Herkes bir yerlere serilmiş uyuyor. Valery hakkında tekrar konuşmadık ama James'teki rahatlamayı gördüm. Konunun sonsuza kadar kapandığını sanıyor büyük ihtimalle. Gerçi onun için kapandı.
Saatin kaç olduğuyla ilgili hiçbir fikrim yok. Dışarı çıktığımızdan bu yana çok vakit geçti ama o zaman da karanlıktı şimdi de karanlık. Bir an hava tekrar aydınlanmayacak hissine kapılıyorum, kalbim göğsümde deli gibi atıyor. Yattığım yerden hızla doğrulup pencerenin olduğu duvara sırtımı yaslıyorum. Bir şekilde kendime gelmem lazım, nefesimi düzene sokmaya çalışıyorum. Tanrım hiç aydınlanmayan bir dünya mı? Düşüncesi bile bu kadar kötüyken gerçeği... Hayır düşünmek istemiyorum!
Nihayet kendime geldiğimde Veronika'nın kıpırdandığını görüyorum. Sanırım yüzünü bana dönüyor. Gözlerimi kırpıp Veronika'yı daha net görmeye çalışıyorum. Arkadaşım bana yaklaşıyor ve "Hey, neden uyumuyorsun?" diye soruyor. Yumuşak sesi kulaklarımı doldururken gözlerimi kapatıyorum ama uyuyamayacak kadar huzursuzum şu anda.
"Sen de uyanıksın." diyorum. Bir şey söylemesini beklerken garip bir ses çıkıyor ağzından. Birazdan her zamanki gibi öksürüğe boğulacak-canım arkadaşım ne zaman uykusundan uyansa öksürük krizlerine girer çünkü- diye beklerken Veronika beni hayrete düşürerek öne doğru eğiliyor, eğiliyor. Sanırım başı dizlerine değiyor artık. Bir şeyler feci şekilde ters. Veronika'dan ses yok, endişelenmeye başlıyorum hatta geç kalmış bile olabilirim. Karanlığa lanet ediyorum.
"Veronika?" Ses yok.
"Veronika?" Ses yok.
"Veronika!?" Yine ses yok.
Veronika'ya doğru uzanıyorum. Artık ciddi ciddi endişeden elim ayağım titriyor. Anladığım kadarıyla kan yok, kafasını da vurmadı. Vurmadı değil mi? Yani vursa küt diye ses çıkardı.
Ayaklanıyorum, diğerlerine söylemem lazım. Ben daha bir adım atamadan pencereden bir ses geliyor. Arkama öyle hızlı dönüyorum ki başım dönüyor. Pencerede resmen türemiş biri var. Ne aptalım! Pencerenin açıldığını bile fark etmemişim ben.
Penceremdeki siluet bir bacağını odaya sarkıtmış, yana eğdiği başıyla bana sesleniyor:
"Merhaba prenses."
