Gözlerini araladığında başı zonkluyordu. Göz kapakları ağır, zihni bulanıktı.Tanımadığı bir odadaydı.Tavan lambası sarı, solgun bir ışık veriyordu. Duvarlar koyu griydi. Pencereler perdeyle örtülmüş, ama camlar demir parmaklıklıydı.Bir sandalye, bir yatak, bir küçük masa.Kapı kapalıydı. Kilitli olduğunu anlamak için dokunmasına bile gerek yoktu.O an fark etti:Kaçırılmıştı.Panik yükseldi. Nefesi daraldı. Ellerini kontrol etti. Serbestti. Bu daha da korkutucuydu.Bir an önce çıkmalıydı. Ama o sırada kapı hafifçe aralandı.Nick içeri girdi. Üzerinde siyah bir tişört vardı. Ellerini cebine sokmuştu. Yüzündeki ifade duygusuz gibiydi ama gözleri… gözleri yanıyordu.Yaklaşmadan konuştu:— Uyandın.Niss yatağın köşesine çekildi, sesi titriyordu:— Beni neden buraya getirdin?! Sen kimsin?!Nick bir adım daha attı.— Ben seni uzun zamandır tanıyorum.Durdu.— Ama sen beni hiç fark etmedin.Niss başını sağa sola salladı. Kalbi hızla atıyordu.— Psikopatsın sen! Bırak beni!Nick’in yüzündeki soğukluk değişmedi. Sadece cebinden küçük bir kolye çıkardı.Kolyenin ucunda bir isim yazılıydı: “Niss”— Bunu iki yıl önce düşürmüştün.Dediğinde Niss’in içinden bir ürperti geçti. Bu… uzun süredir sürüyordu. Onu tanımıyordu ama o, Niss’in hayatının her köşesini ezberlemişti.Nick kapıya yöneldi.— Yemek yemek istersen söyle. Kaçmaya kalkma. Bu evde yükseklik var. Camdan atlarsan... düşersin.Tam o an Niss’in göz bebekleri büyüdü. Yükseklik…En büyük korkusuydu. Bunu da biliyordu.Kapı kapandı. Kilit sesi yankılandı.Niss titreyerek yatağa çöktü.Bu bir kabustu. Ama uyanamıyordu.
Bölüm 2
Bölüm 2 — Tutsak
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.