İçeriğe geç

Kumarbazlar

Bölüm 2 · 9 dk okuma

Kumarbazlar

Bölüm 2

Bölüm 2: Düğün

Mutfakta kahve içiyordum bu gün izinliydim ve eşimin de izin günüydü, aynı işlerde çalışmamıza rağmen farklı şubelerdeydik. Eşim evi temizleyip süpürüyordu çünkü akşam üzeri ablası Soleil gelecekti. Luna ablasını çok severdi ben ise pek sevmezdim.

Kapının zili çalmıştı Luna kapıya bakmaya gitmişti bile, kafamı elimdeki eşimin bana evlilik yıl dönümümüzde hediye ettiği kupaya çevirdim ve son kalan yudumluk kahveyi içtim. Bardağı tezgaha koyduktan sonra içeri gittim, gelen tam da tahmin ettiğim gibi Soleil'di. Soleil yarından sonra yani Salı günü evleniyordu ailedeki bütün herkes hazırlıklara başlamıştı, ben her ne kadar gitmek istemesemde Luna'nın zoru ile gitmek zorunda kalacaktım neyse en azından pasta yerdim düğünlerin en güzel yanı da bu zaten.

Salona girdim ve içerdeki beyaz koltuğa oturdum elime krem rengindeki yastığı alıp dizlerimin üzerine koyup, elimi birbirine kenetleyip yastığın üzerine koydum. Luna'ya baktım, ben ona bakarken o da ablası ile konuşuyordu ablasının yanında çok konuşkan bir kadındı benim yanımda da konuşkandı ama ablası kadar değil. Luna ve ablası düğün hakkında konuşuyorlardı ve yarın gelinlik bakmaya gideceklerdi, Soleil'in nişanlısını az çok tanıyordum. Drew Miller, yakışıklı bir adamdı onunla pek konuşmazdım, zaten genellikle Luna ve Soleil birbirleri ile buluştuklarında bir araya gelirdik.

Bunları düşünürken telefonuma bir bildirim geldi, yazan kişi Alperen idi şaka gibi zaten bu ailede de şaka gibi biri!

"Enişte kapıdayız açar mısın?" Yazmıştı. İşte bu tamda şaka gibiydi!

"Oha artık! Böyle üşengeç insan hayatımda hiç görmedim lan." Demiştim. Tabi ben böyle diyince Luna ve Soleil tren görmüş öküz gibi bana bakıyorlardı ne yani hiç mi sinirli adam görmediniz? Koltuktan kalkıp kapıyı açmaya gittim açtığımda ise birde ne göreyim motorcu çetesi resmen, Alperen, Dean ve Emy toplanmış bana dik dik bakıyorlar. Alpere' nin gelmesini anlardım ama Dean ve Emy'nin gelme nedeni neydi? Kesin Luna istemişti ah canım eşim benim! Sen bunları ne diye çağırıyorsun eve, bunlar düğünde bile masanın altından okey 101 oynarlar birde, hiç mi düşünmedin!?

Alperen hemen:

"Ooo enişet içeri almıcak mısın bizi ya? "

Allah'ım ya sabır,

"Yok, estağfurullah Alpciğim başımızın üstünde yerin var yani, hay Allah'ın cezası geç içeri" dedim oh yani, içeri geçerken ensesine de bir güzel vurdum, arkadanda Dean ve Emy'nin kıkırdamaları gelmişti.

Arkamdan "Sen kim oluyorsun da benim kardeşime vuruyorsun. " Diye bir ses yükselmişti, Soleil'di bu böyle diyişine şaşırmadım tabi ama benden ikiyaş büyük olduğu için böyle kafa tutması çok kibirli bir hareketti gerçi en fazla napabilirdi ki? Yanıma gelip önümde dikeldi. Bana bakarak "sırf diğerlerinden büyüksün, güçlüsün diye zorbalık yapmaya hakkın yok!" kulak asmamıştım sonuçta ben sadece şakalaşıyordum ve bunu Alperen de biliyordu, tam ağzımı açmış Soleil' e laf atıcakken arkasından Luna bana bakıyordu, bu normal bir bakış değildi bir katilin bakışları vardı yüzünde, tüylerim diken diken olmuştu hiç bişey diyememiştim tek yaptığım orada dim dik durmaktı kıpırdayamamıştım bile. Geri adım attım Soleil'e laf etmeden yanından öylece geçtim, Luna bana olan bakışlarını benden ayırmadan bakıyordu aşırı rahatsız olmuştum bende ona baktım gözlerinin kahverengiliği güneş ışığı vurunca elaya dönüşüyordu sanki, ona bakıp gülümsedim ki bu onun yanaklarının kızarmasına sebep oldu "Hadi ama Luna bunda utanılacak birşey yok sadece sana bakıp güldüm." dedim. Ama bu onun kızarmasını bastırmıştı yüzüne eliyle kapatıp "Sadece sus." dedi. "Peki güzelim" dedim. Aslında istese ona güzel iltifatlar ederdim ama Luna bundan pek hoşlanmazdı.

Ben gülerken Luna bana sinirli bir bakış attığında sus pus olmuştum hani derler ya "sevdiğin kişiye zafın olur" diye, işte bu seni bitiririm bakışları benim zafım oluyor eşim bana o bakışları attımı iş işten geçmiştir demektir.

Sustuğumda düşüncelere dalmıştım, Luna'yı seviyordum ama onu kızdırmak istemiyordum çünkü kızınca cidden durdurulnası güç bir kadın oluyor.

Luna arkadaşları ile konuşurken ben koltukta oturmuş ona bakıyordum o gerçekten de güzel bir kadındı benden daha iyilerini bulmak varken beni neden sevmişti ki? Onunla tanıştığımda hayatımın her anı değişmişti. Tanıştığımızın ilk günü bana yaptığı tek şey gülümsemekti, gülümseyip "sonsuza dek arkadaş kalalım" demekti. Şu işe bak sen! Evleneceğimizi ikimizde tahmin bile etmiyorduk.

Onu kırdığım çok gün oldu ama ona karşın o bunların hepsine rağmen beni her koşulda sevmişti, aşk böyle birşey miydi? bağlandığın kişiyi her koşulda sevmek mi?!

Akşam olmuştu ve arkadaşlarımız gittikten sonra hepimiz odalarımıza çekildik, Oğullarım yurtta kalıyordu ve bu akşam Roseda arkadaşlarında kalacağı için evde sadece ikimiz vardık benim işim ile ilgili yapıcak bir sürü işim vardı ama hiç yapacak gücüm kalmamıştı yatak odasına direk girer girmez yatağa yığıldım Luna da aynı şekilde yanıma yattı bir süre sonra ikimizde uyuya kaldık.

Düğün günü gelmişti ve biz geç kalacaktık Luna saçını yapıyor ben ise kravatımı yapmaya çalışıyordum ki edemiyordum bu yüzden eşimden yardım aldım, Luna kravatımı yaparken bende ona hayran gözlerle bakıyordum, kırmızı dar elbisesi üzerine cuk diye oturmuştu saçlarını salmış, beline kadar geliyordu, karavatımı yapmayı bitirdiğinde onu belinden tuttum o ise benim kravatımı tutuyordu onu öpmek istiyordum ama acelemiz vardı hemen hazırlanmaya çalıştık Luna çocukların üstleri temiz, güzel mi diye bakarken bende birşey unuttukmu diye bakıyordum. En sonunda her şeyi doğru düzenleyip kapıdan dışarı çıkacaktık ki Luna kravatımdan tutup beni kendisine doğru çekti dudakları bir anda dudaklarıma yapışmıştı

öpüşmemiz bittiğinde kıb kırmızı olmuştum üstelik bunu çocukların önünde etmesi! rezil olmuştum birde!

Düğün yerine araba ile sonunda varmıştık 20 dk falan sürmüştü ama düğün salonunu bulmak gerçekten zor olmuştu, düğün salonun içine girdiğimizde ben şok olmuştum bu kız gerçekten tam bir Kemal Atatürk hayranıydı gerçi kolundaki Kemal Atatürk'ün imzalı dövmesinden belliydi ama bunu hiç beklemezdim düğün salonundaki Türk bayrakları, Atatürk imzalı masa örtüleri resmen her şey Kemal Atatürk ileydi, Drew'i bunun için iyi ikna etmiş olmalıydı.

Ben etrafıma bakınırken Dean ve Emy'i görmüştüm bize yer ayırmıştılar yanlarına gittik ben Dabi'nin yanındaki sandalyeye oturdum Luna ise gelin kızının kız kardeşi olduğu için düğüne gelen kişilere bakma gitmişti çocuklar ise kuzenleri ile oynamaya gitti bizde dört kişi bu masada duruyorduk düğün daha başlamamıştı bile geç geldiğimizi tahmin etmiştik ama erken gelmişiz meğersem!, ben kolumdaki Türk payraklı bilekliğe bakıyordum eşim bana almıştı güzel bir bileklikti onu şu ana kadar hiç çıkarmamıştım yabancı olmama rağmen Türk kültürüne eşimden dolayı aşina olmuştum ve düğünde Türk gelenekleri uslübü ile olucaktı, gerçi bizim düğünümüzde Luna'nın isteği ile böyle olucaktı ama sonradan düğünün olmasına vaz geçtik.

Düğün bir iki saate başlıyacaktı, Dean'nin elini masanın altındaydı ne yaptığını sorduğumda telefonu gösterdi telefonunda okey 101 açıktı ah! İşte bu burda oynanırmıydı "Dean düğündeyiz git evde oyna şunu Emy' i de senin gibi ettin zaten kıza bak senin kardeşin sanki! Haram yollara soktun kızcağızı, kumar oynaya oynaya borçlarıda çoğalacak" Emy hemen "Enişte vallahi ben kendi halimden memnunum sen kendi adına konuş. Hem sende oynuyordun bir aralar hatırlatırım" Bu nasıl tavırlar! Nasıl konuşmalar! Ayıp yahu koskoca adama bu denir mi mesela şimdi? Hayır yani bir aralar bende kumar oynuyordum ama bıraktım! Hem İsteyerek bırakmamıştım eşim yüzünden bırakmıştım Luna hastaydı ve hastalığı iyice büyüdüğü için bırakmıştım bu olayı onlarda biliyordu ama genede böyle davranıyorlardı, Emy yüzümün ciddileştiğini görünce biraz irkildi ve "seni kızdırmak istememiştim özür dilerim." dedi. "Özür dilemene gerek yok Emy." dedim. Bu masadaki herkes kötü çocukluk geçirmişti Dean' nin ailesi ile sorunları çıkmıştı ve evden kaçtı, Emy hayattan bir umudu kalmamıştı ailesi onun derdini hiç umursamamamıştı, Alperen babasından sürekli azar işitiyordu dersleri düşük ve disleksi olduğu için bazı insanlar onu zorbalayıp duruyordu Luna dikkat eksikli ve kıskançlığından kendini bitirmişti ben ise sürekli ailemden şiddet gördüğüm için küçük yaşta ailemi kaybetmiştim. Hepimizin başka hayatları ve sıkıntıları vardı ama hepimiz birbirimizle tanıştığımızda sıkıntılarımız yavaş yavaş geçiyordu.

Ben bunları düşünürken Dean, Emy'le birlikte masanın altından telefonda okey 101 oynuyor Alperen ise telefonundan maç izliyordu, Luna da bizim yanımıza geldi biraz soluklandı ve sandalyeye oturdu bu sabah beni öptüğü için onu gördüğümde yanaklarım halanda kızarıyordu.

Yaklaşık bir yarım saat sonra gelin ve damat sonunda gelmişti ve asıl düğün şimdi başlamıştı Dean gelin ve damadı çeker gibi yapıp okey 101 oynuyordu hemde Emy ile! klasik ikiliydiker Alperen ise kafasını telefondan kaldırmıyordu insan ablasının düğününde bile maça dalar mıydı yahu? Bir tek adam akıllı düğünü izleyip tebrik eden Luna ve bendim gerçi Luna biraz ağladı o kadar ben ise Drew' in bu kadar masrafı ödeyecek parası var mı diye düşünüyordum para önemliydi sonuçta ben para adamıydım gerçi paranın yarısını Luna'nın gönlünü almak için harcıyordum.

Yarım saate kadar düğünün altın takma kısmına gelmiştik benden iki tam altın alınmıştı, altınları Drew'in beyaz takım elbisesine takarken kulağına "abuk subuk şeylere harcamayın" demiştim. O ise "estağfurullah enişte" demişti. Benim kafa dengimdi aslında ama pek konuşmuyordum, onla artık daha sık görüşürdük altını taktıktan sonra masaya geçtim herkes teker teker altınları, paraları takarken boş masada onları seyrettim Luna salonun öbür yanında ablasına bakıyordu, ablasını kıskandığını biliyordum akademik başarısı kötü diye kendini beceriksiz yerine koymuş olması benimde kalbimi acıtıyordu ama elinde sonunda ablasının yanında çalışmıştı, sonuçta şirket onlarındı bende zaten o işte çalışıyordum sadece şirketin sahibinin kızı ile evlendim diye şirkette bazı dedikodular yayılmıştı o kadar. Bizim grup altınları taktıktan sonra yerlerine geçtiler, gerçi Emy birde üstüne 600 lira takıp iki altın bilezik takmıştı, benden de zengindi, en sonunda Luna da yanımıza oturdu ve masada bizim kumarbaz tayfanın kadro tamamlanmış oldu.

Düğün bitmişti en son biz kalmıştık ki hayırlı olsun dedikten sonra hepimiz evlere dağıldık çocukları toplamak zor oldu çünkü kuzenlerinden hiç ayrılamıyorlardı en sonunda zorlayarak onlarıda eve götürmeye hazırdık araba park yerindeydi gideriz diye düşündük ama yağmur yağıyordu, elimi kapının dışarısına götürdüm ve yağmur damlaları elime güzel su damlacıkları bırakıyordu. Luna'ya baktım ve elini tutup dışarıya götürdüm gece olduğu için yıldızlar ve ay geceyi aydınlatıyordu. Sağ elini tuttum sol elimle ise belini kavradım o da sol elini benim omzuma atmıştı böylelikle ikimizde bu akşam yağmurun ve yıldızların altında dans etmiştik gerçi bu 15 dakka sürmüştü ama bana kalırsa sanki saatlerce onunla dans etmişim gibi geliyordu.

Herkesi arabaya bindirdik ki sığmamız biraz zor oldu ama elinde sonunda arabaya sığdık Emy bizim arabaya binmemişti o kendi motoru ile eve gidicekti, zaten arabada da yer yoktu. Herkesi evine bıraktıktan sonra bizde kendi evimize gidiyorduk, eve giderken arkada kızım Rose bizim yağmurun altında dans etmemizi övüyordu aşk meleği gibi kızdı Luna ve beni romantık gördüğü anda hemen öve öve bitiremezdi resmen. Ama küçük oğlum Kiyoshi ve büyük oğlum olan Damian' nın hiç umrunda olmazdı bunlar, onlar kendi kafalarına göre takılırdı Rose diğer kardeşlerine karşın fazla abartırdı böyle konuları.

Eve elinde sonunda gelmiştik ve gelir gelmez kravatımı çıkarıp yere attım ondan sonra yatak odasına gittim, yatağa çökmüştüm resmen , Luna ise üstünü başını değiştirip yatağa öyle yattı bende yorgunluktan yastığa mı? yattım yoksa eşimin üstüne mi? Bilemiyorum ama o an hayatımın en iyi anlarından biri olduğu gerçekti, ben yatarken Luna saçlarımla oynuyor ve bana bu günden bahsediyordu ama kafam o kadar dağınıktı ki sadece ona sarılarak yatmıştım o kadar.

Bölüm sonu

1 yorum