--- "Aslında o gün hiç uyanmasaydım, kimse fark etmezdi." Lina, sabah 07:42'de gözlerini tavana diktiğinde bu cümle zihninden sessizce geçiyordu. Odanın duvarları kışın griliğini yansıtan birer gölgeye dönüşmüştü. Radyatör az da olsa çalışıyordu ama Lina'nın içi hâlâ üşüyordu. Ve bu, dışarıdaki soğuktan değildi. Bir zamanlar hayalini kurduğu “kurtuluş”un, aslında bir başka esaret olduğunu anlaması çok uzun sürmemişti. Hayatını paylaştığını sandığı adam, onu önce susmaya, sonra suskunluğuna mahkum olmaya alıştırmıştı. Sevgi sandığı şey… aslında sadece alışkanlıktı. Ve alışkanlık, sevgi gibi davranıyordu. En acı olan da buydu. Mutfağa gitmedi. Kahvaltı hazırlamadı. Telefonuna bakmadı. Sadece yorganı biraz daha üzerine çekti ve düşünmeye başladı: “Benim suçum neydi?” --- Zihninde o adamın sesi çınlıyordu: > "Seninle zaten hiçbir şey yürümüyor Lina... sen değişmiyorsun." "Her şeyi çok abartıyorsun." "Biraz da kendine bak istersen." Bir kadının bir erkeğin cümleleriyle eksildiği o klasik, acı döngü. Ama işte fark şuydu: Lina artık bunu hissizleşmeden fark edebiliyordu. Bu, bir başlangıç demekti. Küçük ama sağlam bir çatırtı… --- Aynı sabah, başka bir Lina uyanıyordu. Yorgun, kırgın ama ilk defa gerçekten uyanmış gibi… Gözleri dolu doluydu ama içinde hafif bir titreşim vardı: Bir şey değişecek. Ya ben ya bu hayat. Ama artık biri değişecek. --- > “Kırıldığında sustuysan, hâlâ içinde güç vardır. Sadece zamanı bekliyordur.” ---
Bölüm 1
Bölüm 1: Kırıldım Sandım
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.