İçeriğe geç

Küllerden Doğan Işık

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Küllerden Doğan Işık

Bölüm 3

3 Bölüm:Sesiz fırtına

Elif, Erdem ile zengin kızın konuşmalarını uzaktan dinlemeye çalıştı. Ancak ne konuştuklarını bir türlü anlayamadı. İkisi de seslerini o kadar kısık tutuyordu ki söyledikleri kelimeler birbirine karışıyordu.

"Herhâlde özel bir şey konuşuyorlar." diye düşündü ve işine devam etti.

Önce mutfağa giderek rafları ve tezgâhı düzenledi. Ardından ikinci kata çıktı. Yukarıdaki sandalyeleri tek tek yerlerine yerleştirirken arkasından ayak sesleri duydu.

Başını çevirdiğinde karşısında az önce gördüğü zengin kız duruyordu.

Genç kız gülümseyerek,

"Merhaba, ben Sıla." dedi.

Elif de tebessüm ederek,

"Ben de Elif. Tanıştığımıza memnun oldum." diye karşılık verdi.

Sıla etrafına göz gezdirdikten sonra,

"İlk iş günün nasıl geçiyor?" diye sordu.

"Biraz yorucu ama elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum." dedi Elif.

Sıla, Elif'i baştan aşağı süzdü.

"Aslında sen de çok güzelsin. İstersen rahatlıkla manken bile olabilirsin." dedi.

Elif şaşkınlıkla,

"Gerçekten mi?" diye sordu.

Yüzünde istemsiz bir tebessüm oluşmuştu. Sıla ise fark ettirmemeye çalışarak hafifçe gülümsedi. Elif onun gerçek düşüncelerini anlayamamıştı.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra Sıla,

"Ailen var mı?" diye sordu.

Elif'in yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

"Ailemi yıllar önce bir trafik kazasında kaybettim. Tek çocuktum, hiç kardeşim olmadı. Ama hep bir kardeşim olsun isterdim." dedi.

Bu sözler karşısında Sıla da duygulandı.

"Ben de babamı yıllar önce bir iş kazasında kaybettim." dedi.

Elif üzülerek ona baktı.

"Hiç kimse bu hayatta sonsuza kadar bizimle kalmıyor. En sevdiğimiz insanlar bile bir gün yanımızdan ayrılabiliyor." dedi.

Sıla derin bir nefes aldı.

"Aslında babamı pek sevmezdim. Beni hep kardeşlerimden ayırır, onlara daha fazla ilgi gösterirdi."

Elif mahcup bir şekilde,

"Bunu bilmiyordum. Özür dilerim." dedi.

Sıla başını salladı.

"Önemli değil. Geçmiş artık geride kaldı."

Konu da böylece kapanmış oldu.

Akşam olmuştu. Elif artık eve gitmek için hazırlanıyordu. Fakat cebinde dolmuş parasını bile karşılayacak kadar para kalmamıştı.

Tam çıkacakken Erdem yanına geldi.

"İstersen seni evine bırakabilirim." dedi.

Elif utana sıkıla,

"Gerek yok, teşekkür ederim. Ben kendim giderim." diye cevap verdi.

Erdem birkaç kez ısrar etse de Elif kabul etmedi.

Bunun üzerine cebinden bir miktar para çıkarıp Elif'e uzattı.

"Al bunu."

Elif şaşkınlıkla,

"Bunu bana neden veriyorsun?" diye sordu.

Erdem gülümseyerek,

"Bugün ilk iş günündü. Bu da ilk emeğinin karşılığı." dedi.

Elif'in gözleri doldu.

"Çok teşekkür ederim."

Parayı aldıktan sonra markete uğradı. Uzun zamandır canının çektiği birkaç yiyecek aldı. Elindeki poşetlere bakarken yüzünde uzun zamandır görülmeyen bir mutluluk vardı.

Dolmuştan inip evine doğru yürümeye başladı.

Fakat mahallenin karanlık sokaklarından birine girdiğinde karşısına ellerinde bıçak bulunan iki adam çıktı.

Elif'in kalbi korkuyla hızla çarpmaya başladı.

Tam ne yapacağını düşünürken arkasından bir araba yaklaştı.

Bu, Erdem'in arabasıydı.

Erdem durumu fark eder etmez arabadan indi.

"Elif! İyi misin?" diye bağırdı.

İki adam Erdem'in üzerine yürüdü.

Fakat Erdem çocukluğundan beri tekvando eğitimi alıyordu. Kendini ustalıkla savundu ve kısa sürede iki saldırganı etkisiz hâle getirdi. O sırada çevredeki insanlar polisi aradı. Polis gelerek iki adamı gözaltına aldı.

Elif hâlâ yaşadığı korkunun etkisindeydi.

Erdem ona dönüp,

"Senin bu mahallede ne işin var?" diye sordu.

Elif'in yüzü bir anda kızardı.

Gerçeği söylerse Erdem'in evini göreceğinden korkuyordu.

Bu yüzden yalan söylemek zorunda kaldı.

"Burada sadece annesiyle yaşayan küçük bir kıza yemek getirmiştim." dedi.

Erdem gülümseyerek,

"Ne kadar düşüncelisin. Hadi, birlikte teslim edelim." dedi.

Elif panikledi.

"Yok... Gerek yok. Ben hallederim."

"Emin misin?"

"Evet."

Erdem, Elif'in bu kadar ısrar etmesine şaşırmıştı. Ama daha fazla üstelemedi.

"Peki. Ama en azından seni biraz daha bekleyeyim. İşin bitince birlikte döneriz."

Elif'in kalbi yeniden hızlandı.

"Ya Erdem gerçeği öğrenirse?" diye düşündü.

Çünkü birkaç sokak ileride, yıkılmaya yüz tutmuş o eski evde yaşayan kişi aslında... kendisiydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.