İçeriğe geç

Kızıl Yemin

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Kızıl Yemin

Bölüm 6

Bölüm 6; Güvenin Bedeli

Yağmur...

Sanki günlerdir hiç dinmemişti.

Malikânenin geniş camlarına vuran damlalar, içerideki sessizliği daha da ağırlaştırıyordu.

Kaan hâlâ telefonun başında durmuştu.

Kulaklarında aynı cümle yankılanıyordu.

"Nehir Aydın'ı koruyamazsın..."

Telefon çoktan kapanmıştı.

Ama o ses...

Sıradan bir tehdit değildi.

Mert dikkatle ona baktı.

"Patron?"

Kaan yavaşça telefonunu cebine koydu.

"Güvenliği iki katına çıkar."

"Sebep?"

"Biri içeride."

Mert'in yüzü ciddileşti.

"Emin misin?"

"Bu numarayı sadece içeriden biri biliyor olabilirdi."

Malikânenin duvarları ilk kez Kaan'a bile dar gelmeye başlamıştı.

Sabah...

Nehir, gece neredeyse hiç uyuyamamıştı.

Rüyasında sürekli aynı şeyi görüyordu.

Silah sesleri...

Kan...

Ve babasının yüzü...

Bir anda gözlerini açtı.

Kalbi hızla atıyordu.

Odanın penceresine yaklaştı.

Bahçede onlarca koruma dolaşıyordu.

Her giriş çıkış kontrol ediliyordu.

"Bir gecede ne değişti?"

Tam o sırada kapısı çalındı.

"Gel."

Kapıyı Emine Hanım açtı.

"Patron kahvaltıya bekliyor."

Yemek salonuna indiğinde Kaan çoktan masaya oturmuştu.

Elinde kahvesi vardı.

Her zamanki gibi sakin görünüyordu.

Ama Nehir artık onun yüzündeki en küçük değişikliği bile fark edebiliyordu.

Bir şey olmuştu.

"Kötü görünüyorsun."

Kaan kahvesini bıraktı.

"Uyumadın."

"Sen de."

Kısa bir sessizlik oldu.

Nehir sonunda dayanamadı.

"Dün geceki telefon..."

Kaan gözlerini kaldırdı.

"Dinlememiştin ya?"

"...Tahmin ettim."

Kaan cevap vermedi.

Onun susması bazen konuşmasından daha ürkütücü oluyordu.

Kahvaltı bitmeden güvenliklerden biri içeri girdi.

"Patron."

"Konuş."

"Arabalar hazır."

Kaan ayağa kalktı.

"Hastaneye gidiyoruz."

Nehir şaşkınlıkla baktı.

"Neden?"

"Omzumdaki yara kontrol edilecek."

"Ben gelmeyeyim."

"Geleceksin."

"Ya istemezsem?"

"İsteme."

"Ne kadar inatçısın."

Kaan hafifçe gülümsedi.

"Sen de."

Konvoy hastanenin otoparkına girdiğinde herkes onları karşılamak için hazır bekliyordu.

Doktorlar...

Güvenlikler...

Hemşireler...

Sanki devlet başkanı gelmişti.

Nehir şaşkınlıkla etrafına baktı.

"Senin için bütün hastane mi boşaltıldı?"

Kaan omuz silkti.

"Kalabalığı sevmiyorum."

"Şımarıksın."

"Belki."

Muayene bittikten sonra dönüş için otoparka indiler.

Tam o sırada...

Nehir karşı kaldırımda küçük bir kız çocuğu gördü.

En fazla altı yaşındaydı.

Elindeki balonla yola doğru koşuyordu.

O anda hızla gelen bir kamyon frene bastı.

Lastik sesleri...

İnsanların çığlıkları...

Hiç düşünmeden koştu.

"Nehir!"

Kaan'ın sesi arkasından yükseldi.

Nehir küçük kızı son anda çekip kaldırıma itti.

Ama kendisi dengesini kaybetti.

Tam kamyonun önüne düşeceği sırada...

Güçlü bir el bileğini yakaladı.

Kaan...

Tek hamlede onu kendine çekti.

İkisi de yere düştü.

Nehir'in başı Kaan'ın göğsüne çarptı.

Bir anlığına zaman durmuş gibiydi.

Kaan'ın kalbi çok hızlı atıyordu.

Nehir de nefes nefeseydi.

Etraflarında insanlar toplanmıştı.

Küçük kız ağlayarak annesine sarıldı.

Kaan ise hâlâ Nehir'in bileğini bırakmamıştı.

"Deli misin sen?"

Nehir başını kaldırdı.

"Çocuk ölecekti."

"Ya sen?"

"Onu düşünmedim."

Kaan derin bir nefes aldı.

İlk kez gerçekten sinirlenmişti.

"Bundan sonra düşüneceksin."

Nehir şaşkınlıkla ona baktı.

"Neden?"

Kaan cevap vermedi.

Ama elini bırakmadı.

Akşam...

Malikâneye döndüklerinde sessizlik hâkimdi.

Nehir odasına çıkarken çalışma odasının kapısının açık olduğunu gördü.

İçeriden Kaan'ın sesi geliyordu.

"...Dosyayı bugün getirin."

Kapıyı kapatacakken masanın üzerindeki bir fotoğraf dikkatini çekti.

Eski bir aile fotoğrafı...

Fotoğrafta küçük bir erkek çocuğu...

Ve onun yanında...

Küçük bir kız...

Nehir istemsizce yaklaştı.

Fotoğrafı eline aldı.

Kızın yüzü net görünmüyordu.

Ama boynundaki kelebek şeklindeki kolye...

Nehir'nin çocukluğundan beri boynunda taşıdığı kolyenin aynısıydı.

Tam o sırada arkasından Kaan'ın sesi duyuldu.

"Onu nereden buldun?"

Nehir irkilerek döndü.

Elindeki fotoğraf titriyordu.

"Kaan..."

Sesi kısılmıştı.

"...Bu kız..."

Kaan'ın yüzündeki ifade ilk kez tamamen değişti.

Çünkü o fotoğraftaki küçük kız...

Yıllar önce öldüğünü sandığı kişiydi.

Devam edecek... 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.