İçeriğe geç

KORUMA

Bölüm 9 · 1 dk okuma

KORUMA

Bölüm 9

İçeri girer girmez ışık yandı.

"Bende sizi bekliyordum"

Ne demek bende sizi bekliyordum.

Bu plandan haberi olmaması lazımdı.

Çünkü kurban rast gele seçilirdi.

Bu da demekti ki aramızdan biri haindi.

bakışlarım yanımdaki adama döndü.

Bakışlarımız buluştu.

Acaba hain Arel miydi yoksa Ares miydi?

Oyum nedense Areleydi.

Tam öne doğru bir adım atmıştım ki Arel kolumu kavradı.

"Fevri davranma Turuncu"

Cidden mi hala 'turuncu' mu?

Bu durumda bile mi?

"Nereden biliyorsun?" diye bağırdım karşımda ki şeref yoksununa hitaben.

"Neyi?" diye malca bir soru yöneltti.

"Mal mısın?" Geleceğimizi nereden biliyordun?" dedim tahamülsüzce

"Aaa senin gibi bir kıza yakışıyor mu bu sözler?" bu adam benimle dalga mı geçiyordu.

"Cevap ver!"

"Hatırlamıyorum"

Bu adam harbi maldı.

"Razim Akoğlu ahlak yoksunu şerefsiz ben çok sıkıldım ve beni sıkmamalısın patlarım" dediğim an Arele işaret vererek adamlara saldırmaya başladım.

Önüme gelen ilk adamın karnına sağlam bir tekme geçirdim ardından vakit kaybetmeden alnından vurdum.

Sonra bana doğru 3 adam koşarak geliyordu.

Bende rast gele birini seçerek arkasına geçtim.

Daha sonra tek hamlede adamın boynunu kırdım.

Ben daha bir adamı indirmişken Arel iki tanesini halletmişti.

4 gitti 4 kaldı.

Vakit kaybetmeden üzerlerine ilerledik.

Artık asıl hedefe geçmek için önüme gelene sıkıyordum.

Ben genellikle boyuna yani şah damarına ateş ediyordum.

Hele şükür asıl hedefe vardığımızda yalnızca 7 dakikamız vardı.

İstediğim gibi işkence edemeyecektim ama olsun sonuçta geberecekti.

Korkudan köşeye sinmiş olan adama susturucu takılmış silahımı doğrulttum.

"Son sözlerini söyle" dedim duygudan yoksun bir sesle

"B-ben ö-özür dilerim-" sözleri yarım kaldı çünkü onu vurdum.

Son nefesi dudaklarının arasından kaçıp gitmişti.

"Gidelim artık" diyerek pencereye doğru ilerledim...

Bölüm sonu

6 yorum