Silahlara bürünmüştüm.
Vücudumun her yerinde çakılar ve silahlar vardı.
Saçımı sıkıca bağlayıp topuz yapmıştım.
Elimde de kar maskesi vardı.
Ayağımda ise siyah postallarım vardı.
Yani hazırdım.
Şuanda ise Mira ve Heranın bilgisayarları ayarlıyorlardı.
Bana vermiş oldukları kulaklığı kulağıma yerleştirdim.
"Haydiii çıkalım artık!" diyerek isyan ettim.
"Ya azıcık sabırlı ol!" diye isyanıma karşılık verdi Mira
"Ooff" çok sıkılmıştım.
"Neyse fırsattan istifade planı gözden geçirelim. Arel ve Laçin içeri girecekler bizde Aresle olası bir saldırıya kaşı tetikte olacağız" dedi Çağıl
Hep beraber onu onayladık.
Odadaki herkes siyah giyinmişti.
Hadi bizim giyinmemiz anlaşılırdı da Mira ve Heraya ne oluyordu?
Bunu dile getirdiğimizde "Aksiyon için" demişti Hera.
Bu kız burada kaldığı sürede Miradan çok etkileniyordu.
"Tamam artık çıkın dışarı" dedi Hera bizi evden kovarcasına.
Hepimiz sessizce evden çıktık.
Bugünde kendi evimizden kovulduk şükür.
Neyse herkes Jeep olan arabamıza bindi ve yola koyulduk.
"Evet görevden önce rahatlama zamanı!" dedim ve onlara elimdeki poşeti gösterdim.
Her görevden önce mutlaka bir tatlı yerdik.
"Bu günün tatlısı.." derken poşeti açtım
"Soğuk baklavaaa!" dediğimde Çağıldan sevinç nidaları geliyordu.
Hepsine önceden tabaklanmış tatlıları uzattım...
En sonunda araba 50 katlı gökdelenin önünde durdu.
"haydi arka kapıya" dediğimde herkes arabadan indi.
Arka kapıdan içeriye girerek asansörün önüne geldik ve tuşuna bastım.
Beklemeye başladık.
Asansör geldiğinde içeriye girdiğimizde yanımdaki 3 adam birazcık yapılı olduğu için zar zor sığmıştık.
Ares teras katına çıkan tuşa bastı.
Terasa çıktığımızda Çağıl ile Ares hemen önceden yerleştirilmiş aparatları hazırladılar.
O sırada kulaklarıma Miranın sesi doldu.
"Hedef kat 42 de geri kalan daireler boş. Adamın yanında 8 tane adam daha var dikkatli olun" dediğinde onu onayladım.
"Kameralar şuandan itibaren yalnızca 15 dakikalığına etkisiz halde" Heranın söyledikleriyle saatimden 14 dakika kurdum.
"Hazır" dediklerinde Arel ile ikimizi ipe bağladılar.
İkimizde hazır olunca gökdelenden aşağıya doğru yavaşça inmeye başladık.
Ben korkmuyordum çünkü daha önce dağ tırmanışı yapmıştım.
Ama Arelin neden korkmadığını bilmiyordum.
Tam o sırada gelmiştik.
Hedef olan şahıs -ona insan demek istemiyordum- dokunduğu her şeyi mahvediyordu.
sanki etkileşime girdiği herkes kötülüğe bulaşıyordu.
Her şeyi kirletiyordu.
İnternetten kadınlarla iletişime geçip istemedikleri şeyleri şantaj yoluyla yaptırıyorlardı.
Ben bunları düşünürken Arel camı delişti bile.
Vakit kaybetmeden camdan içeriye süzüldük.
İçeri girer girmez ışık yandı.
"Bende sizi bekliyordum"
-----------------------------------------
Yorumlarınızı bekliyorum

