İçeriğe geç

Kumarbazlar

Bölüm 6 · 11 dk okuma

Kumarbazlar

Bölüm 6

Bölüm 6

Yatakta sıcacık uyuyordum, taki bağırışma seslerini duyana kadar. Sabahın köründe ne kavgasıydı be? Yataktan yorgun argın kalktım üstümü başımı değiştirmeden odadan çıktım. Luna ve Rose koridorda birbirlerine bağırıyordu, "Neler oluyor burda! Birbirinizi mi yiyeceksiniz?" Ciddiyim ne oluyordu burda? Luna ve Rose normalde hiç kavga etmezlerdi, onları ilk kez birbirlerine böyle kinli ve agresif baktığını görüyorum. Rose bana bakarak "Şu kahrolası eşine birşey de baba! Beni çileden çıkartıyor! "

Luna kollarını göğsünde çaprazlamış şekilde "Annen hakkında düzgün konuş! Seni doğuran ben değilim belki ama o kadarda kötü biri değilim ben!" Öyle birbirlerine bağırıyorlardı ki olduğum yerde kala kalmıştım, ne yapcaktım ki? Bunların bağırışlarını ayırmam imkansızdı. Rose nefret dolu bakışlarla Luna'ya baktı ve "Sen benim annem değilsin. Asla olmıycaksın!" Diyerek odasına gitti. Ne oluyordu böyle? Bu atar gider bu sinir neyin nesiydi? Öyle şaşırmıştım ki! Luna, Rose' un öz annesi değildi ama böyle davranması gerekir miydi? Rose, Elena'dan ayrıldığından beri Luna ona annelik etmişti, onu büyütüp onun sürekli yanında olmuştu, Rose'a Elena' yı unutturmuşdu. Luna ağlamaklı bir şekilde yere bakıyordu, "Sence hepsi benim yüzümden mi?" Dedi. Ah Luna, Luna, Luna, neden kendini suçluyorsun ki? Yanına gidip ona sıkıca sarıldım, o göğsümde ağlıyordu "Bu biraz iyi geldi mi?" Dedim ona sım sıkı sarılarak, kollarımın arasından sıyrılarak göz yaşlarını sildi ve gülümseyerek "Evet, çok ama çok iyi geldi" Dedi. Gülümseyerek gözlerinin içine bakmıştım, Luna bana bakarak "Aç mısın birşeyler yapayım mı?" Dedi. Ah Lunam sen yemeği boş ver ben kendime yiyecek bir şeyler yaparım zaten sen kızının gönlünü almaya bak sevgilim.

Ben gene sarhoş oluyordum, ah be adam ah be, şurada daha demin kızın ve eşin kavga etti sen burda aşkın peşindesin! Ama kokusu, bakışı, o bal gibi dudakları, sarhoştum, gerçekten sarhoştum ki Luna' ya öylece dalıp gitmiştim. Luna beni süzerek "Sen salondaki kanepeye yat uzan bi bence mal mal bakınıp duruyosun! , bende Rose' a bakayım gönlünü almaya çalışayım olur mu?" Diyerek yanımdan geçip gitti. O Rose' a bakmaya gitmişken bende salondaki kanepeye yığılı verdim, Lunam sen az demin saç baş girdiğin kızının yanına gidip "aç mısın?" Mı diyeceksin?

Biraz sonra Luna salona geldi, koltukta doğruldum ve ellerimi birbirine kenetlenerek "Eee konuşa bildin mi kızınla?" Dedim. Sinirli ve atarlı bir şekilde "Beni sinir etmeye falan mı çalışıyorsun sen?" Dedi. Neden bi tane atar gider yaptı ki! Amacım onu kızdırmak falan değildi! sadece soru sordum en azından nazikçe de diye bilirdi!? Ben sinirli sinirli dalmıştım ki Luna yanıma oturdu ve ağlamaklı bir ses tonuyla "Sence ben iyi bir anne miyim?" Dedi. Kafamı Lunaya çevirdim, ağlayacak durumdaydı,o kadar kırılmıştı ki boğazı düğümlenmişti resmen. Luna başını hafif öne eymiş halıya doğru bakarak "O beni asla annesi olarak görmedi degil mi? Belkide yanlış bir seçim yaptık! Yaptın!" Dedi ve derin nefes aldı, kafasını bana doğru çevirerek "Sende beni asla eşin olarak görmedin zaten!" Dedi. Ne? Luna sen ne diyorsun? Ne demek şimdi bu! Yavrum senin ağzından neler çıkıyor? Luna Tanrı aşkına sana olan tutkuma göz mü yumuyorsun? Güzelim sana olan aşkımı hiç mi gösteremedim? Hiç mi belli olmuyor!

Luna ellerini gözlerini kapatacak şekilde yüzüne koyarak " Ah! Neden beni seçtin! Bende ne buldum böyle? " Lunaya bakarak, ses tonumu hafif yükseltirim* "Sen ne saçmalıyorsun! Ciddiyim Luna, sen ne diyorsun!?" Ah sevgilim, Kardelen! Neden bunu kendine yapıyorsun! Oysa ben senden başka kadına bakıcak gücü, o gösterşi hiç kendimde aramadım ki! Fakat sen karşımda oturmuş "Neden beni seçtin?" Diyorsun! İç çekerek "Kardelen, neden bir durumun sebebini öğrenmektense sonucunu görmüyorsun? Bazende bazı şeylerin bir nedeni olmaz! Ben seni nedensiz bir şekilde seviyorum, nedenini bilmiyorum ama neticede seni seviyorum ve hep öyle kalıcak" Dedim. Luna susmuştu, hafif ağlamaklı ve dolmuş gözlerle bana baktı "Bende seni sevmeyi bırakmayacağım Ayçiçeğim!" Dedi ardından gülümseyerek "Söyle o zaman, bana olan o tutkun ve sevgin Nasıl?"

(*Yazarın notu: sesini yükseltirse Luna ağzına eder)

Yanına biraz daha yakın oturdum, "Ben sana resmen tapıyorum(!) Luna! Adını her ağzıma aldımda kalbimde oluşan o hissi, sana her baktığımda kafamın üzerinden lavlar akarcasına sıcaklamamın, seni her öptüğüm de sarhoş olmamın nedenisin sen!" Gene yanaklarım gereğinden fazla kızarıyor, gene terliyordum ama Luna pür dikkat beni dinleyip gülüyor söylediklerimden hoşlanıyordu, konuyu sevmiş gibiydi. Gülerek "Sen beğendin galiba bu hissettiklerimi?" Dedim. Luna'nın yanakları kızararak "Sen anlat ben dinliyorum işte ya!" Dedi. Onu süzerek "Bilmem molada verebiliriz istersen" Diyerek ona yaklaştım. Yaklaştığım sırada o benim yakamı tutup beni kendine doğru çekti ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Dudağını dudağımdan çektiğinde, koltuktan kalktı ve "Yemek yiyecek misin? Kendime bir şeyler yapıcam da" Dedi. Sarhoşmuydum yoksa aklım yerindemiydi bilmiyorum, Lunaya bakarak "Ellerinden bir kahve içmek isterdim ama onuda ben yapayım be güzelim" Luna sakin bir ses tonuyla " Ah! Bak benimde aklımdan kahve yapmak geçiyordu, sen otur ben kahveleri yaparım" Dedi. Yalan söylediği o kadar belli oluyordu ki, bende bir şey demedim bırakalım kahve yapsın. Luna mutfağa gitti, arkasından onu izledim, beli ne kadarda inceydi! Güzel bir fiziği vardı fakat olduğundan sağlıksız bir şekilde zayıftı. Ah! Yavrum, kendine neden bu kadar yükleniyorsun?

Luna yaklaşık yarım saate yakın mutfaktan çıktı ve yanıma geldi elinde tek bir kahve vardı. Tek kaşımı kaldırarak soru sordum "E hani bana? Sanada yapıcam demiştin Luna! "Dedim Luna kibirli bir tavırla " Kalkıp kendin al! Onuda mı ben yapayım? Kendi başının çaresine bakabilecek yaştasın! " Dedi. Ne diyeyim şimdi? Haklıydı! Kadınların hepside mı haklı olur yahu!

Mutfağa gidip kahvemi aldım, mutfaktaki tezgaha sırtımı yasladım ve camdan dışarıyı seyrettim. Sarı güneş ışığının yüzüme vurmasını seviyordum, sıcacıktı, gözlerimi yavaşca kapattım ve öylece durdum. Belkide hayatımda yaşadığım en iyi 5 saniyedi bilmiyorum ama hissettiğim o nostalji, kadınsı güllü parfüm (Lunanın olduğunu düşünüyorum) ve elimdeki üçü bir arada köpüklü nescafe kahvenin kokusu, bana huzur vermişti. Sanki saatlerce orada oracıkta durabilirmişim gibiydi. Kahveden bir yudum aldım ve oturma odasına gittim, Luna kitabını eline almıştı,sayfları bir kemancının kemanındaki tellere arşesini nazikçe ve kibarca dokundurduğu gibi dokunuyordu. Kitabına dalmıştı Luna desem duymaz, seni seviyorum desem anlamazdı! Ah o güzelliği o ihtişamı beni benden aldı. Hafif önü açık, uzun kollu, koyu kırmızı, dar bluzün kenerlarından siyah dantelli atleti görünüyordu ve altında uzun kahverengi şeritli, sütlü kahve renginde bir pantolonu vardı, Lunanın evde pantolonla dolaşması sıkça görülen bir durum değildi! Kanepeye oturdum ve onu süzerek kahvemi yudumladım, bir anda Rose' un kapısı açıldı ki benim korkup koltukta titrememle birlikte sıcacık kahveyi az kalsın koluma dökecektim, Rose, yanımıza gelip "Baba bu gün arkadaşım bizde kalsa, lütfen lütfen lütfen!" Diyerek duygu sömürüsü yaptı, Git annene sor kızım napıyım ben! Uğraştırma beni! Arama babanı bu konularda ya. Merakla "Hangi arkadaşın?" Dedim. "Mayra, hani görmüştün ya wolf cut saçlı, benim boylarında bir kız" Dedi. Yeminnen hiç görmemiştim, "İyi iyi akşam çağırırsın" Deyip geçiştirdim çünkü hangi baba bunu yapmazdı ki? Rose eş geçip Lunaya baktım fakat ondan bir cevap gelmemişti, boğazımı temizledim, belki kafasını kitaptan kaldırıp konuya dahil olur diyerekten fakat gözleriyle bile bakmayı red etmişti. Rose ciddi bir şekilde "Baba! Sorunun cevabını alabilir miyim acaba?" Dedi. Luna cevap vermeyince ortamı yumuşatmak için dalgasına "Sen ne sormuştun ki?" Dedim. Rose' un sinirleri bozulmuştu, sınırlı bir şekilde "BABA!" Dedi. O gıcık ve piç tavrımı takınarak "Yoo eve çağramazsın, nerden biliyosun belki ben annenle özel bir şey yapıcam." Dedim. Luna kafasını kitaptan kaldırır kaldırmaz "Ne! Akşam özel birşey falan yok Rose! İstediğin arkadaşını eve davet edebilirsin" Dedi. Luna koltuğa yaslandığı anda bluzunün önü açıldı "Luna!" Diyip baş parmağımla bluzünun açılan kısmını gösterdim. Luna bluzünun açılan kısmına baktıkdan sonra bana dönerek "Ne var, ne oldu? Sende bakmayı ver! Gözlerin de doğru dursun az! " Dedi. Sırıtarak ve ciddi olmayan bir tavırla "tşörtünü düzelt istersen yoksa ben yaparım!" Dedim. Yapamazdım gerçi! Malın tekiyim sonuçta! Luna kitabı kapatıp cam masaya bıraktı ve kendini beğenmiş, gözterişli bir tavırla "Gel yap o zaman, madem o kadar iddaalısın!" Dedi. Allah'ım ters köşe oldum resmen! Ne demek "Gel yap o zaman"? Rose' un gözleri faldır taşı gibi açılmıştı ve ağzından ani bir şekilde " Oha" Kelimesi çıkmıştı, Luna' ya bakıyordu. Luna aynı bakışları sürdürerek "Bekliyorum, hani sen yaparmışsın ya!" Dedi. "Luna Tanrı aşkına ne diyorsun!" Dedim. Luna tavrını sürdürerek " O zaman yapamayacağın şeylerin kakasını yapmaktan vaz geç! Aklındaki o sapıkça düşünceleri bir çöpe at!" Dedi. Ne dedi şimdi o? Aklımdan daha sağıkça bir düşünce bile geçmedi yahu! Utanmıştım, yanaklarım kıp kırmızı oluyordu. Rose bana bakıp "Ben odamdayken atanızda ne yaşandı bilmiyorum ama birilerinin kötü birşey taptığı belli oluyor" Dedi. Geçiştirmeli ve utanarak "Eğer benden söz ediyorsan küçük hanım konuşma daha iyi! Burada tek kötü düşünen kişi ben değilim!" Dedim ve bakışlarımı Lunaya çevirdim tabi Lunada üstüne alınarak "Ah! Elbette burdaki olay çıkaran sensin, ahmak seni!" Saçma sapan bi konu için bi anda neden birbirimize girdik ki şimdi anlamadım ben? Geçiştirir bir tavırla "Tamam Luna haklısın, lütfen artık susarmısın?" Dedim. Çünkü biliyordum ki beni dibe sokucaktı, hatta rezil edicekti. Luna kibirli kibirli gülerek "Ah canım! Dibe batçağını anlayıp nasılda uslu bir köpek gibi dileniyor baksana şuna Rose tatlım" Ardından Roseda kibirli gülmeye başlamıştı. Hem uslu köpekte nasıl bir tabir oluyordu? Sinirime dokunmuştu şahsen, sinirli olduğumu belli eden bir ses tonuyla "Uslu köpek falan değilim ben!" Luna tek kaşını kaldırarak sordu "ama?" Sanki ipler onun elindeydi, etkileyiciydi, içimde birşeyler oluşuyordu sanki, midem mi bulanıyordu yoksa kelebekmi yutmuştum anlayamadım. Gergin ve sinirli bir tavırla "Aması yok işte! Gerçi senin köpeğin olurum ha! " Dedim. Luna ve Rose bu tepkime gülüşürken ortada ne olduğunu anlayamamıştım ve sinirlenmeye başlamış bir şekilde oturuyordum. Luna gülerek bana " Bak görüyormusun Rose, bir erkeği etkilemek bu kadar kolay işte! Ay şunun yüzüne bak ağlıcak neredeyse çok saf! " Dedi. Luna' ya sinirli sinirli bakarak "Beni aşağılamayı çok seviyorsun demi?" Dedim. Luna gülerek "Ay hemde çokkk! bayılıyorummm" Dedi ve kahve bardağını alıp berjerden kalktı, yanımdan geçerken gülerek yanağımdan makas aldı ve gene, gene ve gene kalçasını kıvırtarak mutfağa doğru yürüdü. Allah' ım ne var şu yürümede! Arkasından "Düzgün yürü Allah aşkına be kadın!" Dedim. Luna mutfaktan "Gözlerinde maşşallah her yanıma bakıyor!" Dedi. Ha! Ne? Kızarmıştım, evet bakıyorum her yanına ama kötü bir niyetim yok ki! Belki iki üç birşey dışında kötü bir niyetim yok. Rose gülmemek için kendini zor tutarmışcasına "Neyse ben odama gidiyorum, arkadaşımı çağıracağım da" Dedi ve odasına gitti. Ah be kadın! Sen ne ara bu kadar gıcıklaştın yahu! Luna mutfaktan gelir gelmez "Sen Rose ile barıştın galiba ha?" Dedim. Luna gülerek "Anne kız ilişkisi işte, olur öyle" Dedi. Ben Luna'yı süzerken Luna da gene berjerde oturmuş kitap okuyordu, ayraç niyetine kitabın arasına koyduğu şeyi cam masaya bırakmıştı, cam masadan beyaz, ince, uzun A4 kağıdını aldım ve ters çevirdim ki Luna beni çizmiş, çizim de takım elbisem ve elimde kahvem vardı, aceleye getirilmiş bir resim gibi duruyordu, yarım kalmış hayalleri gibi resimde taslakta bırakmıştı.

Beni çizdiği için pek şaşırmamıştım çünkü genellikle beni referans olarak çizerdi, ama sorum neden bendi? Çizim yapacaksan bir sürü referans var ki, dışarda bir sürü insan var internette başka türden çizimler var herhangi birisini denemek yerine sürekli ama sürekli beni çiziyordu, şakasız bütün eskiz defterlerine beni çizmişti adeta. Luna' ya bakarak "Neden sürekli beni çiziyorsun Luna?" Dedim. Luna başını kitaptan kaldırdı ki gözleri aşk dolu bir şekilde "Çünkü resim çizerken sen: kalemi elime aldığımda oluşan heyecan, ilk taslağı attığım da içimde olan kararsızlık ama sonucunda da oluşan en mükemmel şeysin" Dedi. Derken yanakları benden de kıp kırmızı olmuştu, etkilenmiştim bu dediğine, öyle içten demişti ki onun kalp atışlarını duyabiliyordum resmen.

Akşam oluyordu. Bir kaç saat sonra kabının zili çaldı, Rose odasından çıkıp kapıya bakmaya gitti. Luna da okuduğu kitabı kapayıp önümdeki berjerden kalktı ve Rose'un yanına gitti ben ise kanepede gözlerim açık yayılıp yatıyordum yalnız Luna ani bir şekilde kitabı karnıma vurdu. Luna' nın kitabı karnıma vurmasıyla birlikte yerimden hoplamıştım. Koltuk da doğrularak "Oha! Ne yapıyosun be kadın? Acıdı ya!" Diyerek sağ elimle karnımı tutuyordum. Luna dalga geçer gibi "Ooh çok güzel olmuş, çatla da patla" Diyerek ellerini yumruk yapıp birbirine vuruyordu. Sinirimden kanepedeki yastığı alıp Luna' ya atmıştım. Luna bir şeyler diyip duruyordu yalnız dinlemeyip bize gelen Rose' un arkadaşına bakmaya gittim ki Luna da peşimden geldi. Rose arkadaşıyla konuşurken, Luna gülümseyerek "Hoş geldin canım, Mayraydı yanlış bilmiyorsam" Dedi, ona sıkıca sarıldı, evi tanıtıp gösterdikten sonra yatak odasına doğru gitti. Rose bana yalvarır bakışlarla "Bu akşam bizde kalsa olur mu baba! Lütfennn!" Dedi. Aynı yalvarır bakışı Mayra' da yaptı, "Ne yaparsanız yapın, çocuk değilsiniz ya?" Dedim. Cidden on dokuz yaşınıza basmışsınız halan da izin alıyorsunuz! Şahsen 19 yaşında sokakta sürten bir çocukluk geçirmiş olarak, ki sizlere tavsiye ettiğim bir olay değil, Rose'un 19 yaşında ne yaptığınk pek sorgulamıyorum.

Dakikalar sonra bende yatak odasına geçtim, Luna yatağın üstündeki kıyafetleri dürüyordu. Bezmiş bir şekilde "Halanda çocuk gibiler!" Dedim. Luna gülerek "Ona kalırsa sende çocuk gibisin" Dedi. Şaşkın bir şekilde "Nerden çıktı şimdi o? Nasıl yani? " Dedim. Luna gülümseyerek "Bilmiyormuşsun gibi konuşmasana! O çocuksu tavırları, iltifatları hatta küfürleri söylüyorsun ve bu iyi bir şey! Çocuk olmak, çocuk gibi olmak herkesin hakkı" Dedi. Böyle konuları açtığında hep ağlayasım gelirdi, ama kendime söyledim aptalca bir söz var "I don't boys cry" Aptalcaydı işte! Erkek adamda ağlardı oysa, Luna yatağa geçip yattı, bende yanına yattım. Sırtım Lunaya dönüktü gözlerimi kapatıyordum fakat geri tekrardan açılıyordu, aklımda dolanıp duruyordu "çocuk gibi olmak herkesin hakkı" Gözlerimden hafifçe bir ıslaklık aktı. Acıtmıştı, zaten bu yükte Lunaya fazlaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.