Kum Saatinin Son Tanesi
Bölüm 5: Zaman Bekçileri
Antikacıdaki bütün saatler aynı anda sustu.
Siyah pelerinli üç kişi ağır adımlarla içeri girdi. Yüzleri gölgelerin altında kalıyordu. Sadece gözleri, kum saatindeki altın ışık gibi parlıyordu.
Aras istemsizce bir adım geri çekildi.
"Onlar kim?" diye fısıldadı.
Yaşlı antikacı gözlerini onlardan ayırmadan cevap verdi.
"Zaman Bekçileri."
En öndeki bekçi konuştu. Sesi ne gençti ne de yaşlı; sanki birçok insan aynı anda konuşuyordu.
"Aras... Kum Saati seni seçti."
Aras cesaretini toplayarak sordu:
"Benden ne istiyorsunuz?"
"Hatırlamamanı."
"Ela'yı neden unutturdunuz?"
Bekçiler kısa bir sessizliğe büründü.
Sonunda en uzun boylu olanı konuştu.
"Çünkü o yaşasaydı, zamanın dengesi bozulacaktı."
Aras başını iki yana salladı.
"Yalan söylüyorsunuz."
Bir anda dükkânın duvarları titremeye başladı.
Saatlerden biri yere düştü ve parçalandı.
Parçaların içinden altın renkli kumlar döküldü.
Yaşlı antikacı hızla Aras'ın önüne geçti.
"Git!"
"Nereye?"
"Arka kapıdan! Seni burada bulmalarına izin veremem."
Tam o sırada bekçilerden biri elini havaya kaldırdı.
Dükkânın içindeki zaman dondu.
Havada süzülen kum taneleri bile hareketsiz kaldı.
Sadece Aras hareket edebiliyordu.
Şaşkınlıkla etrafına baktı.
"Nasıl...?"
Yaşlı antikacı cebinden küçük bir cep saati çıkarıp Aras'a verdi.
"Bu saat seni kısa bir süre zamanın etkisinden koruyacak."
Aras saati avucuna aldı.
Saat çalışmaya başlar başlamaz zaman yeniden akmaya başladı.
Bekçiler bunu fark edince bir adım geri çekildi.
"Demek ona Koruyucu Saat'i verdin..." dedi içlerinden biri.
Yaşlı adam kararlı bir sesle cevap verdi.
"Artık seçim onun."
Aras arka kapıya doğru koştu.
Kapıyı açtığında kendini dar, taş bir tünelde buldu.
Arkasından bekçilerin ayak sesleri geliyordu.
Tünelin sonunda büyük, yuvarlak bir kapı vardı.
Kapının üzerinde eski bir yazı kazınmıştı:
"Geçmişe yalnızca gerçeği arayanlar geçebilir."
Aras cebindeki paslı anahtarı çıkardı.
Anahtar, kapıdaki kilide tam uyuyordu.
Kilidi çevirdiği anda kapı yavaşça açıldı.
İçeriden göz kamaştırıcı altın bir ışık yükseldi.
Aras derin bir nefes aldı ve bilinmeyene doğru ilk adımını attı.
Arkasında ise Zaman Bekçileri sessizce onu izliyordu.
Çünkü biliyorlardı...
Bu yolculuktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.