Günaydınlaar^^
Yeni bir bölümle karşınızdayımm. Umarım bölümü seversiniz.
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın^^
İyi okumalar...
“Kafayı yiyeceğim,” arkama yaslanıp başımı tavana doğru kaldırdım. Yaklaşık dört saattir matematik çalışıyordum ama tam anlamıyla bir şeyleri oturtmuş değildim.
İlk sınavımız matematikti ve herkes Rüya Hoca’nın ne kadar zor ve uğraştıran sorular sorduğundan şikâyet ediyordu. Rüya Hoca dersimize girmemesine rağmen matematik sınavlarını hazırlıyormuş.
Sınavlara iki hafta olmasına rağmen şimdiden çok gerilmiştim. Konu olarak eksiğim yoktu soruları da çözebiliyordum. Aslında elimdeki en zor kaynağı kullanmaya başlayınca çözemediğimi fark etmiştim.
Matematikten kalmak istemiyordum. Genel olarak hiçbir dersten kalmak istemiyordum.
Pars’la aramız iyiydi fakat evde konuşamıyorduk. Müdür beş gün geçmesine rağmen telefonumu geri vermemişti. Pars’ın bundan haberi de yoktu aslında. Ona bir türlü söyleme fırsatım olmamıştı.
Önümdeki test kitabına tekrar dönüp matematik çalışmaya devam ettim.
Ertesi Gün;
“Sen de bir şeyler var,” Feyza’yı hafifçe dürttüm, “Feyza,” uzatarak adını söylediğimde sadece güldü.
“Ben de bir şey yok şimdilik de…” gözlerimi açarak başımı sorgulayan bir ifadeyle sağa sola salladım, “De?” Feyza’ya doğru eğildim.
“Yani bilmiyorum emin değilim kimseye böyle bir şey yapmak istemem çünkü yanlış da yapıyor olabilirim,” cümlenin saçmalığı ve kapalılığı yüzünden yüzümü buruşturdum, “Ne anlatıyorsun sen Feyza? İtiraf et hadi.”
“Ateş hoş çocuk değil mi?” duyduğum cümleyle elimi ağzıma götürdüm ve geriye doğru yattım, “Ne dedin sen?” Feyza beni aşırı derecede şaşırtmıştı.
“Tamamen objektif bir bakış açısıyla söylüyorum. Dışarıdan herhangi birisi olarak…” başımı aşağı yukarı salladım gülerek, “Kesin öyledir,” dedim.
“Öyle olmasa ne olacak ki? Arkadaşının kim olduğunu biliyorsun. Mümkün değil yani,” mümkün değil derken keyfi kaçmıştı ve yüzü düşmüştü.
“Pars’la arkadaş diye hislerini görmezden mi geleceksin Feyza?” sadece başını salladı.
“Ateş’in sana olan tavırları nasıl peki?” bu hislerin karşılıklı mı sorusunun üstü kapalı haliydi. Feyza gülümsedi ve arkasında yaslandı. Sınıfta ikimiz baş başaydık ve onun masasına oturmuştum o ise sırasındaydı.
“O yazdı,” duyduğum şeyle “Hiiiih,” gibi bir ses çıktı dudaklarımdan.
“Ne yazdı?”
“Öylesine ‘Selam’ gibi bir şey yazdı ben de ‘Ne var?’ yazdım,” bunu anlatırken bile gülerek anlatıyordu.
Feyza gerçekten mutluydu ve Pars’la arasındaki sorunların buna engel olmasını istemezdim. Feyza Ateş’le arasında geçen konuşmalardan kısa kısa bahsedince Ateş’in öylesine “Selam,” yazmadığına emin olmuştum.
Feyza gitmesi gerektiğini söyleyince sırama geçip test çözmeye başladım. Öğle arasında olduğumuz için sınıf boştu ve kütüphaneye çıkmama gerek kalmamıştı.
Bir yandan 11. sınıfı unutmamaya çalışmak bir yandan da 12. sınıf sınavlarına hazırlanmak aşırı zorluyordu.
Beş dakika sonra sınıfa birisi girdi. Sınıfa gelen kişi benim sırama doğru yürüyünce başımı kaldırdım. Gelen kişi Pars’tı bana selam verip sırasına geçti.
Çantasından bir şey alıp çıkacağını düşündüm ama birkaç dakikadır burada durduğunu fark edince testteki soruyu ona sormayı düşündüm.
Matematik konusunda gerçekten iyiydi ve bana üç gündür kafayı yedirten bu soruyu çözebilirse gerçekten rahatlamış olurdum.
Arkamı döndüm ve beni fark etmesiyle başını telefondan kaldırması bir oldu. “Sana bir soru sorabilir miyim?” dedim başımı sağa yatırarak, “Sorabilirsin,” dedi ve telefonunu kaldırdı.
Önüme dönüp test kitabımı aldım ve yanına geçtim.
“Bunu çözebilir misin?” diyerek sorunun olduğu sayfayı önüne koydum.
Soruya bir süre baktıktan sonra kalemliğinden kalem alıp soruyla uğraşmaya başladı. Sağ elim Pars’ın masasına koymuş ve ağırlığımı oraya vererek sağa doğru eğilmiştim. Pars yirmi dakikadır soruyla uğraşıyordu.
Başlarda benim yaptıklarımda benzer işlemler yapsa bile sonrasında işlemleri fazlasıyla farklılaştı. Kalemi test kitabına doğru attı ve “Buldum,” dedi. Hevesle “Vallahi mi?” deyince Pars başını salladı “Gel, anlatayım,” dedi.
Pars’a doğru eğildim. Pars soruyu gerçekten çözmüştü.
Hevesli ve dikkatli bir şekilde soruyu anlattı. “Anladın mı?” başımı salladım, gerçekten de anlamıştım.
“Peki, sana teşekkür etmek için kahve ısmarlayabilir miyim?”
“Harika olur,” dedi ve sınıftan çıktık.
“Ne kadar rahatladığımı tahmin edemezsin. Üç gündür bu soruyla uğraşıyorum,” Pars şaşırmış gibiydi.
“Cidden bir soruyla üç gün boyunca uğraştın mı?”
“Evet,” diyerek onu yanıtladığımda kantine ulaşmıştık.
Kahveleri alıp karşısına oturduğumda “Eee, ne konuşacağız?” dedim. Pars kahvesinden bir yudum alıp arkasına yasladığında cebimdeki çikolataları hatırladım.
“Ben bunları unuttum,” diyerek çikolataları cebimden çıkardım. Biraz fazlaydı ama yerdik bence.
“Bu kadar çikolatayı ne yapacaksın Elçin?” dedi bana eğilerek.
“Yiyeceğiz Pars?” dedim onun yaptığı gibi eğilerek.
“Sen hepsini yiyebileceğine inanıyor musun gerçekten?” çikolatalardan birinin paketini açmış ve çoktan yemeye başlamıştım.
“Evet, daha önce yedim,” dediğimde gözlerini açarak arkasına yaslandı.
“Bakma öyle ben çok severim çikolatayı,” dedim Pars’ın tepkisine karşı.
“Belli zaten,”
“Ben pamuk şekeri de çok severim ama bilmezsin, bilmemen normal zaten çünkü birbirimizi tanımıyoruz,” çikolatamı yemeye devam ediyordum.
“Tanıyalım o zaman birbirimizi,” dediğinde çikolatam bitmişti ellerimi çeneme koyup ona baktım.
“Doğum günün ne zaman?” diye sordum.
“9 Kasım,” diye yanıtladı fakat benim doğum günümü sormadı.
“Sormadın ama benimki de 19 Aralık.”
“Özür dilerim aklıma bir şey takıldı soramadım,” dedi içten bir sesle. Gözü bir yere takılmıştı ve bana bakmıyordu bile. Arkamda bir noktaya odaklanmış ve kaşları çatılmıştı.
“Nereye bakıyorsun?” diyerek Pars’ın baktığı noktayı bulmak için arkamı döndüm. Gördüğüm manzara Pars’ın tepkisini haklı kılıyordu.
Elimde ağzımı kapatıp tekrar Pars’a döndüğümde gözlerimiz buluştu.
“Bundan haberin var mı senin?”
Merhabalarr^^
Bölüm hakkındaki düşünceleriniz neler?
Bu ateşkesi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sizce bölüm sonunda Pars ne gördü?
Oy vermeyi ve beni takip etmeyi unutmayın^^
Umarım bu bölümü sevmişsinizdir. Yeni bölümde görüşene dek kendinize cici bakın hoşça kalın^^


