Size eşlik edebikecek şarkı:Still Learning/Halsey
Keyifli okumular~
----------
-Tina Glory-
Yaşadığım(1.şehir) şehirin merkezinde 3 katlı kocaman bir malikanede,şehirin en asil ve elit ailesinin 3. ve en küçük kız çocuklarıydım.
Annem ,boncuk gibi mavi gözleri olan,en açık sarı tonunda uzun dalgalı saçlara sahip bir kanındı.
Babam ,siyaha yakın gözleri olan, ve annem gibi saçları olan bir adamdı.
En büyük ablam, babamdan aldığı siyaha yakın büyük gözlere sahipti ve annemden aldığı uzun dalgalı saçlara sahip ve tek kelimeyle mükemmel biriydi.
En küçük ablam,annemden aldığı boncuk gözleri ve kısa sarı saçlara sahip ve en az diğer ablam gibi mükemmel bir kızdı.
Annem,ablalarım... Hepsi adete mükemmel olmak için yaratılmış gibilerdi...
Ben 12, büyük ablam 17,diğer ablam 16 yaşındaydı. Yine tüm ailenin toplandığı bir akşam yemeğinde, küçük ablam okulda yaşadığı komik bir olayı anlatıyordu. Ve ben hayatımı değiştiricek o şeyi yapmıştım... Yüksek sesle kahkaha atmıştım... Ben bunu yapınca annem direk kolumdan tutup beni odama götürdü.
"O yaptığın şey deydi!"
"Ben sadece güldüm anne-"
"Birde bana cevap veriyorsun!!"
Dedi ve beni odaya kapatıp kapıyı kilitlemeye çalıştı.
"Anne...Lütfen beni dinle. Bende senin kızınım..."
Annem uzun süre cevap vermek için bekledi.
"Benim kızlarım mükemmeldir... AMA SEN DEĞİLSİN"
"ÇÜNKÜ BEN İNSANIM! HER İNSAN HATA YAPABİLİR!"
İlk defa ona bağırmıştım... İlk defa birine sesimi yükselmiştim...
"Sen- ANNENE NASIL BAĞIRABİLİRSİN!"
Ve kapıyı yüzüme kilitledi. Bende kapıyı ağlayarak yumruklamaya başladım.
"Lütfen anne...Lütfen benide sev..."
"Sevemem... Sen mükemmel değilsin!"
"Olursam sever misin?"
"Senin gibi biri ASLA mükemmel olamaz!"
Kapıya sırtımı dönmüş ve oturarak ağlamaya başladım. Dizlerimi kendine doğru çektim ve yüzümü arasına gömdüm.
"Sana söz mükemmel olucam anne... Mükemmel ve kusursuz bir kız çocuğu olucam... Tam senin istediğin gibi olucam"
"Olana kadar ben senin annen değilim!"
"Ama anne-"
"ANNENE CEVAP VERME! MÜKEMMEL OLANA KADAR NE BU ODADAN ÇIKACAKSIN, NE DE BENİMLE KONUŞACAKSIN!"
"Bende insanım anne! Hepimiz insaniz ve hepimizin kusurları var! Bunu ne zaman anlayacaksın... Ne zaman beni sadece 'ben' olduğum için,kızın olduğum için seveceksin..."
"Mükemmel olana kadar seni sevmiycem!"
"Çocuğum ben anne! Hiçbir çocuktan hata yapmaması beklenemez! Sende bekleyemezsin!"
"Ben bekliyorum ama! Ve ben senin annen değilim. Tıpkı senin mükemmel bir kız olmadığın gibi..."
"Beni azıcık sevsen ne olucak anne... Çok istemiyorum ama birazcık banda annemmiş gibi davransan... Banada ablamlar gibi davransan? Çok mu birşey istiyorum?"
"Ablalarının hiç biri senin gibi değil! Onlar tam anlamıyla mükemmel! Sen ise ukalâ ve beceriksiz birisin!"
...
"DEĞİLİM-değilim,değilim anne..."
"Öylesin! Senden utanıyorum! Benim gibi mükemmel bir annenin ve baban gibi kusursuz bir adamın senin gibi bir kızının nasıl olduğuna inanamıyorum. Seninle sokakta yürüyemiyorum bile!"
"Ben mükemmelim anne"
"Öyle misin?"
"Öyleyim!"
"Bunu kendine ınandırıp uyguladığın zaman gerçekten benim kızım olacaksin!"
"Görüceksin anne! Tamamen senin istediğin gibi biri olucam."
"Olda o zaman konuşuruz!"dedi ve aşağıya indi.
Annem gidince bilmem kaç saat daha aynı yerde oturup ileride ne yapacağımı düşündüm. Sonunda ayağa kalktım ve dolabın üstünde asılı olan, açık mavi renginde,midi boy,sağ tarafından hafif bir yırtmacı olan en büyük ablamdan bana kalan elbiseyi giydim. Saçlarımı ise özünle düzleştirdim ardından hafif bir makyaj yapıp annemin kapıyı açmasını bekledim.
Baya süre sonra bir kilit açılma sesi duydum. Sonunda beni çıkarmaya gelmişlerdi. Tahminim doğru çıkmıştı,annem gelmişti. Beni bu halde görünce yüzünde hafif şaşkınlık ve memnuniyet havasında bir gülümseme vardı.
"Artık istediğin bir kızın olucak anne."dedim sakin ve ciddi bir sesle.
"İşte benim kızım!"dedi annem gururla ve bana sarıldı. İlk defa bana sarılmıştı...
"Dışarı çıkalım mı?"
"O-olur kızım"dedi annem bendeki değişimi fark etmiş gibiydi.
~
Aşağı indiğimizde herkesin gözü benim üstümdeydi. Mühtemelen hepsi baya şaşırmışlardı. Ben ise onların hiç birine bakmadan direk usulca sandalyeni çektim ve aynı şekilde usulca sandalyeye oturdum. Benim arkamdan annem gururla merdivenleri iniyordu.
"Yemeğe başlayalım mı?"dedim annem gelince.
"Bence başlayabiliriz"dedi babam ve bu sözden sonra hepimiz yemeğe başladık.
O tarihten sonra bir daha asla sesli gülmedim,asla hata yapmadım ve asla mutlu olamadım. 4 yılım böyle geçti. Tam anlamıyla mükemmel olmak için elimde olan herşeyi ortaya koyuyordum çünkü eğer olurda 'mükemmel' olamazsam asla ama asla sevilmiycektim,önemsenmiycektim ve yine görmezden gelinip bir odaya kilitlenicektim.
Keşke bir kere olsun benim fikrimi sorsalardı... Sen ne istiyorsun diye. Sen kusursuz olmak mi istiyorsun? Sen insanları seviyesine göre mi ayırmak istiyorsun yoksa onları sadece görünüşlerine göre ayırmak, soy adlarına ve ailelerine göre ayırmayı sen istiyor musun diye keşke bana sorsalardı... Ama asla sormadılar ve aslada sormıycaklardı bunu biliyordum...
Ve bu yüzden içten içe onlardan hep nefret ettim,kendimdende nefret ettim böyle bir insan olduğum için...
Başlarda sadece aile ortamında böyle kibirli ve mükemmel olmaya çalışıyordum.Dışarda,okulda,arkadaş ortamında sadece kendim olmaya çalışıyordum... Sonra aile ortamına o kadar alıştım ki dışardada ve herkese öyle davranmaya başladım...
Anneme kalırsa bu benim iyiliğin içindi. Bunu benim için yapıyordu ama bana kazandırdığı tek şey ondan nefret etmemdi... Mükemmel oldukları için annem ve babamdan, beni sürekli onlarla kıyasladıkları için ablalarımdan,buna ses çıkarmadıkları için diğer aile üyelerinden nefret ediyordum. Ama yine onlar yüzünden etrafımda kimse kalmamıştı. Bu yüzden sahip olduğun tek şey onlardı. Belki onlardan nefret ediyordum ama yinede herşeyim onlar olduğu için katlı gelemiyordum. Çünkü eğer onlarda giderse tek başıma kalıcaktım ve yine onlar yüzünden tek başıma kalırsam ne yapıcağını bilmiyordum.
Bazen diyorum ki annem keşke kendimi önce bana sevdirseydi,bana herşeyden önce kendimi sevmeyi öğretseydi... Mükemmel olmak için yapılması gerekenler yerine bana kendimi sevmeyi öğretseydi... Ya da belkide o da beni sevmediği için bana hiç öğretememişmiş. İnsanlara soy adımın "Glory" olduğunu söylediğimde "Ay ne kadar şanslısın! Keşke bende o aileden olabilsem!"diyorlar. Ve bu tepki beni hepten çileden çıkarıyor. Ama keşke gerçekten içlerinden biri ile sadece bir günlüğüne yer değiştirmek için nelerimi vermezdim. Sadece bir günlüğüne insanalra gerçek halimi göstermek ve kusurlu bir insan olmak için inanın herşeyimi verirdim.
Her gece niye böyle bir ailenin çocuğu olduğumu sorguluyorum. Hepsi geröekten mükemmel. Hemde benim gibi rol yapmana mükemmeller... Benim gibi mükemmel olmayan bir kız neden böyel mükemmel bir ailenin kızı olabilir ki? Bilmem kaç kere onlara rol yapmamak, gerçek Tina'yı göstermek istediğimi ve çalıştığımı hatırlıyorum... Ama hepsinde nedense içimdeki bir ses beni geri çeviriyordu. Bu yüzden bu sestende nefret ediyorum... Bazen bir dağın tepesine çıkıp "Ben mükemmel değilim! Çünkü ben normal bir insanım! Hiç bir zaman size benzemeyeceğim! ÇÜNKÜ BEN BUYUM! BEN NORMAL VE KUSURLARI OLAN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM! SİZ KABUL ETMESENİZ BİLE BEN BUYUM!"demeyi o kadar çok istiyorum... Onlara bunu söylemeyi düşünmeği , düşündüğüm zaman gözlerim doluyor... Bu histende nefret ediyorum...
Ve sırf bu aileden uzaklaşmak ve bu rol olarak başladığım ama artık rol olmayan kişilikten uzaklaşmak için bu "Kraliyet Element" okulunu bu kadar çok istiyordum... Beni gerçekten anlayacak ve sadece 'ben' olduğum için sevecek kişiler arıyordum. Yanlarında özgürce kahkaha atacağım, hata yapıcağım ve asla mükemmel olmak zorunda hissetmiyeceğim birilerini arıyordum ve galiba şu an o kişilere sahibim... O 7 kişiye artık sahibim galiba... Yanlarında yaşayamadığım çocukluğumu yaşadığım... Ve beni bu nefret ettiğim kişiliğinle seven, ayrıca bu kişilikten uzaklaştıran o 7 kişi...
Benim adım Tina Glory ve bu benim hikayem...
-------
Hohhh! Ne bölümdü ama... Herneyse sonuçta üşenmeden okuyup buralara gelen herkese teşekkür ederim
Öpüldünnn kendine iyi bakkk🎀🌟




