İçeriğe geç

Kumarbazlar

Bölüm 3 · 11 dk okuma

Kumarbazlar

Bölüm 3

Bölüm 3: Evlilik Yıl Dönümü

Sabah olmuştu güneşin ışığı gözlerimi alıyordu, yatakta uzanmış yatıyordum gözlerimi açtığımda eşim karşımda dikilmiş bana gülümseyerek bakıyordu üzerinde kırmız uzun kollu bir bluz vardı ve orta boy dar bir etek giyinmişti, boynunda da ona doğum gününde verdiğim inci kolye vardı. Yataktan kalktığımda neden böyle giyindiğini sordum "Bu gün evlilik yıl dönümümüz unuttun mu?" dedi. Unutmamıştım ama bu günü gece yarısında kutlayabilirdik. Nazik bir sesle "Hayır unutmadım" dedim.

Masada duran minik hediye kutusuna baktım, Luna bana bakarak "Sana aldım, beğeneceğini umuyorum, gerçi ne tür şeyler sevdiğini pek bilemiyorum bu yüzden Dean' e başvurdum" Kutuyu elime alıp paketi yırttım, minik kutuda gri bir yüzük vardı yüzük taktığımı biliyordu ve bu güzel bir hediyeydi Luna'ya bakıp "Hediye için teşekkür ederim ama benim sevdiğim sensin Luna" dedim. Bana bakarak gülümsedi, gülümserken gözleri kısılıyordu bu onda sevdiğim en güzel yandı. Ben bunları düşünürken içeriden "Baba!!" diye bir ses yükseldi, kızım Rose'nin sesiydi bu, yatak odasından çıkıp "Noldu" dedim. Elindeki telefona bakara "Okula bu gün sen bırakıcakdın ya unuttunmu yoksa?" dedi. Doğru! Ben bırakıcaktım ve üstümü bile değiştirmemiştim.

Ben üstümü değiştirirken Luna'da Rose'nin saçını örüyordu, üstümü değiştirip yatak odasından çıktıktan sonra arabanın anahtarını oturma odasındaki masadan alıp "Hadi bakalım gidelim" dedim. Rose hemen yanıma fırlayıp kapıyı açtı ve dışarı atıldı bende deri ceketimi askıdan alırken Luna gelip beni kolumdan tuttu, bana bakarak "Bu akşam birlikte birşeyler yapabiliriz diye düşünüyorum" Gülerek "Orasını ben hallederim" dedim ve yanağına bir öpücük kondurup evden çıktım.

Arabaya bindiğimizde kızım bana bakarak sırıtıyordu, neden sırıttığını sorduğumda ise "Yok birşey aklımdan komik birşey geçti o kadar" dedi. Cama bakarak halanda sırıtıyordu herhalde birisinden hoşlanıyordu, bu normaldi sonuçta o on dokuz yaşına basmıştı, çok çabuk büyüyordu.

Kırmızı ışıkta durdum ve ona bakarak "birisine mi tutuldunda böyle iki de bir sırıtıyorsun" dedim. Bana şaşkın şaşkın ve yanakları kızarmış bir biçimde "Hiç bir alakası yok" dedi. Yeşil ışık yandı ve gaza bastıktan sonra "yakışıklımı bari" dedim. Sonuçta birisinden hoşlandığı çok belli oluyordu. Cama bakarak "Evet, yakışıllı ve çalışkan bir çocuk" dedi.

Okula geldiğimizde arabayı durdurdum, Rose kapıyı açarken "bir ara tanışmak isterim" dedim. Rose bana gülümseyerek "Tanıştırırım" dedi ve arabadan indi. Rose okula girdiğinde bende eve gittim, mutfaktan sesler geliyordu, Luna heralde mutfağı düzenliyordur diye düşünüp yatak odasına üstümü değiştirmeye gittim. Gittiğimde üstümü çıkardım, o sırada Luna kapıyı açıp içeri girceği sırada "Özür dilerim üstünü değiştirdiğini bilmiyordum" dedi ve elleriyle gözlerini kapattı, bunda utanılacak birşey yoktu ki? Sadece üstümde tişörtüm yoktu o kadar, belki kaslarımdan dolayı utanmış olabilir diye düşündüm ama bu pek mümkün değil sonuçta her kadın karın yada kol kası severdi ama Luna sevsede belli etmezdi yada fazla tepki verirdi, o hep böyle şeylerde geri çekilirdi. Ona bakıp "Gözlerini açabilirsin Luna, sonuçta sadece üstümde tişörtüm yok o kadar" dedim. Gözlerini açıp "alışık olmadığım bir görüntü olunca ne yapacağımı bilemedim işte" dedi. Ona şaşkın şaşkın bakıyordum böyle şeylerden hep kaçıyordu seviyordu ama uzaktan seviyordu oysa ben ona dünyaları vermek isterken bile o bundan kaçınıyor, istemiyordu farklı bir sevme şekli vardı, diğer kadınlar gibi sevmiyordu, sevemiyordu.

Gömleğimdeki düğmeleri iliklerken "Teşekkür ederim Luna" dedim. Luna bana şaşkın şaşkın bakarak "Ney için?" dedi. Ona bakarak her şey için diyememiştim, ağzımdan dökülen kelimeler "Yüzük için" olmuştu, bana gülümseyerek "Beğendiğine sevindim" dedi. Gömleğimdeki düğmeleri iliklemeyi bitirmiştim ve sıra kravata gelmişti ki kravat bağlamayı bilmiyordum, Luna gelip elimden kravatı aldığında bağlamaya başladı bende o sırada ellerimi beline koymuştum. Luna kravatımı bağlarken "Aslında çok romantik ve yakışıklı bir adamsın" dedi. Ben? Ben mi?! Böyle niye şaşırdığıma bakmayın çünkü ben eşimden ilk kez böyle şeyler duyuyordum onaltı yıllık evlilik hayatımda eşimden ilk kez ağzından böyle cümleler duyuyordum. Ona bakarak "Teşekkürler" Dedim. "Neden teşekkür ediyorsun ki?"

"Çünkü hayatımı değiştirdin, beni her koşulda sevdin" Luna gülerek kravatımı bağlamayı sonunda bitirmişti ki beni kravatımdan tutup kendisine doğru çekmişti dudaklarımız gene birleşmişti ve ben gene kızarıyordum öpüşmemiz bittiğinde ise Luna benden daha da kızarmıştı yüzü kıp kırmızı olmuştu şu halimize bak diğer çiftler öpüşürken hiç birşey olmaz ama biz her gün öpüşmemize rağmen birimizin elbet yüzü hep kıp kırmızı oluyordu. En sonunda Luna "ben odadan çıkayım da sen üstünü başını rahat rahat giyin" diyip odadan çıktı. Çıktıktan sonra pantolonumu giyindim, tam odadan çıkacaktım ki gözüm çalışma masamdaki eskiz defterine takıldı bu defter benim değildi Luna'nındı bakmam da sakınca olmadığını düşündüm sonuçta bir iki karalama olur diye düşünmüştüm, defteri açtığımda ise ilk resimde beni çizmişti şaşırmamıştım ama çok güzel çiziyordu, etkilenmiştim açıkcası. Ben deftere bakarken Luna da bana sesleniyordu hemen defteri kapatıp odadan çıktım ses mutfaktan geliyordu ve çok güzel bir yemek kokusu vardı. Luna Türk olduğu için evde Türk yemekleri ile donatılıyordu bereket adeta, evde ne çeşit reçel, peynir, bal ve zeytin varsa hepsi masadaydı Luna da yumurtalı sucuk etmişti, "Ne dikelip duruyorsun otursana" dedi. Masaya geçip sandalyeye oturdum masada bir ben eksiktim resmen, ayaklarımıda bağdaş edip otursam al sana Tatar Japon işte, diye düşündüm ki eşim sandalyede o etekle bile bağdaş kurabiliyor ya, ben ona şaşırıyorum.

Bana bakıp "Sende böyle oturmayı denesene çok rahat ve güzel" dedi. Allah'ım ya hâk diyip öyle oturmayı denedim ki ben böyle birdaha oturmayayım en iyisi, takım elbiseli mahalle dayısı oldum resmen, elime bir tesbih birde çay ver kahvede de tavla oynasam mis gibi olur. Ben bunları düşünürken Luna masayı sömürüyordu resmen "Kızım yemin ederim üç hafta aç bırakılmış YGS'ye çalışan KYK öğrencisi gibisin" dedim ve kahkahayı bastım Luna bana sinirli sinirli bakıp masanın altıdan dizime vuruyordu hiç laf etmeden yemeğin keyfine bakıyordum. Luna ayağa kalktığı an çay bardağını uzatıp "Çay koysana ya" Dedim. Kızın sinirlerini iyice bozmuştum ki çay bardağını kafamda kırıcaktı resmen "Tamam canım ben koyarım çayı sen otur." Yoksa kafa tutsam cesedimi bile bulamazlardı resmen.

Yemepi yedikten sonra sofradan kalkıp oturma odasındaki koltuğa yığılı verdim Luna bana bakıp "İşe gitmiyecek misin de yatıyosun be?" diyiyordu. "Ya karı benimde dinlenmeye hakkım yok..." derken kafama terlikle vurmuştu, acıdı ya vurulurmuydu öyle "Napıyosun lan" dedim. "Karı deninir mi öyle az kibar ol!" dedi. "Peki sultanlar sultanı" dedim şakasına güldü ama halanda bana kızgındı evlilik yıl dönümümüzde bu yapılırmıydı, elalem çiçek alsın bi kutu çikolata alsın gezsin dolaşsın ben eşimden terlik yiyip azar işitiyorum yemin ediyorum ben bu kadına naptımda bu hale geldi? İkimiz arasındaki durum Demet Akalın'ın Pırlanta* şarkısındaki miniçik kaldırım taşı ve pırlanta oldu, tek sorunda bu değil ki, ben kaldırım taşı olup eşim pırlanta oluyor, maşşallah utanmasa sokakta bile ayakkabı ile dövecek beni o denli bir kadın.

*(Yazardan not: bu sahne Demet Akalın dinlerken yazılmıştır, İronik bir zamanda yazıldı)

İşten sonra eve giderken gene Dean ile karşılaşmıştım işe araba ile gittiğim için onu eve bırakabileceğimi söyledim Dean arabaya bindiği sırada Emy de arkasınsan geliyordu ve onu da götürmemi istedi ne beleşçi kızdı, taksici olsam iyi para alırdım bunlardan.

İkiside arabaya bindi Dean öne Emy ise arka tarafa binmişti. Yolda giderken hiç birimiz konuşmuyorduk, sessizliği bozan sonunda Emy olmuştu, bana "Bu gün Luna ve senin evlilik yıl dönümünüz değil mi?" dedi. "Evet öyle" dedim. Cama bakıp "Ona ne almayı düşünüyorsun" dedi. Aslında ona birşey almayı hiç aklımdan bile geçirmemiştim evlilik yıl dönümümünde bile izin almamıştım bu durumda onunla sadece akşam vakit geçirecektim gerçi onu yemeğe çıkarmayı düşünmüştüm, "Ona herhangi birşey almadım gerçi ama onu yemeğe çıkarmayı düşünüyorum" dedim. Emy buna sevinmiş gibiydi sonuçta Luna'nın en yakın arkadaşları arasındaydı ve biz evlendiğimiz gün de bana kin besleyip duruyordu korumacı bir yapısı vardı diyelim.

Dean ve Emy aynı anda "Burda dur" dediler. Arabayı o an durdurdum, ikiside birlikte indi ve Dean bana "Eyvallah seninde yolunu uzattık biraz" dedi. Gülümseyerek "Eyvallah bizden olsun Dean" dedim ve arabayı çalıştırıp sürmeye başladım Dean'nin sevdiğim yönüde buydu galiba, bir yandan zorbalık yapıp dalga geçsede içtenlikle sevede biliyordu.

Okuldan kızımıdı da alıcaktım, arabayı okulun önüne park edip arabadan indim zilin çalmasına 5 dakka vardı arabanın camına yaslanarak bekliyordum ki zil erken çalmıştı, okuldan çıkan Rose'u gördüm arkadaşları ile yanıma geliyordu uzaktan arkadaşlarının bir tanesinin Rose'a "Baban çok yakışıklı ve havalı bir adammış" dediğini duydum, böyle şeylere alışıktım, sonuçta sosyal medyadan da bir sürü hayranlarım vardı, sayılır. Rose arabaya binmeden bana bakıp "Baba arkadaşlarımı da evine bırakabilirmisin lütfen" dedi. Evet taksici olsam çok güzel para kazanırdım cidden, "Olur tabikide" diyerek geçiştirdim. Rose ve arkadaşları arabaya bindikten sonra bende şoför koltuğuna geçip arabayı çalıştırdım, kızlar arkada dört kişi oturmuş kendi aralarında konuşuyorlardı ki konu bana dönmüştü "Benimle ilgili mızmızlanmayın" dedim. Rose "özür dileriz baba" dedi ve arkasından arkadaşları da "Özür dileriz bayım" dediler. Bayım mı? Gerçi, bunu demeleri hoşuma gitti en azından dayı yada enişte gibi şeyler demiyorlardı.

Rose'nin arkadaşları bizim evin yakınlarında oturuyordu bu yüzden ev bulma işine girmemek güzeldi. Bizim eve yaklaştığımızda kızlar burada ineceklerini söyledi, indiklerinde Rose ve bende eve geldik ki yarım saatten fazla bir süre eve geç kalmışız. Eve girdiğimizde oğullarım karşımda dikelmişlerdi, onlar bugün yuttan dilekçe ile izin almışlardır diyerekte pek umursamadım çünkü genellikle bunu çok sık yaparlar, bir bakmışsınız evde bir baktınız yurtta oluverirler!

Rose onlara bakıp "Neden burda dikeliyorsunuz sürpriz birşey mi var?" dediği an yatak odasından Luna gelmişti çok güzel giyinmişti kırmızı güzel bir elbise inci kolye ve saçlarının beline kadar gelmesi, çok güzel olmuştu ki gözlerimden alıkoyamıyordum. Luna bana bakıp "Hadi sende üzerine güzel birşey giyinde gidelim" dedi. Gidelim derken? Evet onu yemeğe çıkarıcaktım ama bunu ona söylememiştim. Emy'nin dediği çok açıktı.

Yatak odasına gidip üstümü başımı değiştirdim üstüme temiz bir gömlek giydim ve takım elbisemi değiştirdim her şeyi giyinmiştim ki gene kravat kalmıştı onu bağlamayı biliyordum tabiki ama Luna yapınca en güzeli oluyordu hep. O yaptığı işi temiz ve güzel yapardı her zaman, "Luna bir bakarmısın" diyerek. Luna'yı çağırmıştım odaya geldiğinde kravatı gösterdim ve "Bağlarmısın"

Narince gülümseyerek elimden kravatımı aldı ve bağlamaya başladı kravatı bağlamayı bitirdiğinde ise ikimizde yatak odasından çıkıp evden çıkıcaktık, ayakkabılarımızı giyinirken Luna topuklu giyinmekte zorlanıyor gibiydi sonuçta pek topuklu ayakkabı giyinmezdi genellikle spor ayakkabıyı daha çok tercih ediyordu. "Giyinmekte zorlanıyorsan babet ayakkabıda giyinebilirsin Luna, yada en kötü düşeceğin esnada ben seni tutarım" Luna hafifçe tökezler gibi oldu, ne olur ne olmaz diyerekten onu tutar gibi oldum.

"Ama bunlar bu elbiseye çok yakışıyor hem rengide hoş" dedi. "Sen bilirsin ama kaç haftatır topuklu giyinmiyorsun dengeni kaybedip düşebilirsin! " dedim ama dinlediğinden pek emin değilim ben bunları derken dengede durmaya çalışıyordu ama beceremiyordu, "bana şurdan beyaz babetlerimi uzatırmısın, hem beni tutmanı falan istemiyorum kendi başımın çaresine bakabilirim" dedi. Bu tavrı benim çok sinirimi bozmuştu sonuçta ben demiştim ona, omuzlarımı silkeleyerek ve iç çekerek ayakkabılığın kapağını açıp beyaz sade babet ayakkabıyı oradan alıp Luna'ya uzattım.

Kırmızıya beyaz iyi gider mi bilmiyorum ama ona ve o kırmızı uzun elbisesine çok yakışmıştı.

Sonunda ikimizde evden çıkıp arabaya binmiştik ki nereye gidiceğimizi bilmiyorduk, evet Luna'yı Yemeğe çıkarıcaktım ama nereye götüreceğimi bilmiyordum. Luna bana bakıp "arabayı çalıştırmıcak mısın?" dedi. Hemen arabayı çalıştırdım ama halanda nereye gideceğimizi bilmiyordum aklıma ilk gelen yeri düşündüm Luna'ya evlenme teklifi ettiğim restorana gidebilirdik hem eski anılar aklımızda canlanırdı, Luna telefona bakarken bende arabayı ilk buluşmamızın olduğu yere sürüyordum. Yaklaşık yarım saate yakın restorana gelmiştik, arabayı park edip arabadan indikten sonra restoranın ışıklarına baktık lüks bir yer olduğu doğruydu denizin yanına yapılmıştı ve içeri girdiğinde geceleri o denizdeki yakamozları görebiliyordunuz gerçi sabahta güzel görünüyor ama gece bir başka güzel oluyordu.

Luna burayı gördüğüne çok sevindi içeri girdiğimizde rezervasyon yaptırmamıştım ama görevli kadın "Arkadaşınız olduğunu söyleyen bir bayım sizin için rezervasyon yaptırmıştı, size masanıza kadar eşlik edeyim" dedi. Yaptıranın kim olduğunu az çok tahmin etmiştim buraya geleceğimizi biliyordu, galiba yarın Dean' e bir teşekkür borçluydum. Masaya kadar görevli kadın eşlik edip diğer müşteriler ile ilgileniyordu Luna ve ben sandalyelerimize oturduk restoranın en güzel yerini kapmıştık gerçi Dean kapmıştı. Burdan denizi çok net bir şekilde görebiliyordun ve ayla birlikte denizde süsleniyordu, garson geldiğinde Lunayla sadece tatlı sipariş vermiştik, içmek isterdim gerçi ama içkiyi bile bırakmışken geri başlayamazdım ve bu akşamda sarhoş olmak istemiyordum.

Biz tatlılarımızı beklerken yan masadaki üçlü arkadaş gurubu Eymen ve Asel hakkında konuşuyordu Luna da haberlerde görmüştü bu ikiliyi ama pek ilgilenmemişti demek ki haberlerdeki olayın her yerde dedikodusu yayılmışdı. Luna bana sende duydun mu? Bakışı atmıştı "Evet duydum Luna" dedim.

Yarım saate yakın tatlılarımız gelmişti ve geldiğinde Luna ellerimi tutup bana hoş bir gülümseme ile bakıyordu, öyle güzel bakıyordu ki sanki saatlerce ona bakabilirdim. Yaklaşık yirmi dakka bakışmamızdan sonra "Teşekkürler" dedi. Neden durduk yere teşekkür etmişti ki? "Ne için teşekkür ediyorsun? " dedim. Bana umut dolu gözlerle bakıp "Her şey için teşekkür ederim" dediği anda bana bir annenin oğluna sıcak bakışları gibi bakıyordu, sonuçta annemi yedi yaşımda kaybetmiştim, bana bakan Hina halam olmuştu ve o her ne kadar bana annemmiş gibi baksada sonuçta gerçek annem değildi, ama Luna'yla tanışınca hayatım bir başka olmuştu bana hem eş hemde bir anne olmuştu, onda bir anne sevgisi ve bir eşin şefkati vardı. Ellerini dudaklarıma getirip ellerini öptüm ve içimden fısıldadım "Asıl ben herşey için teşekkür ederim" Gözlerim hafif dalmuş ve bulanıklaşmıştı ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Yaklaşık bir saate yakın restorandaydık ve eve dönüyorduk.

Eve vardığımızda ise Luna üstüme yığılı verdi onu kucağıma alıp yatak odasına götürdüm, yatağa yatırdıktan sonra ayakkabılarını çıkardım ve üstünü örttüm. Ben de üstümü başımı değiştirip yatağa öylece yatacaktım.

Gerçi kitap okuyacaktım ama okuduğum kitabı bitirmiştim bu yüzden yeni bir kitaba başlıyacaktım, bitirdiğim kitabı yerine koydum kendi kitaplığımdan değilde Luna'nın kitaplığındaki herhangi bir kitabı seçtim ve kitabın adı da "Sherlock Holmes" du gizem ve dedektif kitaplarına pek aşina değildim ama okumak güzel olurdu ki, bu akşam kitap okumasam iyi olucaktı çünkü yorgunluktan yere devrilecektim resmen bu yüzden bu kitap yarın okunacaktı, kitabı çalışma masamın üzerine koyup yatağa yattım güzel bir günü arkamda gene bırakmıştım, Luna'nın bu gün bana aldığı yüzüğe baktım, sol elimin orta parbağında güzel duruyordu, bir işçinin el emeği vardı ve çok güzeldi.

Yatakta sağa döndüm ve Luna'ya sarıldım, ona sarılarak yatmak hoşuma gidiyordu ve o da bundan hoşlanıyordu ikimizde en sonunda derin uykuya dalmıştık.

(Yazardan not: bu kitabın aslında bir sponsor üyesi var kendisi çok sevdiğim bir arkadaşım olur fakat kitabı yayından kaldırdığı için kitapla ilgili herhangi bir bilgi elinize geçemeyecek bahsedilen "Eymen ve Asel" İsimleri o kitaba ayitti)

Bölüm sonu

1 yorum

  • Arkadaşlar bu bölümü Wattpad den okursanız daha iyi ablarsınkz ama kağandığı için ben anlayıcam *Lunanın doğum gününde alındığı ayakkabı: Beyaz, düz, sade ve zarif bir ayakkabıdır *en sında sponsor olan arkadaşımız Eymen ve Asel ikilisini yazıyordu ama kitabı sildi ve kaldırdı

    1Yanıt