Dövüş bittiğinde bende bitmiştim.
E doğal olarak birazcık yaralanmıştım.
Eve geldiğimde kapıyı çaldım.
Kapıyı Mira açtı ve beni görür görmez gözleri büyüdü.
"Ben sana kaç kere söylemedim mi kendini bu kadar hırpalama diye!" bunu tek nefeste nasıl söylediğini bilmiyordum ama bunu kaçıncı kez söylediğini biliyordum.
387 kez bunu duymuştum.
"Mira biliyorum ben malım aptalım öküzüm kendimi nasıl bu hale getiririm falan filan bunlara ek olarak ben yaralıyım kendimi yormamalıydım. Teşekkürler ben giyinip geliyorum sonra plan yaparız" dedim ve odama doğru yürüdüm...
Şuanda bir masaya oturmuş plan yapıyorduk.
Herkes karşı olsa da ben adalet için bir adım daha atacaktım.
"Hedef?" soran Çağıldı
"Razim Akoğlu" dedi Mira
"Sebep?" soran bendim
"Kırmızı" diyen Miraya kaşlarımı çatarak baktım.
Kırmızının anlamı Kadın olaylarıydı.
"Seviye?" dedi merakına yenik düşen Hera
"4" Miranın cevabı hepimiz şaşırmıştı.
Zaten 5 seviye vardı.
Bu üst seviye bir şerefsizdi.
"İçerine durma süresi" dedim Miraya bakarak
"Maksimum 13 dakika 35 saniye" dedi Mira
"Giriş şekli?"
"Pencere"
"Kaldırma şekli"
"Serbest"
En sevdiğim şekildi.
"Görev ne zaman"
"Bu akşam"
"İyi o zaman akşama hazır olun" diyerek masadan kalktım.
Bende akşama hazır olmalıydım.
------------------------------------------------------------
Fikirleriniz benim için çok önemli bu yüzden yorumunuzu bekliyorum


