İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 14 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 14

Düşünceler

Berke :

- Her yerden çıkmandan bıktım usandım artık !

Berat :

- E o zaman benim olana dokunmamayı ve benim olanı almaya çalışmamayı öğrenmen gerekecek !

Berke :

- Kızlarla sohbet ediyoruz alt tarafı , dimi kızlar ?

Göz devirerek Hazal'ı da yanıma aldığım gibi Beratlardan tarafa gittik . Normalde çeker giderdim ama kalmam gerekecekti .

Buğra :

- Anladığım kadarıyla etmiyormuşsunuz !

Berke :

- Ya Berat şu yediğin yumruk fazla mı geldi !? İt(lerini) aman arkadaşlarını salıyorsun üstüme .

Berat :

- Herhalde tek başına olduğundan kıskanıyor gariban :) (Arkadaşlarına dönüp Berke'yi göstererek)

Buna gülmemek için kendimi zor tutmuştum . Berke de kendini zor tutuyordu . Okulun ortasında , herkesin içinde bir şey yapmamak için uzaklaşıp gitmeyi tercih etmişti . Tabii son laflar her zaman önemlidir ! Şunları denemeyi de unutmamıştı . '' Dediğin gibi , kozları maçta paylaşacağız sizinle ! ''

Berat :

- Nihayet ! Bakın görüyor musunuz artık senli konuşmuyor siz diyor . Hemen nasılda öğrettik ama kısa sürede .

Yiğit :

- Kurtulsak şundan ne kadar mutlu olacağım bilemezsin .

Buğra :

- Maç dedi görüşürüz dedi abi diğer teneffüs biz kura çekmeye gidiyoz ! Yarın da maçlar başlayacak . Ne çabuk geldi nihayet karşılaşma vakti !?

Yiğit :

- Zaman hızlı geçiyor be abi !

Buğra :

- İlk maçtan E şubesi çıkmasa bari !

Hazal :

- Hey siz onu duymadınız mı !? Tayfun okul değiştirdi .

Yiğit :

- Tayfun ?

Buğra :

- E şubesinin en iyi basketbolcusuydu .

Berat :

- Demek babamın lafını ettiği çocukmuş , umursamayıp işte aklımdan da çıkınca kim olduğuna da bakmadım .

''Umursamazın teki işte ne olacak ! '' diye mırıldanarak arkamı döndüğüm gibi sınıfın yolunu tutmuştum . Konuştukları şu basketbol şeyi umurumda bile değildi çünkü .

Sadece ufak şeylere kulak misafiri olmuştum giderken o kadar !

Berat :

- Ben ne dedim şimdi ?

Yiğit :

- Klasik kızlar takma .

Buğra :

- Hangi okula geçtiğini söyledi mi ?

Hazal :

- D.. Y.. Anadolu Lisesi .

Berat :

-Babası iflas edince gitmek zorunda kalmış olmalı ...

Tayfun denen çocuk benim eski okuluma kaydolmuş . Normalde bizim okulda kontenjanlar sürekli dolu olur . Kim bilir nerede açık bulup da soktular çocuğu okula !

Çok da umursamadan sınıfa girip yerime oturdum . Ben oturduktan biraz sonra zil çalmıştı ve zilin eşliğinde sınıfa Berat ile Buğra girmişti . Peki ya Hazal ile Yiğit , onlar neredeydiler !?

...

Hazal ile Yiğit öğretmen zili eşliğinde sınıfa girmişlerdi ve arkalarından yarım dakika sonra da öğretmen sınıfa gelmişti . Yiğit öğretmen daha derse başlamadan hızla dönüp bana bir şeyler fısıldamıştı .

- Hey , şştt !

'' Off nee , yine ne var !? ''

- Hey söylesene senin şu arkadaşın ...

'' Hazal , ayrıca 4 yıldır sizin sınıfınızda tanımıyor olamazsın ! ''

- Eee buna gerek mi duymalıydım ?

'' Neyse devam et ! ''

- Berke'ye iyi laf soktu yalnız hakkını yemeyelim . Sen arkadaşlarını hep böyle mi seçersin ?

'' Neyle seçerim ? ''

- Laf sokmayı bilen , tatlı ve çook da güzel .

'' Sen Hazal'a yürümeyi düşünüyorsun galiba ? ''

- Sen !?.

'' Yüzünden ve şu aptal gülümsemenden belli , sınıfa niye geç geldiniz !? ''

- He birkaç şey konuştuk ya . Gerçekten ! Ben nasıl bu kızı bu zamana kadar göremedim !? Aptalım ben ya !

'' Zeki olsan derslerden kalmazdın zaten sen dert etme . ''

- Hadi be güzelim bana bir güzellik yap da içimiz güzellikle dolsun !

'' Ne ? ''

- Anlamadın dimi ?

'' Saçmalıyorsun sadece nesini anlayayım bunun ! ''

- Haklısın . Diyorum ki ikimizi aynı ortama sok ! Hatta süper olur ekibimize alak ! Senin arkadaşın bizim arkadaşımız bizim arkadaşımız ve düşmanımız da senin arkadaşın ve düşmanın sonuçta !

'' Eee az yavaş konuşursan cümleyi kafamda oturtabilirim . ''

- Hazal ile beni yap diyorum !

'' Öğretmen tip tip bize bakıyor farkındaysan ! Yeter artık sus da dersi dinleyeyim . Öğretmeni de bölmeyelim daha fazla .''

- Tamam sen nasıl dersen !

Nihayet Yiğit beni bırakmıştı ve bende dersi dinleyebilmiştim . Yiğit'in gözler ya Hazal'ın üzerinde oluyordu ya da kafası sıraya gömülü . Yiğit Hazal'a olsa olsa hayran olurdu . Kızı 4 yıl fark etmeyip şimdi yanıma gelerek aralarını yapmamı istemesi çok komikti ! Hissettiği şey n fazla ufak bir hoşlantı olabilirdi . Bu yüzden arkadaşımı Yiğit ile sıkmak istemiyordum ve aralarını yapmak için uğraşmayacaktım . Yiğit ne kadar yalvarsa da bu kabul edilecek bir şey değildi . Hem ne derler !? Su akar yolunu bulur . Eğer olmak isterlerse bir araya her türlü gelirler ve olurlardı !..

...

Teneffüs olduğunda Arka sıramdaki ikili ve yan sıra arkadaşcağzım Yiğit ayaklanıp bir koşu sınıftan sanki kavga varmış gibi çıkmışlardı . Bahsettikleri basketbol kurasını çekmeye gidiyor olmalıydılar . Bakalım muratlarına erebilecekler miydi !? Rakiplerini eleyip okul takımı seçilmek ! Berke'yi maçta yerle bir etmek ! Liseler arası basketbol turnuvasında okulu temsil etmek !

Her neyse işte basketbol ve Berke'yi yenmek ile ilgili her şeyi istiyorlardı !

Eğer bu okul müsabakasını kazanırlarsa onlara söz ! Okullar arası turnuvaya alıştırma için eski sınıfımdaki en iyi 3 kişiyi çağırıp tanıştıracak ve maç yapmalarını sağlayacaktım .

Tabii bu üç kişi tanımadığım kişiler değil . En yakın üç arkadaşım .Hatta bir tanesi var ki diğerlerinden de yakın ! Yağız !..

...

Yağız'ı düşünerek tam 10dakika boyunca sıramda oturup teneffüsün bitmesini beklemiştim . Hazal'a onları unuttuğumu ama bazen de konuşmak istediğimi söylemiştim evet ama tabii ki de yalandı . İlk defa dürüst olamamıştım , ilk defa pembe bir yalanın içine batmıştım !..

Üçünü de ayrı ayrı çok özlüyordum . Yağız'ı özlüyordum , eski anılarımızı geri istiyordum . Yeniden gülüşmeyi ve mutlu olmayı istiyordum !..

...

Öyle bir dalıp gitmiştim ki öğretmen zilini bile duymamıştım . Yiğit iki saattir adımı seslenmiş ama ben duymamıştım .

- Nereye dalıp gittin Gözde !?

Nihayet düşüncelerimden çıkabilmiş ve dünyaya dönmüştüm .

'' Ne ? ''

- Diyorum ki ne düşünüyorsun böyle kara kara dediğimiz hiç bir şeyi duymadın değil mi !?

'' Sizi dinlemiyordum , nereden duyayım !? ''

- Şansımıza 12/E sınıfı geldi . İnanabiliyor musun !? İlk maçtan yenilirsek berbat olacak her şey .

'' Siz başarırsınız . ''

Bunu söyleyerek önüme dönmüş ve öğretmeni dinlemeye başlamıştım . Neyseki bugün hiçbir önemli ders olmadığı için dersi dinlemesem de sorun olmuyordu .

Benim bu sözümden sonra Yiğit ve arkasındakiler şaşkın şaşkın bakmakla yetinmişti . Ne demiştim ki ben !?

Harbi ne demiştim ben !?

Önemli bir şey değildir herhalde .

...

Nihayet son ders idi ve okulun da 2. günü böyle sonlanmış idi . Zil çalar çalmaz eşyalarımı alarak doğruca dışarı çıktım ve eve gittim .

Eve vardığımda annem evdeydi ve tabii ki de bir şeyler hazırlamaktaydı .

Çantamı odama koyduktan sonra anneme biraz yardım etmek için yanına gittim . Bana bir şeyler soymamı ve doğramamı söylemişti . Tabii ben o kadar düşünceliydim ki neredeyse parmağımı da doğrayacaktım ki annem engel oldu .

'' Ne oluyor kızım , dikkat etsene !? ''

'' Üzgünüm dalıp gitmişim ... '' diyerek cevap verdim .

'' Aklın neredeyse artık ! Hadi neyse sen git ben buraları hallederim ödevlerin falan vardır , onları yap . '' Diyerek beni mutfaktan kovdu ve bende düşünceli düşünceli odama gidip yatağımın üzerine kendimi bıraktım .

Tavana bakarken de aklımda bir sürü düşünce arasında gezip durmaktaydım !..

Bu oyunu neden kabul ettiğim , bu okul hakkında neler düşündüğüm , Yağız ve tabii ki aşk sorusuna neden cevap verememem !

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

14. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

3 yorum