Eve geldiğimde içimde garip bir mutluluk vardı. Meyra sinemada olduğu için olanlardan haberi yoktu ama o, sinemadan gelir gelmez ona her şeyi anlatacaktım ama henüz ablama açıklamalı mıydım? Ondan emin değildim, bir süre ablama bir şey söylememeye karar verdim çünkü ne tepki vereceğini kestiremiyordum. Biraz uzanmaya karar verdim. Yarım saat sonra Meyra beni aradı.
"Zehra sana anlatacaklarım var."
"Benim de sana var."
"Benim ki aşırı heyecanlı."
"Benimki de."
"Atlas beni sevdiğini söyledi."
Küçük bir çığlık attım.
"Gerçekten mi? Sevgili misiniz?"
"EVET! O zaman sen de anlat bakalım."
"Ben bugün Göktuğ ile buluşdum ve-"
"NASIL YANİ, BENDEN NUMARANI O YÜZDEN Mİ İŞTEMİŞ!?"
"Aynen öyle, buluşmada benden hoşlandığını söyledi!"
Meyra benimkinden daha büyük bir çığlık kopardı.
"Çok güzel! Yani senin de mi sevgilin var?"
"Hayır, daha var sayılmaz. Sadece birbirimizi tanımaya çalışıyoruz."
"İyi öyle olsun, sonuçta yıl dönümlerimiz aynı gün olacak."
"Evet ya doğru."
Dış kapının açıldığını duydum. Ablamın geldiğini anlayınca Meyra'ya:
"Meyra ablam geldi, yemek servisinde yardım edeceğim. Sonra konuşalım mı?"
"Olur, hoşça kal."
Telefonu kapatıp içeriye gittim.
"Abla hoş geldin, ben salata yapmıştım ikimize. O yeter mi, Yoksa başka bir şeyler de hazırlayalım mı?"
"Yeter yeter, zaten çok iştahım yok."
"O zaman ben tabakları çıkarıp servis yapayım, sen de üzerini değiştir."
"Tamam, geliyorum."
İki tabak çıkardım ve masanın üzerine koydum. Salataların sunum işini de hallettim. Ablam da üzerine bir pijama geçirdi ve sofraya geldi ve yemek yemeye başladık bir yandan da televizyon izliyorduk. Ablamın amerikan mutfak seçme sebebi buydu yüksek ihtimalle. Telefonuma Göktuğ'dan bir mesaj geldi.
-------------------------------------------------------------------------
Göktuğ: Zehra nasılsın?
Ben: İyiyim sen?
Göktuğ: Bende iyiyim, aslında bir şey soracağım, yarın eğer seninde dersin yoksa saat 14.00'te sinemaya gidelim mi?
Ben: Tabii ki, o zaman yarın buluşuyoruz.
Göktuğ: Evet, o zaman yarın görüşürüz.
Ben: Görüşürüz.
-------------------------------------------------------------------------
Telefonumu bıraktım ve ablama döndüm.
"Abla neden televizyonda sürekli yüzük reklamı çıkıyor."
"Yarın sevgililer günü olduğu için sanırım."
Ani bir şaşkınlık ile içtiğim şu boğazıma kaçtı ve öksürmeye başladım. Evet Göktuğ ile tam olarak sevgili olmasakta ona bir hediye almalıydım ve hızlıca yemeğimi yiyip kalktım.
"Abla benim çıkarmam gereken ders notlarım var, bir saate gelirim."
"Tamam bende bir şeyler izleyeceğim."
Ablama gülümsedim ve hızlıca hazırlanıp evden çıktım. Aslında aklımda hiçbir fikir yoktu. Etrafa bakınmaya başladım. Bir bütün hediye almak yerime kendim özel bir kutu oluşturmanın daha iyi olacağını düşündüm ve bir markete girdim. Bir kutu seçtim. Beyaz bir kutu ve iki çikolata ekledim. Bu çikolataların tadını sevdiğim için denemesini istiyordum. Çikolata reyonunun yanında kahve reyonu vardı. Oraya da göz gezdirirken ahududu aromalı ve yaban mersini aromalı iki kahve gördüm. Sanırım artık bize özel bir kahve değillerdi. Kahveleri de aldıktan sonra çıkıp bir kıtasiye dükkanına girdim. Kar kürelerine bakarken aklıma Meyra geldi ve onu aradım.
"Meyra, yarın sevgililer günü."
"Biliyorum, ben hediye işini hallettim, sen de bir şey almışsındır umarım."
"Evet, yarısını hallettim. Yarısı kaldı."
"Anlamadım ama sen hediyeni tamamen aldığında ben seni tekrardan ararım."
"Tamam, sonra konuşuruz."
"Görüşürüz."
Telefonu kapattım, ve reyonlara bakmaya başladım. Kar küreleri arasında bir tanesi çok hoşuma gitti. Siyah bir araba geçiyordu ve bir kadın da karşıdan karşıya geçiyordu. Bizim tanışmamızı andırdığı için bunu almaya karar verdim. Ablama notlarımın çıktısını alacağım dediğim kırtasiye dükkanından eski notlarımdan birinin çıktısını da aldım ve eve geçtim. Zaten eve gelince biraz salonda durup yattım.
Sabah kalktım ve okula gidip derse girdim. Ardından ise Göktuğ ile sinemaya gittik. Film bitince birbirimize hediyelerimizi verdi. O bana elinde ay tutan kız şeklinde bir gece lambası almıştı. Sonraysa bana dönüp:
"Zehra Ay Yüzlü Kız demekmiş. İsminin sana çok yakıştığı gibi bu gece lambasını da seveceğini düşündüm dedi. Gözlerim doldu ve ona dönüp:
"Çok güzel." Dedim.
Oda benim hediyemi görünce:
"Sanırım artık bize özel bir kahve değiller." Dedi. Benimle aynı tepkiyi vermesi hoşuna gitmişti ve gerçekten kendimi çok mutlu hissediyordum.