İçeriğe geç

KÜLLER VE KAN

Bölüm 9 · 2 dk okuma

KÜLLER VE KAN

Bölüm 9

AKADEMİNİN GÖLGESİNDE

Morgana’nın ateşiyle sarmalanan dünya, yeniden şekil almaya başlıyordu. Her şeyin yeniden başlangıç olduğu hissi vardı; ama aslında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Morgana’nın varlığı her geçen dakika daha fazla hissediliyordu, hem fiziksel hem de zihinsel olarak. O kadar güçlüydü ki, etrafındaki her şeyde onun izlerini bırakıyordu. Ancak Kant, ona karşı hala bir mesafe koymaya çalışıyordu. Bir büyücü, her şeyden önce mantığını kaybetmemeliydi. Ve Morgana’nın gücü, mantığı sorgulamaya itiyordu. Bir sabah, Kant eski akademinin kapısından içeri girdi. Gözleri, büyülü taşların ışığında parıldıyordu. Sanki bir şeyleri değiştirmek için orada değildi, aslında oraya bir şeyin sonlanmasını izlemeye gelmişti .Burası, yıllar önce kendi eğitimini aldığı yerdi. Ama şimdi, buradaki her şey daha solgundu, daha hüzünlüydü. O eski akademi, onun büyüsel gücünü şekillendiren yerdi.Ve şimdi, Morgana da burada olacaktı.

Büyücüler, büyü öğrencileri ve akademinin öğretilerini hâlâ yaşatmaya çalışan eski profesörler, Kant’ı karşıladılar. Hiçbiri, Morgana’nın geri döndüğünü anlamamıştı. Ama Kant, herkesin fark etmemesi gerektiğini biliyordu. Bu, onun ve Morgana’nın sırrıydı. İçerideki yoğun hava, Kant’a eski hatıralarını hatırlatıyordu. Her köşe, her odadaki taş, her büyüsel simge, bir zamanlar ona hayatını değiştirecek bilgileri sunmuştu. Ama o zamandan beri çok şey değişmişti. Bir köşe, eski dersliklerden biri, Kant’ın adımlarını yankılandırıyordu. Bir yanda eski büyü kitapları, antik taşlar, bir zamanlar öğrenilmesi gereken gizli bilgiler. Bir zamanlar bu duvarlar ona gücünü, kararlılığını vermişti. Ama şimdi, burada daha farklı bir şey vardı. Kant, aklını toparlamaya çalıştı. Morgana’nın içindeki karanlık her an kendini hatırlatıyordu. Zihninde, onun geri dönüşüyle ilgili taşlar birbirine çarpıyordu. “İçeri gel,” dedi bir ses. Morgana. Kant, kapıyı iterek odaya girdi. Morgana, eski taşların ve büyüsel sembollerin arasında bir adım atarak ona doğru yürüdü. Gözleri, bir zamanlar tanıdığı o yabancı bakışları taşıyor gibiydi. Ama bu seferki bakışlar, Kant’ı farklı bir şekilde etkiliyordu. “Burada ne işin var?” dedi Morgana, alaycı bir tonla. Kant, ona doğrudan bakarak, “Sadece yerini görmek istedim,” dedi. “Bu okulu gerçekten seviyor musun?” Morgana, hafifçe gülümsedi. “Bunu mu merak ediyorsun? Bu okul beni asla sevmedi. Bana burada değer vermediler.”

Kant, biraz duraksayarak, “Ama şimdi her şey değişti. Hem sen, hem de ben. Burada olmanın bir anlamı olmalı, değil mi?” Morgana, bir an için durdu. Ardından, daha derin bir bakışla, “Burada hiçbir şey değişmedi. Her şey hâlâ aynı,” dedi. “Sadece, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini görmek istedim.” Morgana, bir adım geri atarak büyük bir taş masanın başına geçti. Masanın üzerinde eski büyü kitapları ve antik taşlar vardı. Morgana, birini alıp okşamaya başladı. “Burada, büyülerim eski güçlerle sınırlı,” dedi. “Ama bir şeyler yapmak için daha fazlasını yapabilirim. Ve seninle olan bağ, bana bu dünyada gerçekten güç verebilir.” Kant, bir an durakladı. “Ama ne yapmak istiyorsun?” Morgana, kitapları kapatarak gözlerini ona çevirdi. “Her şeyin sonlanacağı yer burada,” dedi. “Ve bu okulun gölgesinde. Burası bana çok şey öğretti, ama daha fazlasını alacağım.” Kant, bir adım geriledi. Morgana’nın gözlerinde karanlık bir parıltı vardı. “Ve bununla beraber, intikamım da başlayacak,” dedi Morgana’nın, sesi bir fısıldamaya dönüşerek. “Artık kimse beni durduramayacak.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.