İçeriğe geç

Kül Taht

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Kül Taht

Bölüm 18

GÖLGENİN İLK DİŞİ

Edward, Lena’yı hayata döndürmenin verdiği o kısa huzurla nefes alırken, orman aniden kükredi. Ne bir büyücü ordusu vardı ne de karmaşık planlar... Sadece saf bir vahşet.

Jaxen Thorne, elindeki o devasa, tırtıklı palayı yere sürterek karanlığın içinden fırladı. Hedefi doğrudan Edward’dı. Tylor kılıcıyla araya girmeye çalıştı ama Jaxen’ın kaba gücü Tylor’ı bir kenara savurdu.

Tam o sırada, ağaçların tepesinden bir gölge düştü. Soren, kuzgun siyahı saçları rüzgarda uçuşarak, hançerlerini doğrudan Lena’nın boğazına hedefledi.

"Fazla ileri gittin, Soren!"

Havayı yırtan bir gümüş ok, Soren’in hançerine çarparak onu rotasından saptırdı. Elias Vane, rünlü yayını bir kez daha gererek ağaç dalında belirdi. Hemen ardından, Edward ve Lena’nın etrafında mor bir ışık kubbesi yükseldi. Thalia Drexel, elindeki parlayan küreyi döndürerek pusu alanına adım attı. Jaxen’ın palası bu koruma kalkanına çarptığında tüm vadi sarsıldı.

Ve son olarak, hava aniden buz kesti. Cyrilla Gaunt, bembeyaz saçları büyüsel bir rüzgarla savrularak ortaya çıktı. Parmaklarını hafifçe oynatmasıyla Jaxen’ın ayaklarının altındaki toprak dev buz kütlelerine dönüştü.

"Seni bir mağaraya kapatmamışlar mıydı Jaxen?" dedi Cyrilla alaycı bir sesle. "Kimin için çalışıyorsan, ona söyle; bu prenses ve bu dâhi çocuk artık bizim korumamız altında."

Edward, Lena'yı kalkanın en güvenli köşesine çekip ayağa kalktı. Karşısındaki bu üç yabancının (Elias, Thalia ve Cyrilla) neden geldiğini bilmiyordu ama Jaxen ve Soren’in geri çekilmeye niyeti yoktu.

"Elias, saat iki yönüne ateş et! Soren oraya kaçacak!" diye bağırdı Edward. Zihni anında savaş moduna geçmişti. "Cyrilla, buzu sadece savunmada tutma, Jaxen'ın görüş açısını kapat!"

Cyrilla, Edward'a kısa bir bakış fırlattı. "Bana emir mi veriyorsun Morvath?"

"Hayır," dedi Edward, gözleri kararlılıkla yanarak. "Sana hayatta kalmanın yolunu söylüyorum. Şimdi yap şunu!"

Cyrilla sırıttı ve elini yere vurdu. Tüm alan devasa bir buz pistine dönerken, Jaxen ve Soren bu yeni gücün karşısında duramayacaklarını anlayıp karanlığın içinde kayboldular.

Ortalık sakinleştiğinde Edward, hemen Lena’nın yanına çöktü. Lena gözlerini aralayıp bu yeni, yabancı yüzlere baktı. Edward, Lena'nın elini sıkıca tutup başını yeni gelenlere çevirdi.

"Kim olduğunuzu bilmiyorum," dedi Edward, sesi bir cellat kadar soğuktu. "Ama şunu unutmayın; eğer niyetiniz bu prensesi benden çalmaksa, büyüyle bükemeyeceğiniz kadar zeki bir düşman kazanırsınız."

Cyrilla, bembeyaz saçlarını arkasına attı. "Biz onu çalmaya değil, senin zekanın altına saklanmış o gerçek gücü uyandırmaya geldik, Edward."

Bölüm sonu

1 yorum