İçeriğe geç

KORİDORLARIN KURALI

Bölüm 2 · 3 dk okuma

KORİDORLARIN KURALI

Bölüm 2

ZORBALIK

Çıkışta çok heyecanlıydım. Telefonumu cebime attıktan sonra önden salınarak giden Meryem'i izliyordum. Kızlar her zamanki gibi iki yanımdaydılar.

Meryem tam okul kapısının dışına adım atacakken kolundan sertçe tutarak onu durdurdum. Bana doğru baktığında şirince gülümsedim. O ise sertçe yutkundu.

"Meryemciğim, biraz beklesene. Bu ne hız, bebeğim?"

Koluna girerek onu tenha bir yere sürükledim. Kızlar da benimle beraber hareket ettiler.

Meryem, "Alisa, gitmem lazım. Bırakır mısın?" diye mırıldandı.

Kaşlarımı havalandırdım.

"Ne dediğini anlamadım. Ama cüretkâr bir şey dedin galiba."

Onu tenha yere çektiğimde elleriyle oynamaya başladı.

"Ne istiyorsun yine, Alisa?" diye sordu.

Melis kollarını birbirine doladı.

"Dedikoduları duyduk ya hani, sen kendini ne sanıyorsun?" dedi kaşları çatık bir şekilde.

Meryem yumruklarını sıktı.

"Ya yeter! Bıktım artık! Salın peşimi!" diye bağırdı.

Beklenmedik bir şekilde kahkahamı durduramadım.

"Şuna bak, cevap vermeye başlamış lağım faresi."

Bir elimle çenesini sertçe kavrayarak sıktım. Dişlerini sıktığı belli oluyordu. Çenesi kasılmıştı.

Yüzümdeki tebessüm yerini korurken, "Bir daha gözüme batma, Meryem. Yoksa senin için kötü olur." dedim.

Çenesini sertçe yana iterek bıraktım.

"Sen ne yapıyorsun!?" diye bir ses duyunca irkilmedim.

Gülümsememi hâlâ koruyarak kim olduğuna baktım.

Bu yeni gelen çocuktu. Muhtemelen kahramanlık yapmaya gelmişti.

Batu gelirken arkasından gelen Kuzey ve Berat'a kaydı gözlerim. Gülümsemem büyüdü.

Melis gözlerini sertçe devirdi. Selin ise ofladı.

"Ne mi yapıyorum? Ne yapıyormuşum?" dedim alaylı bir ifadeyle.

Meryem, kendini kurtarmak için koşarak kaçtı. Arkasından bakarken onu durdurmadım.

"Tüh, ne terbiyesiz bir arkadaş. Görüşürüz demeden gitti." dedim.

Dudaklarımın arasından bir kıkırtı çıktı.

"O kızı sıkıştırdığını gördüm!" dedi Batu.

Kaşlarımı havalandırdım.

"Ciddi misin? Eee, ne olmuş yani?"

Selin elini sallayarak, "Hadi başka kapıya." dedi.

Melis başını aşağı yukarı sallayarak Selin'e hak verdi.

Kuzey, Batu'nun koluna dokundu. Batu omzunun üstünden Kuzey'e doğru baktı.

Kuzey, ılımlı bir şekilde bana doğru yaklaştı.

"Alisa, durumu uzatmayalım. Batu seni daha tanımadığı için böyle tepki verdi."

Başımı yana doğru yatırdım.

"Bir zahmet yeni gelene beni tanıtın. Çünkü bu koridorların kuralı var."

Batu kaşlarını çattı.

"Ne kuralı? Senin burada bir kıza zorbalık yapman kural mı yani?!"

Sakince başımı salladım.

"Bana bak, yeni gelen. Bana karşı gelemezsin." dedim.

Çok sıkılmıştım. Onun yüzünden Meryem kaçmıştı. İçimde daha çok öfke hissettim. Kaşlarımı çattım. Bu onlar için iyiye alamet değildi.

"Asıl sen bana bak. Ben bu okula yeni gelmiş olabilirim ama bu, senin kötülük yapmana izin vereceğim anlamına gelmiyor."

Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım.

"İnan, şu an sinirlenmemi hiç istemezsin, yeni gelen."

Melis koluma dokundu ve kulağıma doğru eğildi.

"Boş ver ya şu eziği, Alisa. Hadi gidelim." diye fısıldadı.

Başımı salladım.

"Şunu söyleyeyim, yeni gelen. Alisa gibi bir düşmanın var artık."

Evin içine adım attığımda annemin ve babamın sesini duyunca ister istemez içimi bir sevinç kapladı. Çantamı salonun duvarına savurup üstümdeki ceketi askılığa astım. Aceleyle oturma odasına gittim.

Annem bacak bacak üstüne atmış, telefonuyla ilgileniyordu. Babam da aynı şekildeydi. Yan yana oturuyorlardı.

"Anne, baba, sonunda gelmişsiniz."

Annem telefonundan gözünü ayırmadan, "Hihi, hoş geldin Alisa." dedi.

Annemin yanına oturdum.

"Sizi çok özledim." diyerek yaklaşmaya çalıştım.

Babam sonunda telefondan gözünü ayırarak, "Biz de seni özledik Alina... pardon, Alisa." dedi.

Yüzüm düşer gibi olmasına rağmen gülümsemeye çalıştım. Boğazıma bir yumru oturduğunu hissettim. Kucağımdaki ellerimi sıktım.

Hangi baba kızının ismini karıştırırdı ki?

Babam tekrar telefonuna gömülürken evde bir süre sessizlik oluştu.

Annem sessizliği bozarak, "Yarın tekrar yurt dışına çıkacağız." dedi.

Boğazını temizleyerek konuşmuştu.

Dudaklarımı bastırarak her zamanki gibi sustum. Dudaklarımdan sadece:

"Neden? Daha yeni geldiniz." cümlesi çıktı.

Annem gözlerini abartılı bir şekilde devirdi.

"Offf Alisa, sürekli şu soruyu sorup duruyorsun. Baban tatilde bile çalışıyor. Biz kendimize zaman ayırmaya çalışıyoruz. Bu kadar budala olma."

Gözlerimin yandığını hissettiğimde hızla oturduğum koltuktan kalktım. Odama doğru hızlı adımlarla ilerlerken kapıyı açıp kendimi içeri attım.

Gözlerimi kapatarak gözyaşlarımın akmasına izin verdim.

Yatağa oturarak, her zamanki gibi yapayalnızdım.

Bacaklarımı kendime doğru çekip başımı dizlerime yasladım.

Sessizce ağladım.

Kendime yarına kadar gelmeliydim.

Çünkü okulda yine koridorun kraliçesi olarak dönecektim.

🌷🌷🌷

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.