İçeriğe geç

Kraliyet Defteri

Bölüm 10 · 6 dk okuma

Kraliyet Defteri

Bölüm 10

Aramızdaki Hain...

Size eşlik edebilecek şarkı:Dancing With Your Ghost: Sasha Alex Sloan

Keyifli okumalar ~

-----

-Darcy Honest-

Yavaşça kocaman siyah demir kapıyı tıklatıp içeri girdim.

"Hoş geldin bay Honest..."dedi O soğuk ses.

"Hoş buldum efendim"dedim ve hafifçe önüme doğru eğildim.

"Getirdin mi?"

"Buyrun efendim"

Dedim ve elimdeki şeyi ona uzattım.

"Bu ne?"dedi aynı ses tonunda.

"Onun"dedim. Yüzünde ufak bir sırıtış belirdi ve zevkle elimdeki şeyi benden aldı.

...

-Bella Bell-

"Sabah olduu!"diye bağıran Mandy'nin sesiyle uyandım. Malesef...

"İyice baktın mı? Belki olmamıştır?"dedi Paul ve yüzüne kocaman bir yastık yedi.

"Belki uyanıp görmek istersiniz?"dedi Early.

"Çok sağol Early!"dedi Mandy minnettar bakışlarla Early'e bakarak. Early ise 'rica ederim' gibi bir göz kırptı. Sonra Mandy baktı ki biz uyanmıyoruz ve uyanmaya niyetimizde yok. Hemen eline bir tencere ve kaşık aldı. Ardından kaşığı güçlü bir şekilde tencereye vurmaya başladı.

Ve bu şekilde tamamen ayılmıştım. Uyanınca yanıma baktığımda Tina yoktu... Benim Tina'nın yokluğunu fark ettiğimi anlayan Mandy "Tina tüm gece uyuyamamış. Dolaşmaya çıktı ve merak etmeyin yanına Melodi'yi de yolladim. Bir şey olursa bize haber vericek"dedi.

" Melodi? O kim?"dedi Axel uykucu bir sesle.

" Mandy'nin dün sahiplendiği zavallı bir kuş"dedi Carly alaycı bir sesle.

"Hiçde zavallı değil benim kuşum! Ben ona çok iyi annelik yapicam!"dedi Mandy sevimli kuşuyla yaşayacağı şeylerin düşüne dalıp giderken.

Sonuç olarak Mandy sayesinde hepimiz sabahın 7sinde uyanmıştık. Bedenimiz burdaydı ama ruhumuz hâlâ yatağımızdaydı. Ve hâlâ Tina gelmemişti... Acaba birşey mi olmuştu?

Ben tam bu düşüncelerin arasında kaybolmuşken bir anda toprakta hafif bir sallantı oldu.

"Ne oluyor?"dedi Carly.

"Dikkatli olun!"dedi Early gözlerini kapatarak.

"Ne oluyor Early?"dedi Mandy tedirginlikle.

"Çok geç-"dedi Early.

Ve evet çok geçti çünkü büyük bir limuzin geldi. Hepimiz tedirginlikle 1-2 adım geriye çekildik. Limuzinin içinden okul müdürü bayan Fiona çıkınca tedirginliğimiz dahada arttı.

"1d sınıfı! Siz niye burdasınız! Ve aylardır niye okula geti dönmüyorsunuz!"dedi Bayan Fiona.

Hiçbirimiz cevap vermedik ve boş boş birbirimize baktık.

"Bayan Fiona biz sadece-"dedi Early.

"Ne sadece! Siz okuldan kaçtınız! Hemde okulla aralarında 5 tane ülke olan bir ülkenin en kırsal bölgesine kaçtınız! Aylardır sizi arıyoruz! Aileleriniz ne kadar endişelendi haberiniz var mı?"dedi öfkeyle yürüdüğü yerde daireler çizerek.

"Bakın gerçekten-"dedi Mandy.

"Bi dakika! Sizin element işaretleriniz var-"dedi Bayan Fiona şok olmuş bir şekilde Mandy'nin sol ayak bileğine bakarak.

"Onlar olsun diye buraya geldik efendim. Eğer orda kalsaydık 2 yıl sonra çıkacaktı."dedi Early son derece profesyonel bir ses tonuyla.

"ZATEN O ZAMAN ÇIMASI GEREKİYORDU!"dedi ufak(?!)bir öfke patlaması yaşayan Bayan Fiona.

Hepimizin ona açıklama bekler gibi baktığımızda açıklamaya başlayınca mantıken açıklama ihtiyacı duydu. Biz insna açıklama beklerken koşarak Tina yanımıza yeldi ama müdürü görünce ona büyük bir nefret bakışı alarak benim yanıma gelip olayları anlamaya çalıştı.

"Bakın gençler elementleri bu kadar erken kavuşmanız sizin için hiç iyi değil ve mantıken yasa dışı. SİZ NEYİN KAFASINI YAŞIYORSUNUZ!BH KESİNLİKLE YASA DIŞI!"

"Biz-biz bilmiyorduk."dedim hafiften tırsara.

"Bilmeniz lazımdı!"dedi Bayan Fioana"Kusura bakmayın ama ben bu sorumluluğu kaldıramam-"

"Ne sorumluluğundan bahsediyorsunuz Bayan Fiona"dedi Early aynı profesyonel ses tonuyla.

"Siz daha bu elementleri kontrol edemiyorsunuz! Başınıza bir iş gelebilir ve bu benim sorumluluğunda olur Bay Brave!"

"Ne yapıcaksınız Bayan Fiona?"dedi Mandy

"Sizinle ilişki mi kesicem Bayan Wizard sekizininde malesef okuldan kovmak zorundayım..."dedi Bayan Fiona.

"Bunu yapamazsınız!"dedi Carly.

"Lütfen Bayan Fiona bir şans daha verin"dedi Mandy gözleri dolmuştu.

"Bi dakika! Bizim elementimizi kontrol edemediğimizi kim söylemiş efendim!"dedi Tina kibirli bir tavırla arkamızdan çıka vererek

"Sizce edebiliyor musunuz Bayan Glory!?"dedi Bayan Fiona,Tina'nın bu tavrından hoşlanmış gibiydi.

"Bence hepimizde edebiliyoruz efendim!"dedi Tina meydan okur gibi.

"O zaman hepiniz bana karşı? Ne dersiniz?"dedi Bayan Fiona keyifli bir sesle.

"Yeterki siz isteyin efendim!"dedi Tina teklifi bize sormadan karar vermişti.

"Anlaşılmıştır... Geçin bakalım karşıma 1D..."dedi Fiona yatakların yanındaki boş alana geçerek.

Bizde onun arkasından boş alana geçtik ve Tina'nın attığı su topuyla aramızdaki ufak 'vs' başlamış olmuştu...

Tina'nın su topunu ufak bir parmak şıklatmayla kenara savuşturarak karlılık verdi Bayan Fiona. Buna karşılık Axel art arta 20 tane-orta boy- kaya parçası attı ama Bayan Fiona bundanda üstün bir başarıyla kaçmayı becerdi. Paul ve Carly birleşip Bayan Fiona'nın üstüne doğru bütük bir hava üflerken bende kenardan ateş topları yolluyordum, Axel ve Mandy toprağı hareket ettirip onun dengesini bozmaya çalışıyorlardı. Tina yukardan müdahele yaparken Early ise yakındaki bir nehirdeki suyu hareket ettirmeye çalışıyordu. Ama yaptığımız bunca şeyin hiçbiri onu yormuyordu tam tersine daha çok keyiflendiriyordu.

Bu şekilde bilmem kaç saat yılmadan devam ettik... Bu işin sonunda biz kanter içinde kalmıştık, Bayan Fiona ise hiç ter akıtmamıştı hatta gülümseyerek bize bakıyordu.

"Yoruldunuz mu 1D?"diye sordu Bayan Fiona. Hiçbirimiz cevap vermedik ama yoğurduğumuz yüzümüzden belli olacakki ardından farklı bir cümle ekledi." Ama haklıymışsınız Bayan Glory. Kontrol etmede çok bir sorununuz yok ama yinede çok zayıfsınız bunu geliştirirseniz ilerde bize fark edersiniz."dedi kıkırdayarak.

O kadar yorulmuştuk ki cevap bile veremedik.

"Sizinle karşılaşmak benim için bir zevkti. Ayrıca bu hâlâ okuldan ayrıldığınızı değiştiremez! Ve bu ailelerinizede bildirilecektir."dedi ve bu söz sonra hepimizin tek düşündüğü ailelere vereceğimiz hesaplardı." Size ufak bir tavsiye bence daha dikkatli olun."diye devam etti elinde tuttuğu beyaz saten fuları bana uzatırken.

"A-ama bu benim..."dedim yavaşça elinden fuları alarak.

"İyi günler gençler!"dedi ve geldiği limuzine bindi. Giderken bize ufak bir gülümsemeyle el sallayarak gözden kayboldu.

"Bella bunun o kadında ne işi var!"dedi Tina merak ve öfkeyle bana bakarken.

"Yanlız 'o kadın' dediğin kişi bizim müdürümüz-"dedi Paul.

"Farkındaysan artık biz o okuldan değiliz!"diye sert bir tepki verdi Tina." Bella bu ne?!"

"Ben bilmiyorum... Bu benim çantamda duruyordu ve onun eline nasıl geçti bilmiyorum."dedim düşünceli bir sesle.

"Darcy yapmıştır!"diye birden yükseldi Carly.

"Hayatta yapmaz! Siz onu tanımıyor olabilirsiniz ama ben onu tanıyorum asla birinin çantasını karıştırmaz!"dedi Axel korumacı bir tavırla.

"Muhtemelen biri biz uyurken gelmiş olabilir"dedi Early benim gibi düşünceli bir tavırla.

"Ben biraz yürüyüşe gidicem."dedim soluk bir sesle.

"Bende geliyim mi?"dedi Paul sevecen bir sesle. Onun arkasından Carly'ninde aynı şekilde gelmeyi ister olduğunu bakışlarında anladım.

"Yanlız kalsam olur mu?"

Ve bu sözümde hayal kırıklıklarını yüzlerine yansımıştı.

"İyi ama bensiz keyif alamazsın!"dedi Carly yüzüme bakmadan tırnaklarıyla oynarken.

Büyük ölçüde suçluluk hissediyordum... Darcy benim yüzümden gitmişti... Benim yüzümden yerimizi bulmuşlardı... Benim yüzümden o fuları bulmuşlardı ve okuldan atılmıştık...

Ben bu düşünceler ile yolda ilerlerken şiddetli bir tıslama sesi duydum. Başımı kaldırıp karşıma baktığımda ağacın üstünde bana hedef almış bir yılan gördüm. Korkuyla ufak bir çığlık attım ve koşmaya başladım. Ben koşmaya başlayınca o da ağaçtan inip,sürünerek beni takip etmeye başlamıştı.

Üstüne ateş topu atarak onu kaçırmak istemiştim. Tüm gücümle odaklanmıştım ama bir türlü o alev topu oluşmuyordu. Ben sadece boş boş elimi hareket ettiriyordum. Sonra alev topu hariç bir şeyler denedim ama onlarda olmuyordu... Ben hiçbişey yapamadan ellerimi oynatırken yılan bana yaklaşmayı sürdürüyordu. Yavaş,yavaş koşmayı bırakmıştım. Çünkü bacaklarım ve vücudum korkuyla o kadar titriyordu ki zar zor yürürken koşmak zor zordu...

Artık kaçamayacağımı yılanla aramızda en fazla 5 adımlık bir mesafe kaldığında anladım. Aslında kaçabilirdim,etrafımdaki herhangi bir şeyle onu uzaklaştırabilirdim ama o anki panik ve korkuyla hiçbirşey yapamadan sadece boş boş orda duruyordum.

Kışa süre sonra yılanın rengi bir anda beyazdan kırmızıya dönmüştü ve ağzından alevler püskürtmeye başlamıştı. Gözleri sanki gerçek bir şnsan gibi nefretle parlıyordu.

Yılan dahada yaklaşınca ellerimle kulaklarımı kapadım,ardındanda gözlerimi sıkıca yummuştum ki biri arkamdan gelip beni sola doğru itti. Sonra ise yılanın acı içinde bağrışını duyunca gözlerimi yavaşça açtım.

"D-darcy..."

------

Umarım bölümü beğenmişsinizdir kendinize iyi iyi bakın♡

Öpüldünüz♡

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

14. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

4 yorum