İçeriğe geç

Koyu Mavi

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Koyu Mavi

Bölüm 3

Bölüm 2 : Hediye

Uyandım. Saat 10.30’du. Hemen kendimi banyoya attım. Duş aldım, dişlerimi fırçaladım. Altıma gri eşofmanımı, üstüme siyah sweatshirt giydim. Islak saçlarımı açık bıraktım. Hemen mutfağa gittim. Kendime yiyecek bir şeyler baktım ama canım istemedi. Bir americano yaptım. Oturma odasına geçtim ama Efe yoktu. Çok da sorgulamak istemedim. Telefonumu elime aldım. Annem yazmıştı: “Kızım, uyandın mı?” Hemen cevap yazdım: “Evet anne, uyandım ama Efe yok.” Çevrimiçi… yazıyordu. Annem: “Belki canı poğaça, simit falan çekmiştir; ekmek almaya gitmiştir.” Ben: “Olabilir, biraz bekleyeceğim. Gelmezse ararım. Anne, ya başına kötü bir şey geldiyse?” Annem: “Aklına kötü şeyler getirme, bir şey olmaz. Hadi sen kalk, kahvaltı hazırla.” Ben: “Efe Bey’in hizmetçisi mi var? Kahvaltı yapmak istiyorsa kalksın kendisi hazırlasın. Benim canım yemek istemiyor.” Annem: “Ne demek canım istemiyor?” Ben: “Evet anne, canım istemiyor.” Annem: “Tamam kızım, ben kardeşine kahvaltı hazırlayacağım. Öptüm, görüşürüz.” Ben: “Görüşürüz. Can’ı yerime öp.” Mesaj sayfasından çıktım. Can benim kardeşim. Kardeşim diye söylemiyorum ama çok yakışıklıdır kendisi. Sarı kıvırcık saçlar, kocaman mavi gözler, minnak bir burun… Derken kapı çaldı. Hemen kapıyı açtım. Efe’nin eli arkasındaydı; sanki benden bir şeyler saklıyordu. “Neredesin sen? Elinde ne saklıyorsun?!” “Hoş bulduk, karıcığım,” dedi. Ayakkabılarını çıkardı, bana gülümsedi ve heyecanla, “Sana bir sürprizim var. Kapat gözlerini,” dedi. “Ne sürprizi?” dedim ama gözlerimi kapattım. “Açabilirsin, karıcığım.” Gözlerimi açtım. Elinde kırmızı bir kutu vardı; bana doğru uzattı. “Aç bakalım karıcığım, beğenecek misin?” Heyecanlandım. Kutuyu açtım. İçinde bir sürü çikolata ve jelibon vardı. Biraz daha kurcalayınca siyah, küçük bir kutu buldum. Açtım. İçinden bir not çıktı; notu sonra okumak için kenara koydum. Kutunun içinden kırmızı ipten yapılmış bir yüzük çıktı. Efe’ye baktım. O zaten beni izliyordu. “Çok teşekkür ederim, hiç gerek yoktu,” dedim. Yüzüğü hemen elime taktım. Aynısının beyazı onun parmağındaydı. Sarılmakla sarılmamak arasında kaldım ama sarılmayı seçtim. Efe’yi kendime çekip sarıldım. “Rica ederim, karıcığım. Bence gerek vardı. Eğer bana her zaman böyle sarılacaksan, ben sana hep hediye alırım,” dedi. “Hemen şımarma!” dedim. Notu elime aldım ve okumaya başladım. Sevgili güzeller güzeli karıcığım, Biz seninle dün “resmî” olarak evlendik. Bugün ise ruhlarımızı evlendirmek istedim. Bana göre evlenmek sadece birlikte olmak değil, gönülden bağlanmaktır. Bu da zaman ister. Ama bugün biz ruhlarımızı evlendirdik. Birbirimize görünmez iplerle bağlandık. Yüzüğü elinden hiç çıkarma. Çıkarırsan ruhlarımız ölür, birbirimizden kopmuş oluruz. Bu yüzüğü hiç çıkarmaman dileğiyle… – Sevgili kocan – Notu okuduktan sonra Efe’ye baktım ve gülümsedim. O da bana gülümsedi. “Bu hediyene karşılık sana kahvaltı hazırlayayım mı? Ama benim canım yemek istemiyor,” dedim. “Sen de yiyeceksin. Sen neden olmasın, karıcığım?” dedi. “Yok, benim canım istemiyor,” dedim. “Olmaz ama, senin de yemen lazım,” dedi. Onunla uğraşırdım ama modumda değildim. “Tamam, ben de yerim,” dedim. Efe, zafer kazanmış bir ifadeyle bana baktı ve gülümsedi. Mutfağa gittim, kahvaltıyı hazırladım. Efe’yi çağırdım; geldi. Birlikte kahvaltı yaptık ama ben pek yemedim. Sofrayı topladım ve oturma odasına geçtim. Telefonuma bir bildirim düştü. Arkadaşım Buse parti düzenliyordu. Davetiyeye tıkladım: “Yarın akşam 20.00’de. PARTNERSİZ GELENLERİ İÇERİ ALMIYORUM.” Buse benim arkadaşım. Çok sık görüşmesek de arada bir konuşuruz. O partiye gitmek istiyorum. Ama Efe benimle gelir mi? Efe yanımda televizyon izliyordu. “Efe, benimle partiye gelir misin? Yarın akşam partnersiz almıyorlar,” dedim. Biraz düşündükten sonra, “Olur karıcığım, neden olmasın?” dedi. “O zaman bugün elbise bakmaya gidelim,” dedim. “Sen hiç uğraşma karıcığım, ben sana elbise bulurum,” dedi. “Tamam,” dedim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.