İçeriğe geç

Kraliyet Defteri

Bölüm 8 · 5 dk okuma

Kraliyet Defteri

Bölüm 8

8.Bölüm-İyi Ki Varsın...

Size eşlik edebilecek şarkı: Princess Don't Cry/CARSY

Keyifli ve bol gülümsemesi okumalar~

-------

-Bella Bell-

Mandy gitmişti ama Early hala yanımda oturuyordu.

"Sırtın hâlâ yanıyor mu?"diye sordu sonunda. Uzun zamandır bunu sormaya hazırlanmış gibiydi.

"Arada bir..."

"Unutma Darcy kendi sorunlarından dolayı gitti senin bir suçun yok"

...

Bunu söyliyceğini tahmin etmemiştim.

"Unutmuyorum..."

"Bella,unutuyorsun. Kendini sucluyorsun."

Bir süre cevap vermedim...

"Daha iyi olsaydım Early..."dedim. Hıçkırdım, gözlerim dolmaya başladı.

"Ne olurdu Bella?"

"Daha iyi olsaydım, daha güzel olsaydım... Gitmezlerdi dimi... Annemde, Darcy de gitmezdi Early. Daha mükemmel, daha başarılı olsaydım gitmezlerdi dimi?"dedim bir elimle diğer elimle oynamaya başlayarak.

"Annem de derken?"

"Gitmezlerdi dimi? Gitmezlerdi... Daha iyi olsaydım gitmezlerdi! Daha güzel olsaydım gitmezlerdi! GİTMEZLERDİ DİMİ! Gitmezlerdi-"dedim bağırarak ağlıyordum ve ellerimi daha kuvvetli bir şekilde kaşımaya başladım.

Elimi kaşıya kaşıya yara yapıp kanatmıştım... Bu küçüklükten kalma bir alışkanlıktı. Korkunca,endişelince çoğu şeyde elimle oynar ve yara yapardım. Bu yüzden genelde ellerim hep yara içinde olurlar.

"Bella..."dedi Early ve ellerimi sıkıca tuttu."Yanlız değilsin."

"Early... Benim yüzümden gitti... Yine herşeyi mahvettim. Benim yüzümden oldu-"

"Hayır! O kendi,kendine uydurmayı sever. Ve abartmayı ... Emin ol yakında geri dönücek ve herşey eskisinden daha iyi olucak"dedi.

Cevap vermek yerine ona sıkıca sarıldım.

"İyi ki varsın Early..."

"Sende belalım..."

"Hâlâ mı belalıyım?"dedim sırıtarak. O da sırıtarak bana cevap verdi.

Bir süre sarılma pozisyonunda kaldık.

"Tam olarak ne düşünüyorsun Bella? İçinden tam olarak hangi duygu geçiyor?"dedi Early düşünceli bir sesle.

"Bilmiyorum Early... İşe yaramaz,herşeyi mahveden,hiçbir işe yaramayan. Bazen diyorum iyi ki varsın Bella. Bazende diyorum niye varsın Bella... Amacın ne? Bu dünyaya ne için geldin?"

"Neden geldiğini inan hiç bilmiyorum ama iyi ki gelmişsin be kızım!"dedi ve saçlarımı karıştırmaya başladı. Bende saçlarımı onun elinden kurtarmaya çalışmaya başladım. Ve sanki az önce hiç ağlamıyormuşum gibi şimdi gülme krizlerine giriyordum.

~

Early saçımı iyice bozduktan sonra Paul ve Axel'la beraber dışarı çıkmıştı. Bende üstümdeki Laney ile olan ufak kavgamız sonucunda yırtılmış siyah taytımı ve kırmızı tişörtümü değiştirmek için kabine -Paul arkadaşımız bir ara bu kabini bir yerden ışınlayıp getirmişti- girdim. Sonunda üstümdekilerden kurtulmuş ve sade beyaz bir elbise giymiştim.

O sırada karşımda son derece mükemmel görünen sarı saçlarımı yukardan toplamış beyaz bir pantolonun üstüne pembe bir kazak giyen Tina'yı gördüm.

"Selam! Naber?"dedim. Onun yanında acayip sade kalıyordum...

"İyii! Bakıyorum Darcy krizinden kurtulmuşsun."

"Evet kurtuldum. Dedim ki o işe yaramaz yüzünden daha ne kadar kendini bozucaksın."

"İşte gerçek bir Bella Bell. Hazır sen normale dönmüşken kızların yanına gidip birlikte birşeyler yapalım mı?"dedi neşeli bir şekilde.

"Pardon bi dakika,sen o 'seviyesiz' dediğin kişilerle mi vakit geçirmek istiyorsun?"dedim şakacı bir tonla.

"Başka şekilde bu okul yılı nasıl geçer ki tatlım?"dedi Tina.

"Sonunda bu gerçekliği kavradın tatlım."dedim" Kızlar galiba yemekle uğraşıyorlardı yardim edelim mi?"

"Olur. En azından onlara ayak bağı olur ve eğleniriz!"dedi ama benim bakışlarımı fark ederek "Biz en iyisi sadece onları izleyelim"diye düzeltti.

Kızların yanına gittiğimizde Mandy çorbanın başında nöbet tutuyordu. Carly ise masa olarak kullandığımız bir yatay yatmış ağaç kütüğünün üstüne tabak yerleştiriyordu. Bizim yanlarına gittiğimizi görünce önce ufak bi şaşkınlık yaşadılar sonra ise bize dik dik bakmaya başladılar.

"Ne işiniz var burda acaba?"dedi Carly eline bir kepçe alarak bize doğru doğrultarak.

"Yardıma geldik!"dedi Tina o da eline masada bulduğu tahta bir kaçık almıştı ve Carly'e doğrulmuştu.

"Hiç inanasım gelmedi ama"dedi Carly ve kepçeyi tamamen Tina'ya çevirdi.

"Ama bu artık şahsi bir mesele!"dedi Tina ve tahta kaşığı, Carly'e doğru sallamaya başladı. Carly'de elindeki kepçeyi Tina'ya doğru sallamaya başladı ve böyle içe 1. Mutfak Savaşları başlamıştı.

~

Onlar kahkahalar eşliğinde savaşa devam ediyorken bende Mandy'e yardım etmeye karar verdim.

"Mandy! Bu kadar tuz yeter mi?"dedim elimde duran kaşıktaki tuzu göstererek.

"Bu tuz hepimizi zehirlemeye yeter Bella! Ver ben koyiyim."dedi ve tuzu elimden alıp kendisi döktü.

"Nerden anlıyorsun bu kadar tuzun yeterli olduğunu?"

"Tecrübe Bellacım."

"Tecrübeyi nasıl kazandın peki?"

"4 yıl boyunca evdeki tüm yemekleri sen yap. O zaman anlarsın tecrübe ne demek!"

"Neden 4 yıl boyunca-"

"Sen bana yardım etmeye mi geldin darlamaya mi geldin Bella!"

"Yardıma..."

"O zaman şuradaki soğanı bana ver!"

"Ama soğana dokunamam ki ben."dedim yüzümü buruşturarak.

"Ay kıyamam! Bizim küçük leydimiz soğana dokunamıyormuymuşş!"dedi narın bir sesle." Lütfen şu soğanı bana ver Bella!"diye bitirdi cümlesini sert bir sesle.

"Bu değişimi nasıl yaptın acaba?"

Bu soruma bi cevap vermek yerine ters bir bakış attı.

"Al soğan!"dedim ters ters.

"Meraba soğan bende Mandy tanıştığıma sevindim."dedi sırıtarak soğanı alarak.

"Ha ha ha"

Ve sonra kafama bir şaplak yedim... Acımıştı...

"Ben ne yaptım sana!"dedim isyankar bir sesle.

"Canımı sıkıyosun Bella. Ve çok fazla konuşuyorsun"

"Öyle olsun Mandy... Öyle olsun"

Ve 2.şaplağımı yedim.

"Lütfen sus artık! Yemeği yakıcam senin yüzünden!"

"İstenmediğim yerde durmam ben! Gidiyorum ben!"dedim.

Mandy'nin yanından uzaklaşıp diğer kızların yanına gittim. Ve gördüm ki 1. Mutfak Savaşları bitip, 1. Su Savaşları başlamıştı. Tahminimce ikisinde terden su gibi oldukları için yıkanmak amacıyla dereye girmişti ama bir anda savaşa başlamışlardı.

"Selam gençlik!"diye aralarına girdim.

"Carly, düşman geldi hazırlıklı ol!"diye bağırdı Tina ve bana su atmaya başladı.

"Hazırım kardeşim!"dedi Carly ve o da bana su atmaya başladı.

"Hemende sattınız beni ya"dedim onlara karşılık vermeye çalışırken.

"Artık öyle kardeşim"dedi Carly.

"Satıcılar!"dedim ve daha fazla su atmaya başladım.

Ve sonunda üçümüzde sırılsıklam olmuştuk. Tam sudan çıkacakken Mandy' de bize katılmaya kararı aldı.

"Siz kimin Bellasına ne yapıyorsunuz bakalım!"dedi ve elindeki su dolu tencereyi Carly ve Tina'nın üstüne atarak.

"Ama bu haksızlık"diye sızlamaya başaldı Tina kazağınındaki suyu sıkarken.

"Asıl sizin benim küçük kızıma yaptığınız haksızlıktı!"dedi Mandy bana sarılarak.

"Sorarsan 'Kraliyet Okulu' öğrencileriyiz."dedi Tina göz devirerek.

"Ama yaklaşım 1 aydır ormanda ayılarla birlikte yatıyoruz"dedi Mandy bilmiş bilmiş.

~

Akşam olunca birlikte sofrayı hazırladık ve erkekleri bekledik.

"Ooo bizim kızlarda baya hamaratmış!"dedi Axel kolunu Carly'e atarak. Carly ise o kolu yavaşça omzundna çekince anlık bir şok yaşadı.

"Ne sandınız?"dedim sanki her iii ben yapmışım gibi bir havayla.

"Birşey sanmadıkta galiba bu sefer şu iki 'prenses'de yardım etmiş"dedi Early Tina'yla ikimizi göstererek.

"Tabikide!"dedi Tina gururla.

"O zaman lütfen sofraya oturalim çünkü ben çok acıktım!"dedi Paul kendi yerinde zıplayarak.

"Buyrun paşam!"dedi Tina,bir sandalyeyi- Paul masa ve sandalyeleri kendi evinden ışınlamıştı- onun için çekti.

"Teşekkürler prenses"dedi Paul ve kendini yemeklere gömerek.

Yemek benim açımdan gerçketen çok eğlenceli geçmişti. Yatarken kızlarla konuşmak için yatakları birleştirdik ve bilmem kaç saat bugün olanları kahkaha eşliğinde anlattık.

"İyi ki varsınız..."dedim tam yatacakken kızlara.

"Sizde iyi ki varsınızz"dedi Mandy hepimize biryere öpücük yollarken.

"Ay valla keşke olmasaydınız! Şaka,şaka iyi ki varsınız be!"dedi Carly mükemmel bir 'u' dönüşüyle.

"İyi ki varsınızz canlarımm!"dedi Tina ve bu 'İyi ki varsın' kısmından sonra hepimiz kendimizi yatağa attık ve attığımız gibide uyuduk...

--------

Merabalarrrr!! Umarım bölümü beğenmişsinizdirrr♡

Ve size bir sorun var:

Bölüm sonu

8 yorum