İçeriğe geç

Küller ve Yıldızlar

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Küller ve Yıldızlar

Bölüm 10

Mahsendeki sır

Ayak sesleri giderek yaklaşıyordu.

Lavinya günlüğü göğsüne bastırdı.

Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki sesinin mahzende yankılandığını sanıyordu.

Kael hemen önüne geçti.

"Arkamda kal."

Merdivenlerin başında siyah siluetler belirdi.

Bir kişi...

İki kişi...

Üç kişi...

Sonunda beş kişi oldukları ortaya çıktı.

Hepsi siyah kıyafetler içindeydi.

Yüzleri gölgede kalıyordu.

Ama içlerinden biri öne çıktı.

Lavinya onu hemen tanıdı.

Darius Vane.

"Yine karşılaştık." dedi sakin bir sesle.

Kael dişlerini sıktı.

"Bir adım daha atarsan pişman olursun."

Darius hafifçe gülümsedi.

"Hayır."

Bakışlarını Lavinya'ya çevirdi.

"Pişman olacak olan sizsiniz."

Mahzende gergin bir sessizlik oluştu.

Darius'un gözleri günlüğe takılmıştı.

"Bize ait olanı ver."

Lavinya başını salladı.

"Asla."

Darius beklenmedik şekilde güldü.

"Ne kadar da büyük büyükannenize benziyorsunuz."

Lavinya'nın içi ürperdi.

"Onu tanıyor muydun?"

Darius'un yüzündeki ifade değişti.

"Tanımaktan fazlası."

Bu cevap mahzende buz gibi bir sessizlik yarattı.

Kael bile şaşırmış görünüyordu.

"Ne demek istiyorsun?"

Darius birkaç saniye sustu.

Sonra:

"Çünkü elli yıl önce her şey başladığında ben de oradaydım."

Lavinya'nın nefesi kesildi.

Bu imkânsızdı.

Adam en fazla otuz yaşlarında görünüyordu.

"Elli yıl önce doğmuş bile olamazdın."

Darius cevap vermedi.

Bu sessizlik her şeyden daha korkutucuydu.

Tam o sırada mahzen sallandı.

Güm!

Tavandan taş parçaları düştü.

Herkes irkildi.

Kael aniden duvara yöneldi.

"Buraya bak!"

Lavinya el fenerini tuttu.

Duvarın arkasında eski bir geçit vardı.

Muhtemelen yıllardır açılmamıştı.

Kael günlüğü aldı.

"Koş!"

Darius bağırdı.

"Onları durdurun!"

Ama Kael ve Lavinya çoktan geçide girmişti.

Dar tünel karanlıktı.

Yalnızca el fenerinin ışığı vardı.

Arkalarından sesler geliyordu.

Tarikat üyeleri peşlerindeydi.

Lavinya nefes nefese kalmıştı.

"Kael!"

"Dayan!"

"Koşamıyorum!"

Kael aniden durdu.

Tünelin sonunda ışık görünüyordu.

İkisi dışarı çıktığında kendilerini uçurumun kenarında buldular.

Karşılarında deniz uzanıyordu.

Ama asıl dikkatlerini çeken şey bu değildi.

Kayaların arasına gizlenmiş eski taş bir yapı vardı.

Kapısında aynı sembol bulunuyordu.

Kanatlarını açmış kuzgun.

Lavinya şaşkınlıkla baktı.

"Bu da ne?"

Kael günlüğün ilk sayfalarını çevirdi.

Sonra gözleri büyüdü.

"İnanamıyorum..."

"Ne oldu?"

Kael ona baktı.

"Saklanan şey bir eşya değilmiş."

"Ne?"

Kael'in sesi neredeyse fısıltıya dönüştü.

"Günlüğe göre burada saklanan şey..."

"...bir insan."

Lavinya'nın kalbi duracak gibi oldu.

"Kim?"

Kael cevap verdi:

"İlk Lavinya Arden."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.