İçeriğe geç

Kopya | Texting

Bölüm 12 · 4 dk okuma

Kopya | Texting

Bölüm 12

Kopya : 11. Bölüm

Merhaba dostlarr^^ Yeni bir bölümle daha geldim.

Umarım bölümü seversiniz^^

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın^^

Herkese iyi okumalar.

“Sen yanına gelenleri küfür ederek mi karşılarsın?”

Başımı sesin geldiği yöne çevirir çevirmez Pars’la göz göze geldik.

“Genelde, hayır,” diyerek sandalyede rahat bir pozisyona geçtim. Pars da benimle aynı anda yere oturup sırtını kitaplığa yasladı.

“Bu tavrın bana özel yani?” gülerek başımı sağa sola salladım.

“Hayır, bu tavrım aniden gelip korkutanlara özel,” başını yavaş hareketlerle aşağı yukarı salladı.

“Ne yapıyorsun burada Elçin?” şaşırmıştım. Sorusuna değil, sesindeki samimiyete.

“Oturuyorum?” kaşlarını kaldırarak dudaklarını aşağı sarkıttı.

“Sence bunu mu soruyorum?” kaşlarımı çatarak başımı ona doğru çevirdim.

“Ne yapıyorsun sorusuna bundan başka nasıl cevap verebilirim ki?” ilk defa birbirimize laf sokmadan konuşuyorduk, iki yakın arkadaş gibi…

“Ne yapıyorsun derken burada neden oturuyorsun, burada ne işin var alt metinli bir soru sormuştum aslında?”

“Sınıfa dönmek istemedim,” başımı öne eğdim ve yeri izlemeye başladım. Sınıfın ortamını düşünürken bile içim sıkılıyordu.

“Neden?”

“Bilmem, öyle işte,” gözlerim doluydu bu yüzden Pars’a bakmamaya gayret ediyordum.

“Tutanak mı tuttular?” başımı hızlıca sağa sola salladım.

“Ne oldu müdürün odasında? Anlatmak ister misin?” Pars’ın bana bu kadar sıcak bir tutum sergilemesini anlayamıyordum. Birden ne değişmişti de bu şekilde davranıyordu hiçbir mantıklı açıklaması yoktu bana kalırsa.

“Neden merak ediyorsun?”

“Dolaylı olarak da olsa ben sebep olduğum için,” gözlerimi Pars’a çevirdim.

“Bir şey olmadı. Tekrarı olmasın gibi şeyler söyledi. Okulda yeni olduğum için ve denemedeki başarım yüzünden sicilimi kirletmeyeceğini söyledi.”

“Sevindim,” inanamaz bir şekilde güldüm. Sevinmesi ihtimali çok gerçek dışı geliyordu.

“Gerçekten öyle Elçin,” sesi çok ikna edici geliyordu ama Pars’ın ne kadar manipülatif biri olduğunu düşününce bunun da bir numara olması çok muhtemeldi.

“Neden sınıfa gelmedin peki?” tüm samimiyetimle cevap verdim.

“Sınıfa gelip oradakileri görmek istemedim. Bakışlarını, fısıltılarını, sorularını… Hiçbirini duymaya ve görmeye hazır değildim. Sen bilmezsin ama o bakışlar insanı o kadar rahatsız ediyor ki,” buruk bir şekilde gülümsedim, “o sınıfı o an terk etmek istiyorum. Kaçmak kurtuluşmuş gibi geliyor. Bugün de aynısı oldu. Sınıfa geldiğimde olacakları biliyordum ve olmasın istedim. Haksız sayılmam bence.”

Birkaç dakika sessiz bir şekilde oturarak yeri izlemeye devam ettik ikimiz de. Ara sıra Pars’ı yokluyordum ama o gözlerini zeminden ayırmıyordu. Aklından nelerin geçtiğini bilmem mümkün değildi belki ama bir şeyler düşündüğü her halinden belliydi.

“Elçin,” düşündüğü şeyi sonuca bağlamış olacak ki adımı söyledi. Bu da düşündüğü şeyin benimle ilgili olduğunun en büyük kanıtıydı.

Pars ayaklanıp sırtını kitaplığa yaslayarak kollarını göğsünde birleştirdi. Hiçbir şey demeyip sadece konuşmasını bekledim.

“Özür dilerim,” hızla Pars’a döndüğümde gözlerim kocaman açılmıştı. Olan bitene asla anlam veremiyordum. Bu özrün ne için olduğunu da anlayamıyordum.

“Ne için?” merakım sesime yansıyordu.

“Bu zamana kadar olan her şey için. Okuldaki salakların sana yaptıkları için, Birce’nin seni sıkıştırması için, kendini yalnız hissettiğin için, bugünkü olay için… Kısacası seni üzen aklına gelebilecek her ne sebep varsa, hepsi için özür dilerim,” şaşkınlıkla Pars’ın söylediklerini dinlemiştim.

“Nasıl yani?”

“Aramızdaki rekabet iki kişinin arasında olmaktan çıktı. Bunun sebebi gerçekten ben değilim. Çok hırslandım, bizimkilere seni geçmek istediğimden bahsettim ama gerçekten o kadardı. Tüm 12. sınıfların sana tepki göstermesi kendileriyle alakalıydı. Kimse kimsenin davasını gütmez Elçin. Ben seni sevmiyordum evet ama kimseye bundan bahsetmedim bile. Arkadaş olalım demiyorum. Hiçbir şey olmamış gibi davranmanı bekleyemem ama rekabet edeceksek bunu saygı çerçevesi içinde yapabiliriz değil mi?” Pars konuşmasını tamamladıktan sonra elini bana doğru uzattı.

İlk defa yapmam gerektiğini bilmeyecek kadar büyük bir ikilemin ortasında kalmıştım. Pars’ın amacı neydi ya da bir amacı var mıydı? Bana saf duygularla yaklaşma ihtimalinin yanında farklı bir amacının olabileceği düşüncesi kurt gibi beynimi kemiriyordu.

Garip bir şekilde Pars’a inanmak ve güvenmek istiyordum. Aramızdaki rekabeti seviyeli bir hale getirmek ve ikimize indirgemek istiyordum.

Pars’la kendimi yarıştırmayı seviyordum. Okula ilk geldiğim gün böylesine dişli biriyle karşı karşıya olmaktan da mutluydum fakat okuldakiler bizi at yarışındaymışız gibi görmeye başladıkça Pars’la aramızdaki şey de kin ve nefrete dönmüştü.

Yavaşça elimi Pars’ın eline uzatıp elini sıktım.

Barışın ilk adımı mıydı bu?

Ertesi gün;

Yaklaşık yarım saat önce uyanmış ve okula gitmek için hazırlanıyordum. Bugün mutluydum ve bunda Pars’la barışmamızın büyük payı vardı.

Önceki günlerde ne giydiğime, saçımın nasıl olduğuna bakmazken şimdi makyaj yapıyordum. Daha önceki zamanlarda olduğu gibi…

Kırılan hevesimin parçalarının tek tek yapıştırılması gibiydi bu sabah. Uzun zamandır ilk defa aynanın karşısındayken yorgun bir kızla karşılaşmadım. Gülümsedim kendime. Siyah eteğim, beyaz gömleğim ve açık renk kot ceketimle oldukça hoş görünüyordum.

Evden çıkıp okula doğru yürümeye başladım. Hava serindi ve hafif bir rüzgâr vardı. Okulun kapısının önüne geldiğimde durdum ve girişe bakıp gülümsedim. Bugünden itibaren her şeyi değiştirecektim.

Dolaplarımızın önüne geldiğimde Feyza’yı orada gördüm. Dolabının önüne bir şeyle ilgileniyordu. Feyza ve benim dolabım arasında iki dolap vardı yani çok yakındık.

“Günaydın Feyza,” dedim ve gülümsedim.

“Günaydın. Çok mutlu görünüyorsun bugün.”

“Her zamanki halim aslında ama siz çok göremediniz,” sesim kesinlikle iğneli bir tonda değildi.

“Bundan sonra daha çok görebiliriz umarım bu Elçin’i”

“Göreceksiniz,” gülümseyerek kitaplarımla beraber Feyza’nın yanından ayrıldım.

Tekrar selam dostlarımm^^

Bölüm hakkındaki düşünceleriniz neler?

Pars'ın özrünü samimi buluyor musunuz yoksa bu bir oyun mu?

Elçin bu özrü kabul etmeli miydi?

Pars ve Elçin ikilisinin iletişimi sizcer nasıl ilerleyecek?

Şimdilik benden bu kadar dostlarım^^ Yeni bölümde görüşmek üzere, umarım bölümü sevmişsinizdir.

Beni takit etmeyi ve bölümü oylamayı unutmayınn^^

Kendinize cici bakınn, hoşça kalın...

Bölüm sonu

7 yorum