İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 22 · 4 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 22

22.)Geri dönüş

(Yazarın Anlatımıyla)

Göktuğ elindeki telefonu koltuğa bıraktı, Esma'ysa ne yapacağını bilmiyordu. Yaman Köksal ile arasının hiç iyi olmadığı doğruydu fakat kardeşinin iyiliği için gelmeleri gerekliydi. Bunun farkında olduğu için ses çıkarmamıştı, yapması gereken de buydu zaten.

Göktuğ salonda bir ileri bir geri gidiyordu, kapının ani çalmasıyla herkes irkildi. Esma kapıya yaklaştı, delikten baktı. Karşısındaki Meyra'ydı. Esma kapıyı yavaşça açtı. Meyra Esma'ya sordu:

"Girebilir miyim?"

"Tabii ki Meyra, gel."

Meyra içeri geçti ve koltuğa oturdu, yüz ifadesinden endişeli olduğu belliydi ama bunun tek sebebi Zehra değildi. Bunu anlayan Erdem:

"Meyra iyi misin?"

"Bilmiyorum, endişeliyim. İyi değilim galiba."

"Peki, başka bir şey olmadığından emin misin?"

Meyra başını öne eğdi ve boş boş yere bakmaya başladı. Bir gariplik olduğunu herkes anlamıştı. Esma:

"Meyra gerçekten sende başka bir şey daha var."

Meyra elini çantasına attı, bir not çıkarıp Esma'ya gösterdi.

Sıra size de gelecek

~Karayel

Esma'nın gözleri büyüdü:

"Ama sen, neden? Senle ne derdi var."

Zehra'nın her hafta görüşmeye gittiği biri var ya, bana tanıdıkları olduğunu söylemişti.

Esma cevap verdi:

"Evet Vural Bey."

Meyra sorun sorar bir ifadeyle:

"Onun tam adını biliyor musunuz."

Göktuğ cevap verdi:

"Vural Akyıldız."

Esma şaşırmış bir şekilde önce Göktuğ'a sonra Meyra'ya döndü ve sessizce mırıldandı:

"Vural Akyıldız." Derin bir nefes verdi, " Meyra Akyıldız."

Meyra başını salladı.

"Evet, o benim amcam."

Kimse konuşmuyordu daha çok Meyra'dan bir açıklama bekliyordu. Bunu fark eden Meyra söze girdi.

"Amcamın tam olarak ne iş yaptığını bende bilmiyordum, anneme sorduğumda bir şirkette çalıştığını söylemişti. Bir gün amcam bana anlatacakları olduğunu söyleyerek beni ofisine davet etti. O zaman Zehra'yla tanışalı iki ay olmuştu. Ofise yaklaştığımdaysa bana mesaj attı. Şimdi gelmememi biraz beklememi söyledi. Ben onu dinlemedim, çünkü artık bir şeyler döndüğünü anlamıştım ve neler olduğunu merak ediyordum. Ofise girmeye karar verdim ama kapıya yaklaştığımda Zehra'yı gördüm. O arkası dönük olduğu için beni görmedi ama amcam gördü. Kaş göz işaretleriyle dışarı çıkmamı istedi. Bu sefer dediğini yaptım ve dışarı çıktım. Yaklaşık yarım saat sonra Zehra'nın ofisten çıktığını gördüm ve o uzaklaştıktan sonra ofise girdim. Amcam başınızdan geçen her şeyi anlattı ama bana Zehra'nın güvenliği için kimsenin anlattıklarını öğrenmemesi gerektiğini hatta Zehra'nın bile olanları bildiğimden haberi olamamasını söyledi."

Göktuğ:

"Sen de bu yüzden hiçbirinize bir şey söylemedin."

Meyra:

"Ta ki bu not ortaya çıkana kadar."

Esma'ysa soru soran bir ifadeyle:

"Peki bizden ne istediklerini biliyor musun?"

"Evet, Karayel'in kardeşi üç gün önce hayatını kaybetmiş. Onun intikamını almak istiyorlar."

"Gerçekten Zehra'dan mı şüpheleniyorlar?" Dedi Göktuğ.

"Hayır Göktuğ, aslında babandan şüpheleniyorlar ama annen ile baban yurt dışında, seni de yurt dışında bildikleri için... "

Dedi ve cümlesinin devamını getirmedi. Göktuğ'un telefonu titredi. Eline telefonunu aldı ve gelen mesajı okudu.

"Annemle babam bu akşam buradalarmış."

Esma cevap vermeden önüne döndü. Meyra ayağa kalktı, bunu gören Esma:

"Meyra nereye gidiyorsun?"

"Eve gidiyorum."

"Hayır, tabii ki de eve gitmiyorsun, Karayel seni de tehtit ediyor. Tehlikedeyken seni yalnız bırakamam."

"Ama Esma Abl-"

"Ama falan yok, hiçbir yere gitmiyorsun."

Meyra önce Esma'ya baktı sonraysa yavaşça tekrardan koltuğa oturdu.

Birkaç saat sonra kapı çaldı Esma irkildi.

"Ben lavaboya gidiyorum kapıya biriniz bakın."

Esma kendini henüz bu karşılaşmaya hazır hissetmiyordu. Lavaboya girdi ve aynanın karşısına geçip boş gözlerle bakmaya başladı.

O sırada Göktuğ kapıyı açtı annesi ve babası tam karşısında duruyordu. Neva rahatlamış bir şekilde Göktuğ'a sarıldı, Yaman'sa durumdan pek mutlu görünmüyordu. Neva arka arkaya soru sormaya başladı.

"Oğlum iyi misin? Nasıl oldu? Zehra'yı nasıl kaçırdılar? Bir haber var mı? İyi miymiş? "

"Anne her şeyi anlatacağım, sakin ol."

Yaman, Neva ve Göktuğ salona geçtiler. Artık birkaç kişi ayakta durmak zorundaydı. Neva soru soran bir ifadeyle:

"Göktuğ, Esma nerede?"

"Lavaboya gitti."

Hemen ardından Esma lavabodan salona geldi, derin bir nefes verdi.

"Hoş geldiniz."

Neva gülümsedi ve Hızlıca Esma'ya sarıldı.

"Hoş bulduk kızım, merak etme Zehra'ya bir şey olmayacak."

Esma cevap vermeden başını salladı. Neva ile Yaman, Beste ve Aybars'la tanıştı. Olanları öğrendikten sonra Neva minettar bir şekilde Beste'ye döndü.

"Gerçekten çok teşekkür ederim, sizin yerinizde başka biri olsaydı bütün bunları yapmazdı."

Beste tam cevap verecekken Yaman'ın fısıltısı duyuldu:

"Neva artık abartır da abartır."

Bunu duyan Beste:

"Madem abartılacak bir şey olmadığını düşünüyordunuz, o zaman neden bütün iletişiminizi kestiniz Yaman Bey?"

Yaman tam ağzını alacakken Neva araya girdi.

"Sakın cevap verme Yaman, o haklı."

"Sen karışma Neva, hem Göktuğ'un bütün bu olaylara nasıl karıştığını da sonra konuşacağız."

Anlık bir şekilde Meyra araya girdi.

"Tamam! Susun, zaten Zehra kayıp bir de sizinle uğraşmayalım, bırakın kavga etmeyi."

Göktuğ devam etti.

"Katılıyorum, hem benim bu davranışlarımda annemin bir suçu yok, her şeyi kendi isteğimle yaptım."

Yaman cevap vermedi, Meyra'ya dönüp:

"Sen Vural'ın yeğeni değil misin?"

"Evet."

"Peki sen neden buradasın."

"Birincisi; Zehra en yakın arkadaşım İkincisi; Karayel amcama da tehtıt mesajı göndermiş."

Yaman Köksal'da artık tehlikenin farkındaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.