İçeriğe geç

KÜLT PROTOKOLÜ 1

Bölüm 10 · 3 dk okuma

KÜLT PROTOKOLÜ 1

Bölüm 10

10. Bölüm : Küldoğanlar Kampı

Kül fırtınası arkalarında uğuldamaya devam ederken, Valerie onları devasa bir uçurumun yarıklarından birine, eski bir maden girişine soktu. Tünel boyunca ilerledikçe havadaki o boğucu kül kokusu azaldı, yerini paslı metal ve yanmış kablo kokusuna bıraktı.

​Burası Küldoğanlar’ın yer altı kampıydı.

​Sığınak liderlerinin "tamamen yok oldu" dediği insanlık, burada derme çatma çadırlar, eski konteynerler ve jeneratörlerin titrek ışıkları altında hayatta kalmaya çalışıyordu. Etrafta yüzleri is ve kül içinde kalmış çocuklar, siber-protez kolları veya bacakları olan savaşçılar vardı. Herkes onlara yabancı ve şüphe dolu gözlerle bakıyordu. En çok da Sena'nın üzerindeki o bembeyaz sığınak elbisesine...

​"Buraya bir yabancı getirmene izin yoktu, Val!" diye seslendi kalabalığın içinden bir ses. ama Valerie arkasına bile bakmadan Asher'ı taşımaya devam etti.

​"Yaralı bir siber-lideri ve sığınaktan kaçan bir asiyi ölüme terk etmemi mi istiyordun?" diye tersledi Valerie.

​Asher’ı eski bir tıbbi konteynere yatırdıklarında, Sena hemen onun başucuna geçti. Asher’ın sönen sistemi yüzünden gözleri tamamen kapanmıştı, nefesleri düzensizdi. Kampın doktorları Asher’ın siber-bağlantılarını temizlemek için işe koyulurken, Valerie Sena'yı kolundan sertçe kavrayıp konteynerin dışına, kampın merkezindeki devasa bir izleme ekranının önüne çekti.

​"O sığınak faresini orada öylece izlemeyi bırak da gerçekte neyden kaçtığını gör," dedi Valerie, ekranı çalıştırarak.

​Ekranda parazitli bir şema belirdi. Şema, Sena'nın ömrünü geçirdiği o sığınağın tam bir kesitiydi. Ama en altta, sığınak halkının asla bilmediği devasa bir jeneratör ve nükleer çekirdek sistemi görünüyordu. O şemadan çıkan kırmızı enerji hatları, doğrudan sığınağın üst katmanlarına, yani insanların yaşadığı bölmelere uzanıyordu.

​"Peder Dominic size ne anlattı?" diye sordu Valerie, kollarını göğsünde kavuşturarak. "Dışarıdaki zehirden sizi koruduğunu mu?"

​Sena şaşkınlıkla ekrana bakarken yutkundu. "Bize... sığınağın kendi kendini besleyen bir ekosistem olduğunu söyledi. Bizim görevlerimizin, ibadetlerimizin bu sistemi dengede tuttuğunu..."

​"Sizi birer batarya gibi kullanıyorlar, Sena," dedi Valerie, sesi bu kez alaycı değil, nefret doluydu. "Sığınağın nükleer çekirdeği yıllar önce sızdırma yapmaya başladı. O çekirdeği dengede tutan tek şey, sizin gibi genetiği bozulmamış, temiz insanların biyo-elektrik enerjisi. Her 'Arınma Töreni'nde, seçilen en sağlıklı gençleri o kürsüye çıkarıp sistemlerine nano-tüpler bağlıyorlar. Sizi yavaş yavaş, hücrelerinize kadar süzüyorlar. Asher bunu keşfettiği için sığınağınıza sızdı. Seni o kürsüden almasaydı, şu an o nükleer çekirdeğin içinde küle dönmüş bir enerji parçasıydın."

​Sena’nın gözlüklerinin arkasındaki gözleri dehşetle açıldı. Kalbindeki o büyük hayal kırıklığı şimdi devasa bir öfkeye dönüşüyordu. Aras... Aras bu gerçeği biliyor muydu? Yoksa o da bu yalanın içinde körü körüne bir cellat mıydı?

​Sena ellerini yumruk yaptı. O narin vücudundaki tüm kasların kasıldığını hissetti. "Bu sistemi yok etmeliyiz."

​Valerie, Sena'nın gözlerindeki o ani değişimi fark ettiğinde şaşırdı. Bu sığınak faresinin bu kadar çabuk pes etmeyeceğini anlamıştı.

​"Yok etmek mi?" Valerie hafifçe sırıttı. "Bunu yapmak için o sığınağa geri girmemiz ve çekirdeği içeriden aşırı yükleyip patlatmamız gerek. Ve inan bana, o sığınağın muhafızları—özellikle de o senin yeşil gözlü koruyucu meleğin—bizi içeri sokmamak için her şeyi yapacaktır."

​"Aras..." diye fısıldadı Sena.

​"Evet, o çocuk," dedi Valerie, Sena’ya yaklaşarak. "Telsizdeki konuşmalarınızı duydum. O çocuk sana aşık, Sena. Ama aynı zamanda sığınağın en sadık köpeği. Bir dahaki sefere karşı karşıya geldiğinizde, o silahı senin kafana doğrultmaktan çekinmeyecek. Ona karşı savaşmaya hazır mısın?"

​Sena, Valerie’nin gözlerinin içine baktı. Artık geri dönüşü olmayan o çizgi geçilmişti.

​"Beni o sığınağa geri sok," dedi Sena, sesi hiç olmadığı kadar sert ve asice çıkarak. "Ve bana nasıl savaşacağımı öğret."

Valerie'nin kül fırtınasından çıkıp, Sena'nın karşısına dikildiği an.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.