İçeriğe geç

Kızıl Yemin

Bölüm 34 · 3 dk okuma

Kızıl Yemin

Bölüm 34

Bölüm 34; Son Gece

"Bazen bir yemin, insanı korumaz. Sadece ne uğruna savaşacağını hatırlatır."

Derya'nın sözleri odada yankılandı.

"Aras'ın asıl istediği kişi Kaan değil... sensin."

Nehir'nin yüzü gerildi.

"Neden ben?"

Derya elindeki dosyayı masaya bıraktı.

"Çünkü annen sana gerçeği söylemeden önce bir şeyi sana emanet etti."

Leyla'nın gözleri doldu.

"Hayır..."

Nehir annesine döndü.

"Ne emanet ettin?"

Leyla uzun süre sustu.

Sonunda boynundaki kolyeyi çıkardı.

Nehir'nin yıllardır taşıdığı kolyeydi.

"Bu."

Kaan şaşkınlıkla kolyeye baktı.

"Bu kolyenin içinde..."

Leyla başını salladı.

"Kızıl Yemin'in asıl anahtarı var."

Nehir kolyeyi avucunun içinde sıktı.

"Yani bütün bu insanlar..."

"Yıllardır bunun peşindeydi."

Tam o anda telefon çaldı.

Kaan açtı.

Aras'ın sesi geldi.

"Kardeşim sana her şeyi anlattı mı?"

Kaan'ın gözleri Derya'ya çevrildi.

"Senin kızın."

"Derya benim en büyük hatam."

Derya'nın yüzü sertleşti.

"Ben senin hatan değilim."

Aras güldü.

"Hâlâ aynı inatçı kız."

Kaan telefonu sıkıca tuttu.

"Aras."

"Yarın gece eski limana gel."

"Tek başıma mı?"

"Hayır."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Nehir'yi de getir."

Kaan'ın yüzü sertleşti.

"Onu sana vermeyeceğim."

"Vermek zorunda değilsin."

"Ben alırım."

Telefon kapandı.

Gece boyunca herkes hazırlık yaptı.

Kaan haritanın başında duruyordu.

Mert güvenlik planını hazırlıyor, Cemal ise eski dosyaları inceliyordu.

Nehir kapının yanında sessizce onları izliyordu.

Kaan başını kaldırdı.

"Gel."

Nehir yanına oturdu.

"Yarın ne olacak?"

"Bilmiyorum."

"İlk kez bunu senden duyuyorum."

Kaan hafifçe gülümsedi.

"Çünkü ilk kez gerçekten bilmiyorum."

Nehir elini onun elinin üzerine koydu.

"Ne olursa olsun..."

"Birlikte."

Kaan onun elini tuttu.

"Birlikte."

Bir süre konuşmadılar.

Sonra Kaan sessizce söyledi:

"Bu iş bittiğinde..."

Nehir ona baktı.

"Ne?"

"Normal bir hayat istiyorum."

Nehir gülümsedi.

"Sen normal hayat yaşayabilir misin?"

"Sen yanımda olursan belki."

Nehir'nin yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.

"Belki ben de isterim."

Kaan onun elini biraz daha sıkı tuttu.

Sabah olmadan önce herkes uyumaya çalıştı.

Ama Nehir'nin gözüne uyku girmedi.

Koridora çıktığında Kaan'ı pencerenin önünde buldu.

"Sen de mi uyumadın?"

"Hayır."

Nehir yanına geldi.

"Yarın korkuyorum."

Kaan ona baktı.

"Ben de."

Nehir şaşırdı.

"Sen korkar mısın?"

"Sen söz konusuysan."

İkisi de sustu.

Kaan bir an tereddüt ettikten sonra Nehir'ye sarıldı.

Nehir de ona karşılık verdi.

Uzun süre öylece kaldılar.

Artık aralarında söylenmemiş çok şey vardı.

Ama ikisi de aynı şeyi biliyordu:

Yarın her şey bitebilir.

Ertesi gece...

Eski İzmir Limanı.

Deniz karanlıktı.

Kaan'ın araçları limanın girişinde durdu.

Herkes yerini aldı.

Nehir araçtan indi.

Kaan hemen yanında belirdi.

"Son kez soruyorum."

"Neyi?"

"Burada kalmak zorunda değilsin."

Nehir başını salladı.

"Bu kez senin yanında kalmayı seçiyorum."

Kaan ona baktı.

"Tamam."

Birlikte yürümeye başladılar.

Limanın ortasındaki eski depoya girdiklerinde ışıklar birer birer yandı.

Ve karşılarında...

Aras Arslan duruyordu.

Kaan'ın amcası.

Yanında onlarca adam vardı.

Aras gülümsedi.

"Hoş geldiniz."

Kaan silahını kaldırdı.

"Her şey bitti."

Aras başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Her şey şimdi başlıyor."

Sonra gözlerini Nehir'ye çevirdi.

"Kolye."

Nehir kolyeyi çıkarmadı.

Aras'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

"Demek seçimini yaptın."

Nehir bir adım öne çıktı.

"Evet."

Aras elini kaldırdı.

Bütün adamlar silahlarını doğrulttu.

Kaan hemen Nehir'nin önüne geçti.

Ve tam o sırada...

Depodaki bütün ışıklar söndü.

Bir silah sesi duyuldu.

Ardından karanlığın içinden bir çığlık yükseldi.

"KAAN!"

Nehir'nin sesi...

Kaan ona doğru döndü.

Ama Nehir artık yanında değildi.

Kaybolmuştu.

Devam Edecek... 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.