İçeriğe geç

KURŞUN

Bölüm 18 · 5 dk okuma

KURŞUN

Bölüm 18

18.)Misafir

Çantam ve bir buket lale ile eve girdim. Ablam salondan koridora çıktı ve soran gözler ile bana baktı:

"Barıştınız sanırım."

"Evet abla, her şeyi anlattı."

"Güzel o zaman odana geçelim de her şeyi detaylıca sen de bana anlat."

Elimdeki yemek poşetine baktım ve daha sonra ablama döndüm:

"Olur da bence odama değil de mutfağa geçelim."

"Neden ki?"

"Eğer yemeğimizi mutfakta değilde yatağımın üzerinde yersek gecem çok aksiyonlu geçer de o yüzden. Zaten kendi psikolojim ile ayrı okuduğum psikoloji bölümü ile ayrı uğraşıyorum. Bir de karabasan ile uğraşmayayım."

Ablam kıkırdadı:

"Haklısın o zaman mutfağa geçelim."

Başımı salladım, poşeti koluma taktım ve ablamın peşinden mutfağa gittim. Sandalyelere oturduktan sonra elimdeki poşetten 𝚕𝚊𝚑𝚖𝚊𝚌𝚞𝚗𝚕𝚊𝚛ı çıkardım. Evet lahmacun, dışarıdan nasıl görünüyorum bilmiyorum ama konu yemek olduğunda lahmacun favorimdi. Aradan birkaç dakika geçtikten sonra ablama olanları özet geçerek anlattım. Daha sonra ise ekledim:

"Yani hiçbir şeyin düşündüğüm gibi olmadığını anladım."

Abla gülümsedi.

"Sonunda."

Şaşırmış bir şekilde ablama döndüm. Gözlerimi kısarak:

"Sonunda derken?"

Ablamın gözleri büyüdü, yutkunup arkasına döndü bir yandan da soluk vermeye çalışıyordu.

"Yani, Zehra nasıl diyeceğimi bilmiyorum ama..."

Göz devirdim.

"Abla zaten bir günümüz de normal geçsin, sen ne yaptın?"

"Ben şu meseleyi biliyordum."dedi ve yere baktı.

Anlamamıştım, daha doğrusu bir şeyler anlamıştım ama anlamamazlıktan geliyordum.

"Nasıl yani, hangi mesele?"

"Hangi mesele olacak? Göktuğ'un Yaman Amca'nın oğlu olduğunu bir süredir biliyordum."

"Ne kadar süredir?"

"Tanıştırmaya getirdiğin günden beri."

Cevap vermeden önüme döndüm ve boş boş yeri izlemeye başladım. Gerçekten de halının desenleri çok güzel! Ablam endişeli, soran ve meraklı gözler ile bana bakıyordu.

"Zehra bir şey demeyecek misin?

Başımı kaldırdım ve ciddi bir tavırla cevap verdim.

"Sen önce şu olayı bana bütün inceliklerini anlat ona göre cevap vereceğim."

Ablam elindeki bardağı masaya bıraktı.

"İyi o zaman."

"Yargısız infaz yapmayı tercih etmiyorum."

Şimdi eğer öyleyse Göktuğ'a niye direkt bağırmaya başladın diyebilirsiniz ama Göktuğ annesinin isteği ile geldiğini söyleyince üzerine bir de Yaman Amca'nın bize davranış şeklini hatırlayınca kan beynime sıçramıştı.

Hem o zaman Göktuğ ile birbirimizi doğru düzgün tanımıyorduk o yüzden aramızda ki güven tam oturmamıştı. Hislerinin doğruluğu hakkında garanti veremiyordum. Ablamınsa bana zarar verecek bir davranışta bulunmayacağından emindim. Bu sebeple olayı bütün detayları ile öğrenmeden onu suçlayamıyordum. Ablam arkasına yaslandı:

"Aslında sen ilk başta ismi Göktuğ dediğinin sırada aklıma gelmişti ama ismi Göktuğ olan bir sürü kişi var diye umursamadım ama onu görünce tanıdım.

"Nasıl tanıdın?"

"Bir insan büyüyünce yüzü pek değişmiyor Zehra."

"Tamam tamam, sen anlatmaya devam et. Sonra ne oldu, Göktuğ'a kim olduğunu bildiğini mi söyledin?"

"Evet."

"O ne dedi?"

Ablam gülmeye başladı.

"Zehra farkında mısın? Bir anda dedikodu yapmaya başladık."

"Evet evet, başladık. Hadi sen anlatmaya devam et, merak ettim."

"Tamam, ilk başta itiraz etti tabii ki ama sonra kabul etti. Aslında ben o gün sana anlatacaktım ama Göktuğ eğer ondan değil de benden öğrenirsen her şeyin daha kötü olacağını söyledi."

"Sen ne dedin peki?"

"Bir şartla kabul ederim dedim, 2 hafta içerisinde sana her şeyi açıklamasını söyledim."

"O da kabul etti o zaman."

"Aynen öyle, zaten sen öğrenmeseydin Göktuğ sana söyleyecekti."

"Tamam o zaman."

"Bende senden alıntı yapayım o zaman, aramız iyi mi şu an."

Kıkırdadım.

"Evet evet, senin yerinde olsam bende aynı şeyi yapardım."

Sonra ise saate bakıp ablama döndüm:

"Abla benim acilen ders çalışmaya başlamam gerekiyor."

"Tamam, şu finalleri atlatınca rahatsın zaten."

Gülümsedikten sonra yemek yediğim tabağı bulaşık makinasına koydum. Kağatları da çöpe attıktan sonra odama geçtim. Çalışma masama oturup notlarıma bakındım. Bildiğim ezberleme taktiklerini aklımdan geçirerek notlara baktım. Evde ders çalışmaya çalışmak kadar zor bir şey yok. Benim beynim evi ders çalışma alanı olarak algılamıyor, ben ne yapabilirim ki? Daha fazla düşüncelere dalmadan kendimi ders çalışmak için zorlamaya başladım

...

Sabah uyandığımda yatağımda bir tarafımda ders notlarımla yatıyordum. Hafızamı zorladığımda masada çalışmaktan belim ağrımaya başlayınca yatağa geçmiş olduğumu daha sonra ise garip bir biçimde uyuya kaldığımı hatırladım. Yavaşça doğrulunca saate baktım. Saat 10.00'du dersim 13.00'te olduğu için alarm kurma ihtiyacı hissetmedim.

Kalkıp salona gittim, orada ablamı göremeyince yatak odasına yöneldim, uyuduğunu gördüm. Gidip üzerini örttüm. Sonrasında mutfağa gidip kahvaltı hazırladım. Ablam ile benim kahvaltılıklar ile pek aramız olmadığı için yoğurt, meyveler ve mısır gevreği ile iki kase granola hazırladım. Birini yedikten sonra diğerini bir tepsinin içine koydum.

On beş dakika içerisinde sütlü bir filtre kahve hazırlayıp onu da tepsiye ekledim. Bir kağıdın üzerine "Günaydın, okula gidiyorum :)" yazıp kasenin yanına bıraktım. Çantamı hazırlayıp evden çıktım. Yarım saat sonra fakülteye geldim. Sınıfa girip Meyra'nın yanına oturdum. Seçmeli derslerden biriydi. Meyra heyecanlı bir tavırla bana döndü:

"Evet ne oldu? Anlat bakalım."

"Ne anlatayım?"

"Eğitim sisteminin eksikliklerini anlat Zehra, SENCE NE ANLATABİLİRSİN?"

"Tamam, şimdi nereden başlayayım Meyra?"

"Bir dakika düşüneyim, o zaman buluşmanızdam başla."

Anlık bir dondum, evet Meyra arkadaşımdı ama annem ve babam ile alakalı o kadar detaylı bilgi vermek istemiyordum. Meyra'yı kırmayacak şekilde detay vermeden olanları anlatmaya karar verdim. Meyra bir tepki veremeden hoca geldi ve aynı anda susup önümüze döndük.

Ders bittikten sonra sınıftan çıkıp bahçeye indik. Derste telefonumu kapattığım için bildirimlere bakamamıştım. Elime telefonu alır almaz gözlerim büyüdü. Ablamdan 3 cevapsız arama 5 tane de mesaj vardı. Mesajlara girdim.

-------------------------------------------------------------------------

Ablam: Zehra misafir geldi.

1 𝘊𝘦𝘷𝘢𝘱𝘴ı𝘻 𝘈𝘳𝘢𝘮𝘢

Ablam:Sen ne zaman gelirsin?

1 𝘊𝘦𝘷𝘢𝘱𝘴ı𝘻 𝘈𝘳𝘢𝘮a

Ablam:Zehra dersten çıkar çıkmaz yaz.

1 𝘊𝘦𝘷𝘢𝘱𝘴ı𝘻 𝘈𝘳𝘢𝘮𝘢

Ablam:Aslında dersteyken telefonun kapalıdır.

Ablam: Gelirken tatlı al.

Ben: Tamam abla geliyorum.

-------------------------------------------------------------------------

Telefonu hemen çantama attım. Meyra'ya dönüp:

"Meyra benim acilen eve geçmem lazım, misafir gelmiş çünkü."

"Tamam hoşça kal sonra görüşürüz."

"Görüşürüz."

Hızlı adımlar ile koşmaya başladım. Acil bir durum olduğunu sanmıyorum, ablam çat kapı misafir geldiğinde aşırı panik yapar. O sinirle bana patlamaması için hızlı olmalıydım. Acilen bir pastaneye girdim. Raflara bakındıktan sonra ekler almaya karar verdim.

Kim olduğunu bilmiyordum ve açıkcası sormak aklıma gelmemişti. Meyveli ve normal çikolatalı eklerlerden aldıktan sonra pastaneden çıktım. Hızlıca metroya binip eve geldim. Misafir varken elimde tatlı poşeti ile eve gelmek hoş bir şey olmadığı için zile basmadan anahtarım ile eve girdim.

Dairenin önüne geldiğimde kapının açık olduğunu gördüm. Ablam anahtar sesi çıkmasın diye açık bırakmıştı yüksek ihtimalle. Eve girdim paketleri mutfağa bırakıp salona doğru yöneldim salona girip misafirlere bakınca ağzım açık kaldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.