İçeriğe geç

Küller ve Yıldızlar

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Küller ve Yıldızlar

Bölüm 13

Kuşatma

Rüzgâr sertleşmişti.

Taş yapının önünde onlarca siyah araç durmuştu.

Farların ışıkları geceyi kesiyordu.

Lavinya pencerenin önünde durmuş, aşağıdaki manzaraya bakıyordu.

Kalbi hızla atıyordu.

"Darius..."

İlk Lavinya yanına geldi.

Yüzü aniden ciddileşmişti.

"Bu kadar çabuk bulmasını beklemiyordum."

Kael pencerenin diğer tarafına geçti.

"Aşağıda en az otuz kişi var."

"O zaman savaşmaya çalışmayacağız." dedi İlk Lavinya.

"Kaçacağız."

Taş yapının altında gizli tüneller vardı.

Üçü hızla aşağı inmeye başladı.

Ama tam çıkışa ulaşacakları sırada demir kapı açıldı.

Karşılarında siyah kıyafetli üç tarikat üyesi duruyordu.

Kael refleksle Lavinya'nın önüne geçti.

Adamlar ilerledi.

Fakat o sırada beklenmedik bir şey oldu.

Lavinya'nın boynundaki kolye parlamaya başladı.

Önce hafifçe.

Sonra daha güçlü.

Mavi ışık bütün tüneli doldurdu.

Herkes durdu.

İlk Lavinya şaşkınlıkla ona baktı.

"Demek sonunda uyandı..."

"Ne uyandı?"

Ama cevap veremedi.

Çünkü ışık bir anda söndü.

Tarikat üyeleri korkmuş görünüyordu.

Sanki gördükleri şeyden çekinmişlerdi.

Saatler sonra üçü ormanın derinliklerine ulaşmayı başardı.

Sabaha karşı eski bir kulübeye sığındılar.

İlk kez durup nefes alabildiler.

Kael yere oturdu.

"Bu iş kontrolden çıkıyor."

Lavinya da yanına oturdu.

"Hangi kısmı?"

Kael güldü.

"Elli yıl uyuyan insanlar, gizli tarikatlar, parlayan kolyeler..."

Lavinya istemeden gülümsedi.

Haklıydı.

Birkaç ay önce biri ona bunları anlatsa inanmazdı.

Gece ilerledi.

İlk Lavinya uyuyordu.

Kulübenin dışında yalnızca rüzgârın sesi vardı.

Kael verandaya çıktı.

Bir süre sonra Lavinya da yanına geldi.

İkisi sessizce yıldızları izledi.

"Biliyor musun..." dedi Kael.

"Ne?"

"İlk tanıştığımızda başıma bu kadar iş açacağını düşünmemiştim."

Lavinya kahkaha attı.

"Ben mi?"

"Evet sen."

"Suç benim yani?"

"Biraz."

İkisi de güldü.

Sonra sessizlik oldu.

Bu kez rahat bir sessizlik.

Kael gökyüzüne baktı.

"Ne olursa olsun..."

Lavinya ona döndü.

"...seni yalnız bırakmayacağım."

Lavinya'nın kalbi hızlandı.

Tam cevap verecekti ki kulübenin içinden bir çığlık duyuldu.

İlk Lavinya.

İkisi de aynı anda ayağa fırladı.

İçeri koştuklarında kadın nefes nefese kalmıştı.

Yüzü korkudan bembeyazdı.

"Neler oluyor?" diye sordu Lavinya.

Kadın titreyen eliyle pencereyi gösterdi.

"Darius..."

"Darius ne?"

Kadının sesi fısıltıya dönüştü.

"Yıldız Odası'nın kapısını açmış."

Oda bir anda sessizleşti.

Çünkü bunun olmaması gerekiyordu.

Ve İlk Lavinya'nın yüzündeki korku, başlarına gelecek şeyin şimdiye kadar yaşadıkları her şeyden daha büyük olduğunu anlatıyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.