Gözlerimi açtığımda beyaz tavanla bakıştık.
Daha sonra yanımda ki kır saçlı kahve gözlü adama bakışlarımı çevirdim.
"Kızım iyi misin"
Sanki umurundaydım.
Bana ne olmuştu.
En son omzumda bir acı vardı.
Ben vurulmuştum.
Peki beni kim vurmuştu?
Neyse onu babam hallederdi.
Odanın kapısı hızlıca açıldı ve içer bir çift endişeli ela göz içeri girdi.
"Laçinim çok korktum" diyerek bana koştu Mira.
Kolumdaki yarayı unutarak bana sarıldı.
Canım acımıştı ama çaktırmadım.
Kulağıma babamın duyamayacağı şekilde "Dışarıda bir çift lacivert göz seni bekliyor" dedi ve odadan çıktı.
Ah bu kız her durumda aynıydı.
"Kızım sana bir koruma ayarladım" dediğinde şaşkın gözlerle ona baktım.
Ben ilk defa vurulmuyordum beni defalarca vurdurmuştu.
Aklına şimdi mi geliyordum.
"Kimmiş bu koruma?"
"Koruma değil korumalar"
Ona cevap olarak gözlerimi devirdim.
o ise beni görmezden gelerek
"Gelin çocuklar" der demez içeri Silah eğitmeni ve kahverengi saçlı ve gözlü bir adam daha girdi
"Kendinizi tanıtın"
"Ben Arel " dedi silah eğitmeni
"Bende Ares" dedi kahvelere sahip adam.
"Bende Laçin tanıştığımıza memnun oldum" diyerek kestirip attım.







