Arabanın kapısı sertçe kapandı.
Gece، şehrin ışıkları ve hız…
ama içerideki hava ağırdı.
Elara hâlâ Lorenzo’nun kollarındaydı.
“Beni indir…” dedi nefes nefese.
Lorenzo cevap vermedi.
Sadece ona baktı.
O bakış… sahiplenen، yakıcı، kaçınılmaz.
“Duydun mu beni?” diye sertleşti Elara.
“Ben bir eşya değilim!”
Lorenzo’nun çenesi gerildi.
Sonunda onu koltukta oturacak şekilde bıraktı…
ama hemen ardından ellerini iki yana koyup onu sıkıştırdı.
Kaçacak alan yoktu.
“Eşya değilsin,” dedi alçak bir sesle.
Elara kaşlarını çattı.
“Öyle davranıyorsun.”
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Lorenzo eğildi.
Yüzü… çok yakındı.
“Sen benim zaafımsın,” dedi.
Elara dondu.
Ama Lorenzo devam etti:
“Ve ben zayıflıkları yok ederim.”
Elara’nın kalbi sıkıştı.
“Ben yok edilecek biri değilim.”
Lorenzo’nun gözleri karardı.
“Henüz değil.”
Bir anlığına sessizlik…
Sonra Elara itmeye çalıştı onu.
“Uzak dur benden!”
Ama Lorenzo bileğini yakaladı.
Sert. Kesin.
“Kaçmayı bırak.”
Elara nefesini tuttu.
“Ya bırakmazsam?”
Lorenzo’nun dudakları hafifçe kıvrıldı.
“Ben seni bulurum.”
Bir saniye…
İki saniye…
Sonra—
Elara aniden ona yaklaştı.
Ve…
Onu itti.
Lorenzo bir anlığına şaşırdı.
Elara’nın gözleri öfkeyle doluydu.
“Ben senin değilim!” diye bağırdı.
Ve o an—
Lorenzo’nun içindeki bir şey koptu.
Bir anda onu tekrar kendine çekti.
Bu sefer daha sert.
Daha kontrolsüz.
Elara’nın nefesi kesildi.
“Bunu tekrar söyle…” dedi dişlerinin arasından.
Elara geri adım atmadı.
“Sana ait değilim.”
Ve o an—
Lorenzo onu öptü.
Ama bu bir öpücük değildi…
Bu bir iddiaydı.
Sert. Ani. Yakıcı.
Elara dondu.
Kalbi… zihni… her şey karıştı.
Onu itmek istedi…
ama elleri havada kaldı.
Çünkü bir saniyeliğine…
karşılık verdi.
Lorenzo bunu fark etti.
Ve bu… en tehlikeli şeydi.
Yavaşça geri çekildi.
Ama gözleri hâlâ onun dudaklarındaydı.
“Yalan söyleme,” dedi kısık bir sesle.
Elara nefes nefeseydi.
“Ben—”
Lorenzo parmağını dudaklarına koydu.
“Bedenin benden kaçmıyor.”
Elara’nın gözleri doldu.
Bu korkuydu.
Ama sadece korku değildi.
Lorenzo geri çekildi.
Ama bu bir geri adım değildi…
Bu bir hazırlıktı.
“Artık herkes biliyor,” dedi.
Elara’nın kalbi duracak gibi oldu.
“Ne biliyor?”
Lorenzo pencereye baktı.
Şehrin karanlığına.
“Senin benim olduğunu.”
Elara başını salladı.
“Hayır—”
Lorenzo ona döndü.
“Ve bu… seni hedef yapar.”
Kısa bir duraksama…
Sonra ekledi:
“Ama aynı zamanda dokunulmaz.”
Elara fısıldadı:
“Ya sana ihanet edersem?”
Oda buz kesti.
Lorenzo yavaşça yaklaştı.
Gözleri… tehlikeli bir şekilde parlıyordu.
“Elara…”
Eğildi.
Kulağına çok yakın.
“Beni sadece bir kez sat.”
Sessizlik…
Sonra fısıldadı:
“Seni kimse bulamaz.”