imalı bir sesle.

Bana doğru birkaç adım atmasıyla Göktuğ aramıza girdi.

"Bir adım daha atma baba." Dedi, Yaman Amca'nın bu hareketi benim ona acımama sebep olmuştu. İkimizde aynı anda:

"Göktuğ çekil! Dedik, Göktuğ bana döndü ve "𝙴𝚖𝚒𝚗 𝚖𝚒𝚜𝚒𝚗?" Der gibi bir bakış attı, başımı salladım ve elinden tutup kenara çekilmesini sağladım.

Yaman Amca kendince otoriter olduğunu düşündüğü ses tonuyla:

"Benim cesaretim olmadığını mı düşünüyorsun."

"Evet." Dedim. "O yüzden bizimle iletişiminizi kestiniz." Bir adım attım, "Şimdi de bu ihtimali sağlayacak her şer sizi korkutuyor." Bir adım daha attım. "Yoksa yurt dışındaki markanızın zarar görmesinden mi korkuyorsunuz." Bir adım daha attım. Ben ileri, Yaman Amca geri şeklinde gidiyorduk. Gayet tehtitkar bakıyordum, Yaman Amca şaşırmıştı ve diğerleri de şaşkın bir şekilde bize bakıyordu. İkimiz de durduk.

"Ben sadece ailemi korumaya çalışıyorum."

"Birilen bütün öfkenizi çevrenizden hatta korumaya çalıştığınız ailenizden çıkarmak mı sizin koruma yönteminiz?"

İğneleyici bir sesle cevap verdi

"Ne yapalım babanın yediği haltlarla biz on beş sene sonra bile uğraşıyoruz."

Bu sefer ağır konuşmuştu, bu sefer gerçekten gözüm dönmüştü. Göktuğ da bunu fark etmişti, bana yaklaşık elimi tuttu ve babasına dik dik bakmaya başladı. Ablamın da gözleri büyümüş, bir bana, bir Yaman Amca'ya bakıyordu. Yaman Amca'ya sert bir bakış attım ve bu sefer hızlı bir şekilde üzerine yürümeye başladım.

"Bize sert davranmanız, her fırsatta laf sokmaya çalışmanız ailenizi korumanız için değil. Sizin o yersiz egonuzu pekiştirmek için. Aynı zamanda Karayel ve adamları o istedikleri parayı bizden alamayacaklarını bildikleri için bizden kaç kez sizin konumunuzu istediler. Hatta sizi bulmaya çok kez yaklaştıklarında Vural Beyle konuşup size ulaşmamalarını sağladık. İnanın ki bizim çabalarımız olmasaydı şu an karşımda olamazdınız. O yüzden kendinize bu kadar güvenmeyin."

Herkes şok olmuştu, Yaman Amca allak bullak bir ifadeyle yere bakıyordu, Göktuğ'ysa yüz ifademden ruh halimi anlamaya çalışıyordu. Sonuçta büyük bir tehlike geçirmiştim ve ona rağmen gayet iyi görünüyordum.

"Ben üzerimi değiştireceğim." Dedim ve hızlı adımlarla idama geçtim ve üzerimi değiştirdim. Üzerimi değiştirdikten sonraysa yatağa oturdum ve boş boş etrafa bakmaya başladım. O kadar olay üst üste gelmişti ki. Kaçırılmıştım ve kendi kendime oradan kurtulmuştum, eve gelince de bir de Yaman Amca'yla uğraşmak zorunda kalmıştım ve kendimi rahatlatmaya fırsatım olmamış ve duygularım içimde birikmişti. Bunların hepsinin farkına varınca ağlamaya başladım. Kapımın çalmasıyla irkildim.

"Zehra benim, müsait misin?"

Hızlıca göz yaşlarımı sildikten sonra kalktım ve kapıyı açtım, ağladığım anlaşılmasın diye gülümsedim.

"İyi misin, nasıl hissediyorsun?"

"İyiyim, merak etme."

"Neden gözlerin kırmızı o zaman."

"Önemli bir şey değil, olanları gözden geçirince duygularım boşaldı."

Gözlerimin içine baktı, sonraysa bana sıkıca sarıldı. Gülerek:

"Şaka bir yana o kadar olay oldu ama babamın aksiyonlu laf sokma girişimlerinden dolayı rahatlıkla konuşamadık bile."

"Aslında adamlar biraz saf çıktı, işimi bayağı kolaylaştırdılar."

"Seni tanıyorum ama yine de bir ara yüreğim ağzıma geldi, sen adamların elinden nasıl kurtuldun?"

Olanları Göktuğ'a anlattığımda şaşkınlıktan bir süre bir şey demedi. Doğrulup yüzüne baltığımda

"Ciddi misin?"

"Ciddiyim ama dediğim gibi onlar da büyük bir hata yapıp beni küçümsediler. Peki şimdi onlara ne olacak?"

"Mahkemeye çıkacak ve yüksek ihtimalle hapse girecekler."

Daha sonraysa içeri geçmeye karar verdik ve odamdan çıkıp salona yöneldik. Meyra beni görünce ciddi bir tavırla bana döndü.

"Zehra konuşmamız lazım."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.