BİRİNCİ GÜN
Kolltukta oturuyordum, saat sabahın sekiziydi ben kahvemi yudumlarken Lunada yanımda kitabını okuyordu, üstten ne okuduğuna bakıyordum ki abuk subuk şeyler okuduğu ap açık ortadaydı, tabi o okurken baya eğleniyor gülüyordu, orası ayrı bir konu. Tam kahvemden bir yudum alacakken kapı zili çaldı, hangi yarım akıllı sabahın sekizinde bizim evin kapısını açardı ki? Hiç kimse de bize haber vermemişti! Luna hemen ayağa kalkıp gülümseyerek "ben kapıya bakarım" Dedi. O hızlı hızlı adımlarla kapıya bakarken ben arkasından baka kalmıştım, öyle güzeş bir kadın ki. Luna kapıda biri ile konuşurken kucağında yaklaşık yedi yaşlarında, siyah saçlı, sol süt dişi çıkmamış bir çocuk vardı ki ben bu veledi bir yerlerden biliyordum. Luna konuşmasını bitirdikten sonra salona kucağındaki çocukla geldi ve "Bak hayatım, bu Berke Can tanıyorsundur zaten benim kuzenimin oğlu" Dedi. Hayatım? KUZENİN ÇOCUĞU? BERKE CAN? Ne olduk şimdi biz bebek bakıcısı falan mı? Üç çocuğa zar zor baktık kuzenin bula bula bakıcı olarak bizi mi buldu cidden? Gülümseyerek "Biliyorum yavrum Berke Can' ı da, noldu ki? " Dedim. Luna Berke Can' ı yere bıraktı ve bana bakarak "Kuzenimin bir iş seyahatine çıkacağı için Berke de iki günlüğüne bizde kalıcak" Dedi. Yavrum bu nedir, sen ciddi misin? Hayır birde enayı gibi kabul etmişsin "tabi bakarız" diyerekten Ayağa kalktım ve Luna' nın kolundan tutarak "Senle biraz konuşabilir miyiz Luna" Dedim ve onu mutfağa götürdüm. Luna bana bakıp masum masum gülüyordu, gözlerinin içine bakarak "Cidden iki gün mü bakıcaz bu çocuğa biz? " Dedim. Luna gülerek "Sanırım bir süreliğine tekrardan çocuk bakıcaz" Dedi ve ellerini saçıma götürerek kafamı okşadı. Salondan Rose ve Berke'nin sesleri geliyordu zaten ikisi de iyi anlaşıyorlardı, ellerimi belime koyarak "Peki o zaman, bu çocukla napıcaz biz?" Dedim. Luna elini çenesine koyarak düşünüyordu ki bende onu süzüyordum, üzerinde uzun kollu ince bordo renginde bir bulüz altında ise kalçasını belli eden, vücudun saran bol paça açık renk bir pantolon ve ona bakamadan duramayan aşık ben. Luna düşüncesiyle beraber salona gitti ki bende arakasından gittim, şimdi tek yapacağımız bu çocuğu ne eğlendirirdi? sonuçta Ben Luna ile evlendikten beş-altı yıl sonra Berke Can doğmuştu ve ben onu ilk gördüğümde daha minicik bir bebekti zaten ailesi yurt dışında olduğu için onu sadece bayramlarda görebiliyorduk genellikle ne sevdiğini, istediğinide pek bilmezdik. Luna Berke Can' a bakıp "bu gün ne yapmak istersin Berke, yapıcaklar lisesi dop dolu" Dedi. Berke Can eşime bakmaya çekinircesine "Yürümek istiyorum" Dedi. Luna buna duyduğuna sevinip gülümseyerek "Harika! Bu gün eniştenin ve benim izin günümüz canım ve burda bir sürü yürüyüş alanı var istersen bir çıkıp turlayalım" Dedi. Berk gülerek "Olurrr"
Ah Luna, canım benim çocukluğunu bu yaşında yaşaman da ayrı bir dert. Luna ayağa kalkarak "Hadi hepiniz üstünüzü değiştirin bakalım" Dedi. Hepimiz odalarımıza çekildik Berke'nin üstü zaten giyinilmiş ve temiz olduğundan Luna alel acele üstüne uzun açık mavi bir elbise yarım siyah kolsuz bir atlet üstüne ise gömlek giyindikten sonra hasır şapkasını ve çantasını alıp yatak odasından çıktı bende üstüme beyaz gömlek altımada mavi kot pantolonumu giyindim ve en pahalı saatimi sol bileğime takıp güneş gözlüğümü aldıktan sonra yatak odasından çıktım. Herkes hazır bekliyordu, Luna "Hepimiz hazırsak çıkalım o zaman, belki yolda dondurma alırız" Dedi ve hepimiz evden çıktık. Hava gerçekten o kadar sıcaktı ki denize giren binlerce insan vardı gerçi bu sıcakta deniz bile ferah tutmazdı insanı.
Kaldırımda yürürken ben Luna'nın yanında el ele tutuşup yürürken Rose ve Berke arakdaydı. Ben Lunaya bakarken o da bana bana bakarak "Seni çok ama çok seviyorum canım" Dedi ve kafasını omzuma yasladı. Gülümseyerek "Bende seni tarif edilemicek kadar seviyorum yavrum" Dedim. Ah yavrum, Lunam benim, ay parçam sen öyle güzel öyle narin öyle nahif birisin ki bazendir sevgim sana fazla geliyor, boğazım düğümleniyor, senin karşında dım dızlak kalıyorum, beni öyle sarhoş ediyorsun ki sanki o hayatımın biricik, tek aşkını bulmuşum gibi hissettiriyorsun, ah keşke bunları sana da diye bilsem ama tek yaptığım o patlayacakmış gibi olan kalbimin içine gömmek. Ben bunları düşünürken sokağın ortasında iki çifti fotoğraf çeken sarı saçlı küpeli hafiv bıyığı ve sakalı çıkmış yakışıklı bir genç gördüm, Lunayı dürterek "Luna bizde fotoğraf çekinelim mi?" Dedim. Luna'nın gözleri parlayarak "Olur tabikii. Güzel bir aktivite" Dedi. Kardelen. Ah yavrum benim...
Ben bunları içimden geçirirken bahsettim sarışın delikanlı bize doğru gelip, gülümseyerek ve nazik bir şekilde "Sizi yolda gördüm efendim, çok uyumlu ve harika bir çiftsiniz eğer izniniz olurda sizi çekmek isterim" Dedi. Luna tabi bu iltifatlara karşı birazcık kızarıp utandı, ben delikanlıya bakıp "Teşekkür ederim yakışıklı! Sizin fotoğrafımızı çekmenizden onur duyarız" Dedim. Ve bizi yönledirerek poz verttirdi biz fotoğraf çekinirken Berk ve Rose karenin dışında bize bakıp gülüyorlardı tabi Rose'nin gözlerinde bir parlama vardı. Fotoğraf çekimi bitince fotoğrafları seçip güzel olanlarını fotoğrafı baskılı bir şekilde aldık Delikanlıya bakıp "Parası ne kadar dı? " Dedim. Genç gülerek "Aslında tüm fotoğraf çekimlerini parasız yapıyorum efendim" Dedi. Gülerek cebimden cüzdanımı çıkardım ve içinden 10 dolar çıkardım ve çocuğa uzatarak "Al bakalım kendine birşeyler alırsın" Dedim. Genç ilk başta tereddüt etti zar zor ikna ettiğim zaman aldı ve "Teşekkürler efendim" Dedi. "Ne demek evladım" Dedim ve Luna' nın yanına gittim, zaten o da Rose ile fotoğraflara bakıyordu, Berke geldiğimi görünce "Hadi gidelim" Dedi ve gene yürümeye başladık bir kaç süre sonra Luna bana bakıp " Sen fotoğrafçı çocuğa bahşiş mi verdin" Dedi. Luna'nın belinden tutup " Bahşiş vermedim, sadece minik bir iyilik yaptım, sonuçta o da bunu hak ediyor Luna" Dedim. Luna gülerek kafasını gene omzuma yasladı.
Eve dönerken Dondurma ve bir iki abur cubur aldık akşam minik bir film gecesi yapmayı planlamıştık. Eve gittiğimizde saat akşamı vurmuştu bile o kadar çok dönüp dolaşmışız ki eve çok geç gelmiştik, Luna üstünü değiştirirken bende akşam yemeği hazırlıyordum, Rose ve Berk de izlicekleri filmi seçiyorlardı. Luna yatak odasından çıktıktan sonra üstümü değiştirmeye gittim, yatak odasına gidince her yer dap dağınıktı pantolonlar, elbiseler hatta iç çamaşırları bile!? Üstümü değiştirmeyi es geçip hemen odadaki kıyafetleri toplamaya ve düzenli bir şekilde yerlerine koymaya koyuldum tabi bunun içinde Luna' nın kıyafetleride geçerliydi. Odadaki kıyafetleri düzenledikten sonra odadan çıktım ki Lunada odaya giriyormuş yani anlayacağınız kapının önünde çarpışıp ve öpüşür gibi bir hal oldu, Luna utancından yanakları kızarmıştı sonuçta o böyle ani yakınlaşmaları sevmezdi hatta bazendir temas bile istemezdi kendisini elletmez, öpülmesine bile izin vermezdi. Bunun nedenini ben biliyordum, tramva sebebiydi, şey sanırım bu saçma ve kaba olayı daha sizlere anlatacak kadar cesaretli değilim sanırım çünkü o olaydan sonra Luna bir kaç yıl psikolojik destek almaya başlamıştı, neyse bu konumuz değil! Ben dalıp gitmiştim ki Luna iki de bir bana sesleniyodu en sonunda tokat attı ki yemin ederim o el kaya gibi sert.
Bana tokat attıktan sonra "Dalıp gitmesine öyle! Yemek hazır diyorum sen vücuduma bakıyorsun! Sapık seni! " Dedi ve öldürcekmiş gibi bana baktı, kala kalmıştım "Ne- Ne? Be- Ben- Benim öyle vücuduna bakma gibi bir niyetim yoktu şey-" Tam lafımı bitircekken Luna hemen "Şey ne? Azgın ve sapık düşüncelerini kendine sakla ben bir obje değilim tamam mı? Siz erkekler kadınları sapık düşüncelerinizle bir tutmayın! " Dedi. Yanaklarım kısarmıştı onu obje olarak görmüyordum ki ben be! Düşüncelere dalıp gitmiştim nereye baktığımı bile bilmiyordum! Utanarak " Seni ne zamandan beri vücudun için seviyorum Luna?" Dedim. Luna öylece kala kalmıştı, gülümseyerek "Bana aşık olduğun insana dokunmadan bile aşkını yaşadığını öğrettin" Dedim. Tabi bunları derken kalbim küt küt atıyordu sanki yerinden fırlıcakmış gibi öyle hızlıydı ki yanaklarım gene kızarıyor avuçlarımın içi gene terliyordu, Luna bana bakıp gülümseyerek "Aşk ellemekten ibaret değildir bazenleri o kişiyi yanında seversin, bazenleri bir mesajla bazenleride-" Sözünü keserek " Gözlerinin içindeki parıldamaya uzun süre bakıncada onu gene seversin" Dedim. Ve kahverengiymiş, onun gözleri kahverengiymiş! Yıllardır yalnış bildiğim o göz rengi en sonunda kendini bana kardelenler gibi açtı, ah Luna sen herşeyimsin! Benim biricik eşim, hayat arkadaşım, umudum, ilham kaynağım ve sen anne şefkati görmemiş, çocukluğundan yoksun bir adama annesin!
Rose mutfaktan çıkarak "anne, baba açlıktan ölmeyi mi planlıyorsunuz siz! " Dedi. Luna hemen kolumdan tutup sürükleyerek " Hemen geldik canım " Dedi ve mutfağa geçtik. Yemekte Berke iki üç espiri yapıp sevdiği ve sevmediği şeyler hakkında konuştu ki yemeği hepimiz çabucak yemiştik. Yemek bittikten sonra Luna bulaşıkları makineye koyarken Berke ve Rose izlicekleri filmi seçiyordu ama ben o kadar yorgundum ki gidip yatak odasındaki yatağa yığılı verdim, yakşalık yarım saat sonra Luna odaya geldi uyku semesi olduğum için hiç bişey göremiyor anlayamıyordum ama gördüğüm kadarıyla kitap okuyordu o okurken bende yatağa geri yattım ki oracıkta sızıp kalmışım.
İKİNCİ GÜN
Yatakda karımla mışıl mışıl uyuyorduk ki Berke odaya koşa koşa gelip yatağa, üstümüze zıpladı ki ki o şaşkınlıkla ne olduğunu biz bile anlamamıştık. Berke hareketli bir şekilde "Uyanın! Uyandınız mı?" Dedi. Gülerek " Sayende uyandık afacan" Dedim. Luna da ardından " Seni bu sabah uyandıran şey nedir? " Dedi. Onlar yatakda konuşurken ben kalkıp hemen elimi yüzümü yıkamaya gittim, yıkadıktan hemen sonra kendime zift gibi bir kahve yaptım ki ayılmam gerekti. Kahveyi yaptıktan iki üç dakika sonra kafaya diktim, ardından Luna mutfağa girdi ve " Kahveyi öyle aniden hepsini içersen geberirsin!" Dedi. Ne gebermesi yahu be kadın! Sen kahveye ne bakıyorsun kendine baksan asıl beni geberten sensin! Ben bu düşüncelere dalarken Luna da kendine kahve yapıyordu, bana bakıp " Aslında yakışıklı birisin " Dedi. Ne? NE!? Yanaklarım kızarmıştı, gülümseyerek " Sende çok güzel bir meleksin " Dedim. Luna gülerek " Ben melek falan değilim hem bence düşündüğünden de fazla güzel de değilim" Dedi. Gene oluyordu! Gene kalbim patlıcakmış gibi oluyordu gözlerinin içine bakıp "İnsan aşık olduğu insanı güzel bulurmuş derlerdi" Dedim. Luna buna güldü tabi.
Luna mutfakta dururken ben oturma odasına geçmiştim ve ordaki çift kanepeye yığılmıştım. Ah aşk, insan gerçekten dokunmadan hatta cinsel ilişki bile olmadan sevebilir di, aşık olabilir, insan "ben aşığım" dediğinde aşık olduğu kişinin dış güzelliği, vücudu akla gelmemeli. Ben Lunayı böyle sevmiyorum onu hatalarıyla, seçimleriyle seviyorum kendi olduğu için seviyorum sonuçta o benim eşim ve aşık olduğum kadın tek bir hatasında ona nefret yadırmam ya da ayrı fikirlerde olduğumuz zaman üste çıkmaya çalışmam, elinde sonunda biz barışın ve mutluluğum bir yolunu buluyoruz. Sanırım ilişkimizin en güzel yanıda bu, her iki kişinin de birbirine saygı ve empatiyle yaklaşması! Ben koltukda uzanarak düşüncelere dalmışken Berke yanıma geldi ve bana bakıp " Enişte siz hiç Luna teyzemle dans ettiniz mi? Yada öpüştünüz mü? " Dedi. Koltukda doğruldum, utancımdan yerlerdeydim resmen, evladım sen Lunayla bizim öpüşüp öpüşmediğimizi napıcaksın ya? Gülerek "Bunları bu yaşta öğrenmemelisin bence, her şeyin bir vakti var Berke" Dedim. Berke gülerek " Ama birbirlerine aşık insanlar bunları yapar tıpkı annem ve babam gibi" Dedi. Demek annesi ve babası gillerde böyle davranıyor. " Elbette bazıları böyle davranır bizde ediyoruz ama böyle aşk işleri bana kalırsa senin yaşındaki bir çocuğa göre konuşulacak birşey değil gibi afacan" Dedim. Berke güldü ve Luna' nın yanına gitti ki zaten Luna da mutfaktan çıkmıştı ve oturma odasınagelmişti, bu gün pek dışarı çıkacağımızı zannetmiyorduk hem hava sıcaktı hem de gezip bozucak kadar da enerjik değildik.
Luna yanıma oturdu ve Berke ile konuşmaya başkadı 10 yaşında küçük bir çocuk olduğu için ona TV yada telefondan herhangi bir şey çok sık izletmiyorduk onun yerine konuşuyor yada oyunlar oynuyorduk. Berke çok konuşkan biri olduğu için konuşmayı severdi üstelik o kişi Luna ise, onlar konuşurken Rose odasından matematik test kitabı ile çıkageldi soru soracağı kesindi. Kafası karışık bir şekilde " Baba yardım edermisin" Dedi. Gülerek "Tabiki ederim, getir bakayım hangi soruyu bilemedin" Dedim. Tabi ben kendi içimde matematik bölümünde olup okulda yüksek derece yapan öğrenciler arasındaydım yani aklıma az çok bir sürü bilgi var,e tabi böyle durumda evde böyle şeylerle övününce Luna bana kızardı belki kıskançdı orasını pek bilmiyorum. Rose yanıma gelip sorusunu sordu, bende iki üç işlemle cevabı bulmuştum, ben böyle soru çözerken Luna bana bakıyordu. "Neden bana bakıyorsun Luna" Dediğimde ise Luna hayranlıkla " Zekana hayranım" Dedi. Kızarmıştım, gülerek " Gerçekten mi?" Dedim. Luna gülerek " Gerçektende" Dedi. Lunayla yaklaşık yirmi saniyedir bakışıyorduk ve en sonunda bakışmamız son buldu Luna Berkeyle ilgilenmeye başladı bende Rose kitabını geri verdim. Bu gün işim yoktu yani iki günlük izindeyim, aslında bu günleri sadece Lunayla vakit geçirmek istiyordum ama Berke Can olayı çıkınca ona da bakmak zorunda kaldık, aslında iyi bir çocuk yaramaz değil uslu ve tatlı biri yani kısaca bizim zibidi Damian'nın çocukluğuna benzemiyor.
İki üç dakikadır boş boş durduğum için can sıkıntısından masanın üstündeki eskiz deftere birşeyler karalamak istedim ki elim hep Lunaya kayıyordu ve çizdiğim sayfada Luna' nın portreleri duruyordu aslında defteri biraz uzaklaştırıp bakınca güzel ve hoş görünüyor. Luna tekrardan yaptığım resme bakıp " O ben miyim? " Dedi. Utancımdan ne diyeceğimi bilemedim yani sadece öylece çizmiştim sayfayı koparırken " Şey- E-e-e-evet sensin" Dedim ve sayfayı koparaıp katladıktan sonra cebime koydum. Luna bana bakıp " Daha detaylı görmek isterdim " Dedi. Yanaklarım kızarıyordu, yanaklarım neden bu kadar fazla kızarıyordu ki! salak salak gülerek "Tabi bakabilirsin " Dedim ve cebimden resmi çıkardım, resmi çıkarır çıkarmaz hemen elimden aldı ve resmi incelemeye başladı, gülümseyerek ".Bu resim bende kalabilir mi? " Dedi. Gülerek "Tabi Luna, kalabilir" Dedimim. Neden? Neden sende kalıyormuş ki! Ben çizdim o resmi! Zaten aynı evde yaşiyoruz istediğin zaman bakabilirsin! Ama Luna of! Sen aşdığında ya günlüğünün arasına yada bulamayacağım yerlere saklıyorsun!
Biz ne yapıp edip saat gene çok geç olmuştu ve yarın Berke Can' ı annesi alacaktı yanı bu gün Berke' nin son günüydü ve eğlenmiş görünüyordu yorgunluktan koltukda sızıp kalmıştı bende yatak oadasına gidip üstümü bakışımı değiştirdikten sonra yatağa derin bir uykuya sızmıştım Lunada benimle beraber yatmıştı birbirimize sarıla sarıla yatmıştık. Yarın olunca ise uykumda Berke' nin gittidiğini duyabiliyordum o iki gün boyunca hem kendimiz eğlenmiştik hem de Berke Can' ı eğlendirdik. Artık başka sefere bir daha onu bu evde falan görmeyiz!
