Kravatlı balık ve gotik ekibinin malko maceraları - Bölüm 4 (FİNAL)
Kayıp Brokoliler ve Okyanusun En Garip Aşkı
Fikret, Penguen, Salatalık ve Ahtapot, Acil Sebze Konseyi'nin çağrısı üzerine Brokoli Galaksisi'ne doğru yola çıktı.
Oraya vardıklarında korkunç gerçeği öğrendiler.
Bütün brokoliler kaybolmamıştı.
Sadece tatile çıkmışlardı.
Meğer yıllardır herkes onlardan sebze olmalarını beklediği için sıkılmışlar.
Bir brokoli sözcüsü kürsüye çıktı.
— Biz de biraz eğlenmek istedik.
— Peki nereye gittiniz? diye sordu Fikret.
— Antalya'ya.
Konsey üyeleri birbirine baktı.
— Mantıklı, dedi yaşlı bir patates.
Kriz çözülmüştü.
Evren kurtulmuştu.
Herkes rahatlamıştı.
Ama Fikret'in aklını kurcalayan başka bir şey vardı.
Dönüş yolunda uzay gemisinin penceresinden yıldızlara bakarken bir ses duydu.
— Çok düşünceli görünüyorsun.
Bu sesi daha önce hiç duymamıştı.
Arkasını döndü.
Karşısında inci renkli pullara sahip genç bir balık duruyordu.
Adı Mercan'dı.
Galaksiler arası haber muhabiriymiş.
— Seni Ay'daki kongrede görmüştüm, dedi Mercan.
— Ben de seni görmüş olabilirim.
— Hayır, göremezdin. Görünmezlik yeleği giymiştim.
— Haklısın.
Bir süre sessizce yıldızları izlediler.
Sonra Mercan gülümsedi.
— Biliyor musun, bütün evren seni "Salatalığı belediyeye götürmeye çalışan balık" olarak tanıyor.
Fikret utandı.
Bu hayatında ilk kez oluyordu.
Kravatını düzeltmeye çalıştı ama heyecandan kravatını kulağına bağladı.
Mercan kahkahayla güldü.
Fikret de güldü.
İlk kez madalyalarından, belediyelerden ve uzay lahmacunlarından daha önemli bir şey hissetmişti.
O sırada Salatalık onları uzaktan izliyordu.
Ahtapota döndü.
— Bunlar galiba âşık oluyor.
— Evet.
— Çok tehlikeli mi?
— Hayır.
— Belediye kurmaktan daha mı tehlikeli?
— Biraz.
Aylar geçti.
Fikret ve Mercan birlikte seyahat etmeye başladılar.
Birlikte yıldızları gezdiler.
Ay'daki hamsileri ziyaret ettiler.
Dev kediyi uzayda mama ile oyaladılar.
Hatta bir gün lahmacun gezegeninde düğün yaptılar.
Nikâh şahidi bir patatesti.
Yüzükleri ise iki küçük simit halkasıydı.
Düğünde Köftehan Birinci ağladı.
Penguen neden ağladığını sordu.
— Çok duygulandım.
— Ama onları tanımıyorsun.
— Olsun.
Düğünün sonunda Fikret, Mercan'ın yüzüne baktı.
— Sence hayatın anlamı nedir?
Mercan düşündü.
— Bilmiyorum.
— Ben de bilmiyorum.
— Güzel.
— Evet.
Çünkü bazen hayatın anlamını bilmek gerekmiyordu.
Bazen bir salatalıkla belediye kurmak, uzayda lahmacun gezegenini kurtarmak ve sonunda sevdiğin kişiyle aynı yıldızlara bakmak yeterliydi.
Ve böylece Fikret ile Mercan, sonsuza kadar mutlu yaşadılar.
Salatalık ise bir sonraki seçimleri kazandı.
Bu da hikâyenin en gerçekçi kısmıydı.
SON.