İçeriğe geç

Küllerimden

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Küllerimden

Bölüm 2

Bölüm 2: İçimde Kalanlar

Gün boyunca kimse aramadı Lina’yı. Ne ailesi, ne eski arkadaşlar, ne de o çoktan başka bir hayata geçen adam. Ama aslında asıl mesele dışarının sessizliği değil, içinin bağırışlarıydı. Yıllardır içine attığı her cümle, o gün fısıltı gibi yankılanmaya başlamıştı: > "Senin duyguların fazla." "Ağlaman çok şey gösteriyor işte." "Biraz daha güçlü olmayı dene Lina." Hep “fazla” olduğu için terk edildiğini sanmıştı. Ama o gün fark etti: Onun duygularını taşıyamayanlar, onunla birlikte yürüyememişti. Fazla değil, gerçekti aslında. Yatağından kalktı. Aynanın karşısına geçti. Kendine baktı uzun uzun. Gözlerinde yılların yorgunluğu değil, yılların susturulmuşluğu vardı. > “Beni en çok ne kırdı?” diye sordu içinden. “Bekleyip de gelmeyen mi? Yoksa sesimi duyduğu hâlde duymamış gibi yapan mı?” İlk kez yüksek sesle cevap verdi kendi sorusuna: > “Ben susarak kendimi yalnız bıraktım.” --- O an bir karar verdi Lina. Bugünden sonra duygularını bastırmayacak, içinden geleni saklamayacaktı. Kırgınsa susmayacak. Seviyorsa belli edecek. Korkuyorsa söyleyecek. Çünkü bastırılan her duygu, içeride bir hastalık gibi büyüyordu. Ve Lina artık hasta kalmak istemiyordu. --- Akşamüzeri gün batarken küçük defterini çıkardı. İlk cümlesini yazdı: > “Bu bir günce değil. Bu, içimde kalanların mezarlığı. Ama artık onları toprağa değil, kelimelere gömeceğim. ”> “Bazen iyileşmek için önce içindekileri konuşman değil, yazman gerekir.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.