İçeriğe geç

KRALLIK

Bölüm 5 · 4 dk okuma

KRALLIK

Bölüm 5

İçeride

BÖLÜM 5 — İÇERİDE

Kapı kapandığında çıkan ses, Lina’nın beklediğinden çok daha uzun sürdü.

Sanki ses sadece kulaklarına ulaşmakla kalmamış, duvarların içine işlemişti. Metalin metale sürtünmesi gibi değildi bu. Daha derin, daha tok bir sesti. Eski bir şeyin kapanışı gibi… yıllardır açık kalmış bir şeyin nihayet mühürlenmesi gibi.

Lina istemsizce arkasına baktı.

Kapı artık sıradan bir kapı gibi görünüyordu.

Ama biraz önceki his… geçmemişti.

Geçmeyecekti.

Salonun ortasında duruyordu.

İçeri giren diğer insanlar yavaş yavaş etrafa yayılmıştı ama kimse rahat değildi. Herkes hareket ederken sanki bir şeyleri rahatsız etmekten korkuyordu.

Ayak sesleri bile temkinliydi.

Lina başını kaldırdı.

Tavana baktı.

Gözleri alışmaya çalıştı ama yukarısı karanlıktı. Lambalar vardı, evet. Ama ışıkları yetersizdi. Sanki özellikle bu şekilde ayarlanmıştı. Her şey görünür olsun ama tam seçilemesin diye.

Gölgeler…

çok fazlaydı.

Duvarlara baktı.

İlk bakışta düz gibiydiler. Ama biraz dikkat edince, yüzeylerinde ince kabartmalar olduğunu fark etti. Desenler… düzensizdi.

Bir anlam ifade etmiyordu.

Ama gözünü orada tutarsan…

sanki hareket ediyorlardı.

Lina hemen bakışlarını kaçırdı.

Kalbi bir an hızlandı.

“Bu normal değil,” diye düşündü.

Ama artık “normal” kelimesinin bir anlamı kalmamış gibiydi.

Mira yanına yaklaştı.

“Fark ettin mi?” diye fısıldadı.

Lina cevap vermeden ona baktı.

Mira gözleriyle duvarları işaret etti.

“Bakmamaya çalış,” dedi.

Bu cümle Lina’nın içini daha da huzursuz etti.

Çünkü bir şeye bakmamaya çalışmak… onu daha da görünür yapardı.

Salonun ortasında insanlar küçük gruplar oluşturmaya başlamıştı.

İki kişi. Üç kişi.

Kimse yalnız kalmak istemiyordu.

Ama kimse kimseye güvenmiyordu da.

Lina dikkatle insanları incelemeye başladı.

Bir erkek sürekli ellerini ovuşturuyordu. Gözleri yerdeydi.

Bir kadın dudaklarını ısırıyordu. Sürekli etrafa bakıyordu.

Başka biri duvara yaslanmıştı ama sırtını tam vermemişti. Sanki duvara bile güvenmiyordu.

“Bu insanlar…” diye düşündü Lina.

“Hepsi benim gibi.”

Ama bu düşünce onu rahatlatmadı.

Daha çok…

ürküttü.

Bir süre sonra maskeli adam tekrar ortaya çıktı.

Kimse onun ne zaman geldiğini fark etmemişti.

Ama oradaydı.

Ve herkes bunu aynı anda fark etti.

Sessizlik anında çöktü.

Adam salonun ortasına geldi.

Hiç acele etmiyordu.

Her adımı ölçülüydü.

“Gözlemliyorsunuz,” dedi.

Bu bir soruydu ama cevap beklemiyordu.

“Bu iyi.”

Kimse konuşmadı.

“Çünkü burada…” dedi adam.

“…gözlemlemeyenler uzun süre kalamaz.”

Lina’nın boğazı kurudu.

Adam başını hafifçe yana eğdi.

Sanki birini inceliyormuş gibi.

“Kurallar basit dedim,” diye devam etti.

“Ama basit olan şeyler… genelde en tehlikeli olanlardır.”

Bu cümle Lina’nın içinde yankılandı.

Adam bir adım attı.

“İlk gün… gözlem günüdür.”

İnsanlar kıpırdandı.

“Konuşabilirsiniz.”

“Gezebilirsiniz.”

“Tanışabilirsiniz.”

Durdu.

“Ama…”

Salon daha da sessizleşti.

“Her şey sizi izler.”

Bu cümle…

salona yayıldı.

Ve orada kaldı.

Lina’nın kalbi bir an duracak gibi oldu.

Adam devam etmedi.

Sadece gülümsedi.

Ve yürüyüp gitti.

Kimse onun nereye gittiğini görmedi.

Bir süre kimse hareket etmedi.

Sonra fısıldaşmalar başladı.

“Bu ne demek?”

“İzlenmek ne demek?”

“Bu gerçekten bir oyun mu?”

Lina Mira’ya döndü.

“Bu… iyi değil.”

Mira hafifçe güldü.

Ama bu gülüş… korkunun başka bir haliydi.

“Bunu söylemek için geç kaldın.”

Bir süre sonra Lina odalara giden koridora tekrar baktı.

Kapılar hâlâ aynıydı.

Ama artık daha farklı görünüyordu.

“Gidelim mi?” dedi Mira.

Lina başını salladı.

Koridora girdiklerinde hava değişti.

Salonun genişliği kayboldu.

Yerini dar bir baskı hissi aldı.

Kapılar sessizdi.

Ama sanki arkasında bir şeyler vardı.

Lina yürürken her kapıya bakmamaya çalıştı.

Ama gözleri istemsizce kayıyordu.

Bir kapının altından hafif bir gölge geçti.

Lina durdu.

“Gördün mü?” diye fısıldadı.

Mira başını çevirdi.

“Ne?”

Lina kapıya baktı.

Artık hiçbir şey yoktu.

“Hiç,” dedi.

Ama kendisi bile buna inanmadı.

Odaya girdiklerinde kapı arkalarından kapandı.

Bu sefer Lina irkilmedi.

Ama alıştığı anlamına gelmiyordu.

Odanın içi aynıydı.

Ama şimdi…

daha kapalı hissediyordu.

Lina yatağa oturdu.

Ellerini dizlerinin üstüne koydu.

“Bu bir hata olabilir mi?” diye sordu.

Mira ona baktı.

Uzun süre.

“Eğer öyleyse…” dedi.

“…çoktan içindeyiz.”

Bu cümle…

her şeyden daha ağırdı.

Zaman geçti.

Ama ne kadar geçtiği belli değildi.

Lina birkaç kez ayağa kalktı.

Yürüdü.

Durdu.

Dinledi.

Sessizlik vardı.

Ama bu sessizlik…

boş değildi.

Sanki bir şeyler bekliyordu.

Sonra…

ses geldi.

Uzakta bir kapı açıldı.

Ardından hızlı adımlar.

Koşma sesi.

Ve sonra…

bir çarpma.

Lina ayağa fırladı.

Mira da öyle.

İkisi de kapıya baktı.

“Gitmeyelim,” dedi Mira.

Ama Lina kapıya doğru yürüdü.

Kapıyı açtı.

Koridor boştu.

Ama bu sefer…

bir şey daha vardı.

Hava değişmişti.

Daha ağırdı.

Ve yerde…

iz vardı.

Bu sefer daha net.

Birinin sürüklendiği kesindi.

İz…

karanlığa doğru gidiyordu.

Lina’nın kalbi hızlandı.

“Bu…”

Mira fısıldadı:

“Biri eksik.”

Lina başını kaldırdı.

Ve o an fark etti.

Koridorun sonundaki kapı…

açıktı.

Ve içerisi…

karanlıktı.

Ama karanlığın içinde…

bir şey vardı.

Hareket etmeyen bir şey.

Lina gözlerini kısmaya çalıştı.

Ama seçemedi.

Ve o an…

kapı yavaşça kapandı.

Kendi kendine.

Ve içeride olan şey…

artık görünmüyordu.

Lina geri adım attı.

“Bu bir oyun değil…” diye fısıldadı.

Mira cevap vermedi.

Çünkü ikisi de aynı şeyi anlamıştı.

Bu…

başlangıçtı.

(Bölüm 5 Sonu)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.