Onu tanımıyormuş gibi yapmaya devam ediyorum. Çünkü o da aynı şekilde davranıyor. Nedenini bilmiyorum ama beni gördüğü için çok mutlu olduğunu söylüyor. Bu yükü tek başına taşımak istemediğini bu yüzden de benimle beraber üstesinden geleceğini söylüyor.
Beraber... bu kelime sinirlenmeme neden oluyor.
Ben hayatım boyunca anneme anlatmak istememe rağmen anlatamadım. Tek başıma üstlenmem gerektiği için ayrı bir eve geçtim. Günlerce kâbuslar gördüm, garip sesler duydum. Şimdi gelmiş sırf kendisi atlatamadığı için beraber üstesinden geliriz diyor.
Aklını kaçırmış olmalı.
Bugün bizi dışarı çıkmaya davet ediyor. Artık dışarı çıkabiliyorum. Nefes alış verişlerim hâlâ kontrolsüz olsa da bedenim titremiyor.
Dışarı adım attığımda farklı hissediyorum. Çünkü orada, bizi bekliyor. Bana o kadar samimî davranıyor ki onları öylece bırakıp gitmek istiyorum.
Çok hoş bir yer seçmiş. İçeriye adım atar atmaz bizi bir bahar havası karşılıyor sanki. Masaya geçtiğimizde tüm bu durumu tekrar düşünüyorum.
Ne yapıyorum ben? Onlarla burada olmalı mıyım?
Kahvaltı yaparken bana küçük bakışlar atmaya devam ediyor. Sanki bir şey söylemek istiyormuş gibi.
Davetsiz Misafir masadan kalkınca onunla yalnız kalıyorum.
Bu arada ev arkadaşıma sürekli bu şekilde hitap ediyorum. Bu konuda bana sürekli kızıyor. Artık misafir olmadığını o evin bir parçası olduğunu söylüyor. Elbette öyle.
Masanın karşısında bana öylece bakıyor. Konuşmaya niyeti yok gibi. Ona yaşanılan her şeyi gizli tutmasını, asla Monica' ya bahsetmemesini söylüyorum. Onu bu olaylara dahil etmeye hakkımız yok. Beni asla tanıdığını bilmemeli. Birden ayağa kalkıyor beni masadan kaldırıp gitmeye zorluyor. Ben oldukça şaşkın bir ifadeyle ne yaptığını anlamaya çalışıyorum.
Benden ne istiyor?
Beni hızlıca çekiştirip ana yola çıkıyoruz.
Ben ne yapıyorum ? Durmam gerekiyor...dur artık dur!!!
Bana bir şeyler söylüyor ama ben onu duyamıyorum. Şoktan dolayı hiç bir şeye odaklanamıyorum.
Sonunda duruyor. Etrafa bakar bakmaz bedenim tepki vermeye başlıyor. Burası...asla hatırlamak istemediğim o yer...
Başladığımız yere geri döndük. Bana o günü burada yaşananları unutamadığını, benim de hatırlamam gerektiğini söylüyor. Aynı duyguları yaşamamı istiyor.
Neler söylüyor böyle?
Ben bir gün bile unutamadım. O günü, her gün yeniden yaşadım. Eminim yaşadığı duyguların çok daha fazlasını ben yaşadım.
Öfkeli bir ifade ile ona doğru dönüp tüm bunları suratına haykırmak istiyorum. Arkamı döndüğüm de etraf da kimsenin olmadığını fark ediyorum.
Göz yaşlarımı durduramıyorum. Bedenimin titremesini kontrol edemiyorum.
Neler oluyor?
Şimdi o yerde tek başınayım. Söyleyebildiğim tek şey;
Sesimi duyan var mı?
Tıpkı o gün umutsuzca yardım bekleyen, haykırışlarını duyurmak için avazı çıktığı kadar bağıran o yüz gibi hissediyorum.
O günü yeniden yaşıyorum.




