"İnsan bazen düşmanını yıllarca arar. Sonra onun kendi ailesinden biri olduğunu öğrenir."
Kaan'ın yüzündeki ifade değişmişti.
"Amcam..."
Kelime ağzından güçlükle çıktı.
Cemal başını eğdi.
"Adı Aras Arslan."
Nehir kaşlarını çattı.
"Senin babanın kardeşi mi?"
Kaan cevap veremedi.
Leyla onun yerine konuştu.
"Evet."
Kaan masaya yaslandı.
"Onu çocukluğumdan beri hatırlıyorum."
"Her zaman babamın yanında olurdu."
Cemal acı bir şekilde başını salladı.
"Çünkü babanın en çok güvendiği kişi oydu."
"Ve onu en çok yaralayan da."
Lina masadaki eski dosyayı açtı.
"Aras yıllar önce Kızıl Konsey'i kurdu."
Kaan dosyaya baktı.
"Babam bunu ne zaman öğrendi?"
"Çok geç."
Leyla'nın sesi titredi.
"Gerçeği öğrendiğinde seni ve Lina'yı korumaya çalıştı."
Kaan hemen sordu:
"Lina'yı neden benden ayırdınız?"
Leyla'nın gözleri doldu.
"Çünkü Aras ikinizden birini kullanmak istiyordu."
"Neden?"
"Çünkü Kızıl Yemin'in anahtarı..."
Leyla durdu.
Nehir dikkatle ona baktı.
"...sizin ikinizdiniz."
Kaan kaşlarını çattı.
"Biz nasıl anahtar olabiliriz?"
Lina cevap verdi.
"Çünkü babalarımızın yaptığı anlaşma sadece bir söz değildi."
"Bir belge vardı."
"Kızıl Konsey'in bütün sırlarını açabilecek tek belge."
Nehir yavaşça sordu:
"Nerede?"
Lina Kaan'a baktı.
"Babanın sana bıraktığı yerde."
Kaan'ın zihninde eski evde bulduğu küçük anahtar canlandı.
"İzmir'deki ev..."
Lina başını salladı.
"Hayır."
"Başka bir yer."
Tam o sırada dışarıdan cam kırılma sesi geldi.
ŞANG!
Herkes irkildi.
Kaan ayağa fırladı.
"Yere!"
İkinci cam kırıldı.
Mert hemen Nehir'nin önüne geçti.
Cemal pencereye koştu.
"Çatıdan geliyorlar!"
Kaan silahını çıkardı.
"Arka çıkışı açın!"
Mert adamlarına bağırdı.
"Kimse bahçeye çıkmasın!"
Ev bir anda hareketlendi.
Ayak sesleri...
Bağırışlar...
Kapıların kapanma sesi...
Her şey birbirine karışmıştı.
Nehir annesinin elini tuttu.
"Anne, benimle gel."
Leyla başını salladı.
"Hayır."
"Ne?"
"Sen git."
"Anne!"
Leyla Nehir'nin yüzünü iki eliyle tuttu.
"Bu kez seni korumak için senden uzaklaşmayacağım."
"Ben de seni bırakmayacağım."
Nehir'nin gözleri doldu.
Tam o sırada Kaan yanlarına geldi.
"İkiniz de benimle geliyorsunuz."
Arka koridora çıktıklarında Kaan'ın telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
Kaan açtı.
"Konuş."
Karşıdaki ses sakindi.
"Ailenizi toplamışsınız."
Kaan'ın gözleri karardı.
"Aras."
Nehir şaşkınlıkla ona baktı.
Karşıdaki adam güldü.
"Beni hatırlamana sevindim, yeğenim."
Kaan'ın çenesi gerildi.
"Ortaya çık."
"Henüz değil."
"Ne istiyorsun?"
**"Kızıl Yemin'i."
Kaan sustu.
Aras devam etti:
"Onu bana getirirsen ailene dokunmam."
Kaan sertçe cevap verdi:
"Onu asla vermem."
Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.
"O zaman seçimini yaptın."
Telefon kapandı.
Aynı anda evin elektrikleri kesildi.
Karanlığın içinde Nehir'nin eli Kaan'ın elini buldu.
Kaan parmaklarını onun elinin etrafında sıkıca kapattı.
"Buradayım."
Nehir fısıldadı:
"Ben de."
Bir ışık yandı.
Koridorun sonunda bir adam duruyordu.
Kaan silahını kaldırdı.
Adam ellerini kaldırdı.
"Ben düşman değilim."
Kaan onu tanıdı.
Babası.
Ama bu kez yalnız değildi.
Yanında başka biri vardı.
Genç bir kadın.
Kaan'ın gözleri büyüdü.
"Lina?"
Lina hemen yanındaki kadına baktı.
"Hayır."
Kadın başını kaldırdı.
Ve Kaan'ın yüzü bembeyaz oldu.
Çünkü karşısındaki kadın...
Lina'nın ikiziydi.
Kaan'ın babası ağır bir sesle konuştu:
"Sana yıllarca iki kardeşin olduğunu söyledim."
Bir an durdu.
"Ama sana üçüncü bir gerçeği sakladım."
Nehir şaşkınlıkla kadına baktı.
"Kim bu?"
Kaan'ın babası cevap verdi:
"Aras'ın kızı."
Kadın bir adım öne çıktı.
Ve elindeki kırmızı dosyayı Kaan'a uzattı.
"Benim adım Derya."
"Ve sana yardım etmeye geldim."
Kaan dosyayı aldı.
Üzerinde tek bir isim yazıyordu:
NEHİR AYDIN
Nehir'nin kalbi hızlandı.
Derya gözlerini doğrudan ona çevirdi.
"Çünkü Aras'ın asıl istediği kişi Kaan değil..."
Kısa bir sessizlik.
"...sensin."
Devam Edecek... 🖤