İçeriğe geç

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 18 · 2 dk okuma

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 18

Hayal kırıklığı

Yuna'nın evleneceğini öğrenmemin üzerinden iki hafta geçmişti. Koltuğun üzerinde gözlerimi kapatarak yayılmış oturuyordum. Yuna'yı beklerken sıkıldığım için arada ağzımdan bunaldığımı belli eden mırıltılar çıkıyordu. Şu an Yuna'yla gelinlik bakmaya gelmiştik. Dediğim şeye ben bile inanamıyorum. Işık hızında evlilik hazırlığına başlamışlardı. Düğünde kahkahalara boğulmam umarım. Kapının açılmasıyla gözlerim oraya kaydı. Yuna şapşal şapşal sırıtarak üzerindeki sade ama şık gelinlikle yanıma yürüdü. Aynadan kendini kontrol etti ve etrafında döndü.

Yuna: Nasıl ama ateş gibi yakıyorum ortalığı.

Gülümsemem büyüdü. O da gülümsediği için gözleri kısılmıştı. Ayağa kalktım. Kollarımı önümde birleştirdim.

Haeun: Sende ne meraklıymışsın evlenmeye.

Yuna: Seni de göreceğiz.

Gözlerimi kısarak onu süzdüm.

Haeun: O ne demek?

Yuna: Var sende bir şeyler anlamıyorum sanma.

Gözlerimi devirdim. Sonra tekrar gözlerim ona kaydı. Kulağına doğru eğilerek fısıldar gibi konuştum.

Haeun: Çok güzel olmuşsun.

Yuna: Şağ ol aşkım.

Onun sesi benimkine göre daha cesur çıkmıştı. Bana kalırsa gelinliklerin hepsi yakışmıştı ona ama o seçici davranıyordu.

Uzun süredir gelinlik deniyordu ama hiçbirinden memnun kalmıyordu. Belki hepsini denemişti.

Haeun: Sen beğendin mi bu olsun mu?

Kafasını aşağı yukarı salladı. Birden gerçek aklıma gelince kahkaha mı tutamadım.

Yuna: Ne gülüyorsun?

Haeun: Özür dilerim ama ben hala senin evlenecek olmanı kabullenemiyorum. Alışmam zaman alacak sanırım.

Yuna: Düğünde çok eğleneceğiz wuhuu.

Etrafında dönerek çıktığı kapıdan geri girdi.

Ben ise arkamdaki koltuğa kendimi bıraktım.

...

Arka odalardan birinde Amon ile beraber molayı değerlendiriyorduk. Elimdeki son çikolata parçasını ağzıma attım ve ellerimi birbirine çarparak silkeledim. Kollarımı yasladığım masadan ayrıldım. Amon ise hala elindeki kruvasanı yiyordu. Telefonunu açtı ve kısa bir süre ekranı izledi.

Amon: Sanırım artık gitmemiz gerek. Başlamak üzere.

Ağzım dolu olduğu için ellerimle onu onayladım. Odadan aynı anda çıktık. Yollarımız ayrıldı. Tek başıma uzun ince koridorda yeri izleyerek yürüyordum. Kafamı kaldırdığımda gördüğüm manzara duraksamama sebep oldu. Yürümeyi sonlandırdım. Boğazım kurur gibi oldu.

Min jun bir kadınla gülerek sohbet ediyordu. Sevgilisi mi vardı? Bunu hiç düşünmemiştim. Kadın Min jun'a sarılıp yanından ayrıldı.

Avuç içlerim terliyor, dudaklarımı kemiriyordum. Kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığına uğramıştım. Aklımda onunla nasıl bir gelecek hayal etmiştim bilmiyorum ama yine de onun başkasıyla böyle olması kalbimi parçalara ayırmış gibiydi. Kendimi zorlayarak yutkundum. Az önce yumruk yaptığım ellerimi gevşettim. Ardından önümde birleştirdim. Min jun'un yanına yaklaştım. Çekingen bir şekilde sordum.

Haeun: Merhaba. Bir isteğin var mı?

Kafasını telefondan sonunda kaldırdı ve yüzüme baktı. Umursamaz tavırlarla kafasını sağa sola salladı. Kafasını geri telefona çevirdi.

Ben ise düşüncelere dalmadan önce onu onayladım ve koridorun sonunda köşeyi döndüm. Bir ara arkamı dönüp yine baktım ama o hala telefonla ilgileniyordu.

Onun ilgisine bu kadar kısa sürede nasıl alışmıştım bilmiyordum. Ve saçma beklentilere girdiğim için kendimden nefret ediyorum. Bana "Sevgilim yok." gibi bir şey söylememişti ki. Ben neden böyle algılamıştım ortada hiçbir şey yokken? Sinirden ağlamak üzereydim. Kollarımı yüzüme bastırarak gözyaşlarımın akmasını engelledim. Tamam Haeun. Şimdi gidip çalışmalısın. Hiçbir şey olmamış gibi gülümseyerek müşteri karşılamalısın. Sakın çıkarma bunu aklından.

____________________________________

Min jun Haeun'umu üzme😡

22. bölümü yazıyorum şuan✌️

Bölüm sonu

4 yorum