Kravatlı balık ve gotik ekibinin malko maceraları - Bölüm 3
Uzaydaki Dev Lahmacun Savaşı
Fikret'in "Daha garip bir şey olamaz." demesinin üzerinden yalnızca dört saniye geçmişti.
Uzayın ortasında duran dev lahmacun dönmeye başladı.
Hem de çok hızlı.
Öyle hızlı dönüyordu ki üzerinde yaşayan susamlar küçük bir kasaba kurmuştu.
Penguen dürbünle baktı.
— Sanırım o lahmacunun üzerinde insanlar yaşıyor.
Ahtapot dürbünü aldı.
— Hayır. Bunlar susam.
— Susamlar nasıl şehir kurabilir?
— Aynı şekilde salatalıkların belediye başkan yardımcısı olması gibi.
Kimse itiraz etmedi.
Roket-lahmacun arasındaki mesafe azalırken lahmacundan bir yayın geldi.
Hoparlörden ciddi bir ses duyuldu:
— Dikkat! Dikkat! Galaktik Lahmacun İmparatorluğu adına konuşuyorum!
Fikret kravatını düzeltti.
— Ben de belediye adına konuşuyorum.
— Belediye mi?
— Evet.
— Kaç nüfusunuz var?
— Saymayı bıraktık.
Karşı taraf etkilenmiş görünüyordu.
Lahmacunun merkezine davet edildiler.
İçeri girdiklerinde gözlerine inanamadılar.
Her yerde lahmacun dilimleri vardı.
Lahmacun evler.
Lahmacun arabalar.
Lahmacun parklar.
Hatta lahmacundan yapılmış bir lahmacun müzesi bile vardı.
Müzenin girişinde şu yazıyordu:
"Bu müzede lahmacun hakkında hiçbir bilgi yoktur."
Fikret çok etkilendi.
— Son derece profesyonel.
Tam bu sırada İmparator ortaya çıktı.
Dev bir köfteydi.
Başında taç vardı.
— Ben Köftehan Birinci!
— Memnun oldum, ben Fikret.
— Sorunumuz büyük!
— Nedir?
— Lahmacunumuz kayboluyor!
Salondan panik sesleri yükseldi.
Her gün gezegenin bir kısmı ortadan kayboluyordu.
Kimse nedenini bilmiyordu.
Fikret hemen soruşturmaya başladı.
Dedektif şapkası taktı.
Aslında şapkası yoktu.
Bu yüzden bir tava taktı.
İki saat süren araştırmanın sonunda suçluyu buldu.
Suçlu...
Gezegenin kendisiydi.
Meğer dev lahmacun uykusunda kendi kendini yiyormuş.
Salonda şok yaşandı.
Bir susam yere düştü.
Bir maydanoz ağlamaya başladı.
İmparator Köftehan titreyen sesiyle sordu:
— Peki çözüm ne?
Fikret düşündü.
Uzun uzun düşündü.
Sonunda parlak bir fikir buldu.
Lahmacun uyurken ağzına dev bir yastık koydular.
Böylece gece kendini yiyemeyecekti.
Sorun çözüldü.
Kutlamalar başladı.
Gökyüzünde ayran havai fişekleri patladı.
Köftehan Birinci, Fikret'e yeni bir madalya verdi.
Madalyanın üzerinde şunlar yazıyordu:
"Bir gezegeni kendisini yemekten kurtaran kişi."
Fikret artık madalyaları taşıyamıyordu.
Bu yüzden onlar için ayrı bir valiz aldı.
Tam Dünya'ya dönecekleri sırada uzayda bir ekran açıldı.
Ekranda gizemli bir yüz belirdi.
Bu, dev kediden bile daha garipti.
Kocaman bir patates konuşuyordu.
— Fikret...
— Evet?
— Seni Acil Sebze Konseyi'ne çağırıyoruz.
— Neden?
Patates ciddi bir ifadeyle cevap verdi:
— Çünkü bütün evrende brokoliler kayboldu.
Salatalık dehşet içinde bağırdı:
— Bu iş çok büyük!
Fikret kravatını düzeltti.
— O zaman görev zamanı.
Ve ekip, bilinmeyen bir maceraya doğru yola çıktı...
Devamı (FİNAL) 4.Bölümde