İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 19 · 2 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 19

19.)Bilinmez Kişi

"Beste Teyze!"

Beste Teyze gülümsedi, yanıma gelip bana sarıldı.

"Zehra'cığım gerçekten çok büyümüşsün 21 yaşında olduğuna inanamıyorum."

Ardından Erdem geldi. Gerçekten çok değişmişti.

"Erdem sen de çok değişmişsin."

Erdem gülümsedi:

"Biz senle en son ne zaman görüşmüştük Zehra?"

Anlık bir düşündükten sonra cevap verdim.

"Aslında ben de tam hatırlamıyorum ama ben üniversiteye girmeden önceydi. Yani en az 3 sene olmuş. Üniversiteden konu açılmışken sen üniversiteye girdin mi?"

"Evet, Tarih Fakültesi'nde birinci sınıfım."

"Ne güzel, eskiden de tarihe ilgin vardı."

"Sen psikoloji okuyordun değil mi?"

"Evet."

"Kaçıncı sınıfsın peki?"

"Üçüncü sınıfım."

Erdem'in annesi Beste Teyze ve eşi Aybars Amca ben sekiz yaşındayken beni evlat edinmek için Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurmuşlardı. O zaman ablam hala yurttaydı. Onu bırakmak istememiştim. Beste Teyze ve Aybars Amca bunu öğrenince bu sefer ablam ile bana koruyucu aile olmak için başvurdu.

Ablamın yetimhaneden ayrılma vakti geldiğinde yurt dışına taşınma kararı aldılar. Buradaki evlerini ablama verip yurt dışına taşındılar. Ablam da beni yanına aldı ve beraber yaşamaya başladık. Tabii bu sürede bize destek vermeye devam ettiler. O yüzden onlara minnettardık. Aslında o zaman istedikleri Erdem'in bir ablası olmasıydı ama şimdi de öyle olmuştu zaten. Bizde iki gece kalacaklardı, eline telefonumu aldım, ablam:

"N'oldu Zehra."

"Yarın bizimkiler ile kütüphaneye gidecektik onu iptal edeceğim."

Erdem söze girdi:

"Aslında iptal etmene gerek yok, benimde ders çalışmam gerekiyordu. Ben de gelebilirim, tabii sizin için sıkıntı olmazsa."

"Olmaz tabii ki."

Hemen Meyra'ya haber verdim. Sonraysa mutfağa gidip tatlı servisine başladım. Zaten akşam üzeri geldikleri için saat geç olmuştu, bir şeyler izleyip tatlı yedikten sonra yattık.

Sabap kalktım, giyindim yaklaşık beş dakika sonra salona geçtim Erdem salonda bekliyordu. Bana dönüp:

"Çıkalım mı?"

"Tamam çıkalım."

Kapıya yönelip evden çıktık, önce metroya bindik, daha sonraysa beş dakika yürüyüp Göktuğ ile buluştuk. Erdem'i Göktuğ ile tanıştırdım. Alışılmış tanışmadan sonra Meyra, Rüya ve Atlas'ın yanına gittik. Oradan da kütüphaneye geçtik, yan yana olan masalara ben, Göktuğ, Atlas, Meyra, Rüya ve Erdem olacak şekilde oturduk. Buraya gelmeden önce kısa bir mesaj ile Göktuğ'a Erdem'in kim olduğundan bahsetmiştim. Arada bir etrafa göz gezdiriyordum ve Erdem'in Rüya'nın çizimlerini beğendiği belliydi. Göz ucuyla devamlı olarak Rüya'nın çizimlerine bakıyordu. Göktuğ kulağıma fısıldadı:

"Erdem Rüya'nın çizimlerinğ beğendi sanırm."

"Bence de beğendi."

Gülümsedim ve önüme döndüm. Bir saat daha ders çalıştıktan sonra lavaboya gitmek için kütüphaneden çıktım. Lavabo kütüphanenin dışındaydı. Çıkıp hızlı adımlarla yürümeye başladım. Beş dakika yürüdükten sonra arkamdan biri gelip iki kolumu tuttu, kafamı çevirdiğinde önden bir kişinin daha elinde bir bezle bana doğru koştuğunu gördüm. Aniden arkamdaki kişinin ayağına bastım, hızlıca geri çekilince arkama dönüp ittirdim. Bana doğru bir adım atınca sert bir yumruk atıp onu yere yığdım ve kütüphaneye doğru hızlıca koşmaya başladım. Kütüphane kapısında da birinin durması ile yolumu şaşırıp geri dönüp caddeye doğru yöneldim, tenha olmayan bir alan her zaman daha iyiydi ama daha caddeye ulaşamadan dört bir tarafımın çevrilmesiyle şaşkınlık içinde ortada öylece kaldım. Çok geçmeden arkamdan birinin ağzıma bir bez bastırmasıyla gözlerim karardı ve yavaşça bilincim kapandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.