1. BÖLÜM
Hızlıca okul formami giydim. Okula baya geç kalmıştım. Ah şu alarm,beni niye kaldiramadin ki!
Yine de geç kalmam umurumda degildi. Hemen saçımı rastgele bağlayıp gitmezdim. Kendime özen gosterir her zaman süslenir puslenirdim. Koridorlar benim için bir podyumdu. Kuralları ben yazardım.
Her zaman ki gibi en güzel topuklu botlarını giyerek okulun yolunu tuttum. Şelale gibi akan saçlarım rüzgarla savruluyordu. Hava çok soğuk olmasına rağmen ben sadece ince bir ceket giymiştim. Sorun değildi. Bu ceket bana çok yakisiyordu. Gerçi bana ne yakismiyordu ki?
Okulun bahçesine geldiğimde hickimse yoktu. Çünkü şuan derstelerdi. Büyük bir ozguvenle merdivenleri çıkmaya başladım. Sınıfın kapısına geldiğimde,saçlarımı düzelttim. Dış gorunus benim için önemliydi. Bu benim kurallarimdan birisi idi. Hazır olduğumda nazikçe kapıyı tiklattim. Bir cevap almaya gerek kalmadan kapıyı açtım. Gözlerin bana döndüğünü hissediyordum. En güzel gulumsememi sunarak "geç kaldım. Üzgünüm hocam. Uyuyakalmisim." Dedim. Hoca,elindeki kalemle sırayı göstererek "sorun değil Alisa yerine geçebilirsin." Dedi.
Zarifce sırama oturdum. Çantamı sıraya astım. Yanımda oturan selin e göz kirptim. Hoca,ders anlatmaya devam ederken selin,kulağıma doğru eğilerek "yeni gelen çocuğu gördün mü?" Kaslarını hafifçe çattım. "Yeni gelen derken?" Diye sordum. "Sağına bak görürsün." Dediğinde çaktırmadan sağıma doğru döndüm. Tanıdık olmayan bir yüz vardı. Özenle taranmış saçları vardı. Yumuşak olduklari belliydi. Dikkatle hocayı dinliyordu. Elinde kalemi vardı. Arkamda oturan Melis bana doğru eğilerek "iyi bir kurban degil mi ha?" Dudaklarım sinsice kivrildi. Mukemmel bir kurbandi.
Zorbalanacak bir kurban
"Adı neymiş bu yeni gelenin?" Melis, hemen cevap vererek "Batu" Yüzümü burusturdum. "Ne iğrenc bir isim." Selin,kolunu bana atarak "bakıyorum da simdiden zorbalamaya başladın çocuğu" bu benim işimdi zorbalamaya bayılırdım. Bu sınıftaki herkes olmasa bile bircogu benden tirsardi. Haklilardi. Ben olsam bende kendimden tirsardim. Mukemmel birisiydim resmen.
Ben kim miydim?
Ben Alisa. Alisa Keskin.
Bu okul babamın iş ortağının okuluydu. Bunu herkes bilirdi. Onları şikayet edersem bu okuldan atilacaklarini biliyorlardı. Dediğim gibi bu okulda kuralları ben yazarım. Bu koridorlarin kurallari vardır. Bu okulda barindak istiyen kisi benim kurallarına uymak zorundaydi. Bu sınıftaki çoğu kisi belki de hepsi benden nefret ederdi. Çoğu erkekle sevgili olup ayrilmistim. Şuan peşimde koşan da çoktu. Ama umurumda değildi.
Sonunda tenefus sesi çalmıştı. Hoca iyi dersler dileyerek sınıftan çıkınca hemen ayağa kalktım. Saçlarımı geriye doğru attım. Sınıftan dışarı çıktım. Kizlar iki yanımda belirdiler. Aynı anda kollarıma girdiler. Merdivenlerden inerken "şu Meryem gözüme çok fazla batmaya başladı. Çıkışta onu sıkıştıralım." Selin,omzuna hafifçe vurarak "ya şu seffaligina bayiliyorum aşkım." Genişçe gülümsedim. "Tesekkur ederim birtanem."
2. Dersimiz Türkçeydi. Not defterini alıp,hocanın anlattıklarını not ettim. Hocanın sorduklarina kusursuzca cevap verdim. Hoca tahtaya yazı yazarken,soru sormasiyla başımı defterden kaldırıp hocaya baktım. Bildiğim sorunun cevabiydi. Elimi kaldırdım,ama bu sefer hoca Elif ezigine söz hakkı verdi. Ama cevap yanlisdi. Gözlerimi hafifçe devirdim. Hocanın beni kaldırmasını bekledim ama o bu sefer yeni gelen ezige söz hakkı verdiğinde ona baktım. Muhtemelen yanlış cevap verecekti. Ah şu aptal hoca ben varken başkasını niye kaldirirsin ki? "Evet,Batu cevap ne söyle bakalım." Dedi hoca gülümseyerek. Batu sandigimin aksine doğru cevap verdi. "Bakıyorum da sinifimiza Alisa dan başka bir yeni çalışkan daha gelmiş." Dedi hoca. Tamam ben caliskanimda o ne alaka hocam iyi ki bı doğru cevap verdi. Soru kolaydı bir kere.
Hocaya karşı bakarak tebessüm ettim. Hocaların gözünden tatlı,uslu asla yaramazlık yapmayan zararsız bir öğrenciydim. Açıkçası fazla öyle olduğum söylenemezdi. Hatta hiç söylenemezdi. Yeni gelenin bana doğru baktığını hissettim. Bana aşık olursa şaşırmazdim. Tenefus sesi ile defterimi kapattım. Yanımdaki Selin e baktım. İkisinede eğilerek "bahçeye cikmayalim. Şu yeni geleni gozlemleyecegim." Dedim. Önümdeki Kuzey e döndü gözlerim. Eski sevgilim. Ve onun arka çaprazında oturan en yakın arkadaşı Berat yaklaşık 1 yıl önce onlara baya satasmistim. Buna rağmen kuzey benimle sevgili olmak istemişti. Ondan sıkıldıgımı söyleyip ayrılmıştım. Şuan hiç konuşmuyordum onlarla. Kuzey,benimle bazen konuşmaya çalışıyordu. Umurumda değildi. Kuzey in sıradan kalktığını gördum. Alttan çaktırmadan onu izledim. Selin ve melis inde baktigini hissettim. Kuzey,yeni gelenin yanına gittiğini görünce dudaklarımı birbirine bastırıp gulmemeye çalıştım. Ezik ezigi cekermis. Bu da benim sozumdu. Kuzey in arkasından berat da gitti. Batu,kitaptan başını ayırıp kuzey ve berat a baktı. İçtenlikle gülümsedi. Kuzey "n'aber Batu?" Dedi. "İyi senden n'aber,Kuzey miydi adın?" Kuzey basini aşağı yukarı salladı. Berat,elini uzatıp "benim adım da berat. Gel bı kantine inelim kaynasalim." Diye teklifte bulundu. Batu,ayağa kalkarak "olur. Gidelim." Dedi. Onlar giderken arkadan yüzümü burusturdum. "Salaklar ya" diye mırıldandım. Melis,"hadi onları takip edelim heyecan olur" diye teklifte bulundu. Aslında olabilirdi. Ama başka işlerimiz vardı. Onlara sonra gelirdik. "Hayır. Başka durumlar var." Diye yanıt verdim. Kaslarımla en arka duvarın dibinde oturan Meryem i işaret ettim. Selin onaylarcasina kafasını salladı. "Çok haklısın. Çıkışta kafasında yumurta kirmaliyiz. Arkamızdan dedikodumuz nasıl yapılır gosterelim ona."
🌷🌷🌷