İçeriğe geç

Küller ve Yıldızlar

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Küller ve Yıldızlar

Bölüm 18

Kayıp yıldız

Sabah olduğunda hava kasvetliydi.

Lavinya neredeyse hiç uyuyamamıştı.

İlk Lavinya gitmişti.

Hem de tek bir açıklama yapmadan.

Masanın üzerindeki not hâlâ duruyordu.

Kael defalarca okumuştu.

Ama her seferinde aynı sonuca varıyordu.

Bir şeyler yanlıştı.

Çok yanlıştı.

"Bu onun tarzı değil."

Lavinya pencereye bakıyordu.

"Nereden biliyorsun?"

"Çünkü elli yıldır saklanıyordu."

Kael derin bir nefes aldı.

"Şimdi durduk yere tek başına gitmez."

Öğlene doğru yola çıktılar.

Nyra'nın bulduğu bir ipucunun peşinden gidiyorlardı.

Eski bir manastır.

Yıllardır kullanılmayan bir yer.

İlk Lavinya'nın oraya gitmiş olabileceğini düşünüyorlardı.

Yol boyunca sessizlik vardı.

Ama önceki günkü kadar gergin değildi.

Lavinya birkaç kez Kael'e baktı.

Kael fark etmiyormuş gibi davranıyordu.

Sonunda Lavinya konuştu.

"Konseyden neden ayrıldın?"

Kael şaşırdı.

Bunu beklemiyordu.

Bir süre cevap vermedi.

Sonra gözlerini yoldan ayırmadan konuştu.

"Çünkü masum insanlara zarar vermeye başladılar."

Lavinya sessizce dinledi.

"Başta iyi olduklarını sanıyordum."

"Sonra?"

"Sonra gerçeği gördüm."

İlk kez Lavinya onun sesindeki pişmanlığı duyabiliyordu.

Akşama doğru manastıra ulaştılar.

Bina uçurumun kenarında yükseliyordu.

Eski taş duvarlar.

Kırık vitraylar.

Ve ürkütücü bir sessizlik.

İçeri girdiler.

Toz her yeri kaplamıştı.

Sanki yıllardır kimse gelmemişti.

Ama sonra...

Ayak izlerini gördüler.

Taze ayak izleri.

Kael hemen eğildi.

"Buradan geçmiş."

"İlk Lavinya mı?"

"Öyle görünüyor."

İzleri takip etmeye başladılar.

Koridorlardan geçtiler.

Eski odalardan.

Dar merdivenlerden.

Sonunda yer altındaki büyük bir salona ulaştılar.

Ve orada...

İlk Lavinya'yı buldular.

Ama yalnız değildi.

Karşısında Darius duruyordu.

Lavinya nefesini tuttu.

Kılıçlar çekilmemişti.

Kavga etmiyorlardı.

Sadece konuşuyorlardı.

Daha doğrusu...

Tartışıyorlardı.

"Çok geç kaldın." dedi Darius.

İlk Lavinya'nın gözleri dolmuştu.

"Bunu yapmak zorunda değilsin."

"Zorundayım."

"Hayır."

"Onu geri getireceğim."

Salon sessizleşti.

Lavinya duyduklarına inanamıyordu.

Onu.

Yine o kişi.

Ama kimdi?

Darius kimi geri getirmeye çalışıyordu?

Tam o anda bir taş ayağının altında kırıldı.

Çıt!

Darius anında döndü.

Lavinya'yı gördü.

Sonra Kael'i.

Sonra Nyra'yı.

Yüzündeki ifade değişti.

Üzüntüye benzeyen bir şey geçti yüzünden.

Ama yalnızca bir anlığına.

"Keşke bunu görmeseydiniz."

Kael öne çıktı.

"Kimden bahsediyorsun?"

Darius sustu.

İlk Lavinya gözlerini kapattı.

Sanki bu anın gelmesinden korkuyormuş gibiydi.

Sonra fısıldadı:

"Onlara söyle."

Darius başını kaldırdı.

Ve yıllardır sakladığı sırrı açıkladı.

"Ben hiçbir zaman güç istemedim."

Sessizlik.

"Ben yalnızca kızımı geri istedim."

Lavinya'nın gözleri büyüdü.

Kael donup kaldı.

Nyra nefes almayı unuttu.

Ve İlk Lavinya'nın yanaklarından sessizce yaşlar süzüldü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.