İçeriğe geç

Kızıl Yemin

Bölüm 24 · 3 dk okuma

Kızıl Yemin

Bölüm 24

Bölüm 24; Ölülerin Geri Dönüşü

"Bazı insanlar geçmişte kalır. Bazılarıysa geçmişi beraberinde getirir."

Bodrumdaki oda sessizliğe gömülmüştü.

Kimse konuşamıyordu.

Nehir'nin gözleri karşısındaki adama kilitlenmişti.

Kaan ise olduğu yerde donmuştu.

Adam birkaç adım daha attı ve ışığın altına çıktı.

Saçlarına yıllar düşmüş, yüzü eskisinden daha sertleşmişti.

Ama o gözler...

Kaan onları binlerce insanın arasından bile tanırdı.

"Babam..."

Adam başını hafifçe eğdi.

"Kaan."

Kaan'ın nefesi kesildi.

Yıllarca mezarında olduğunu sandığı adam...

Şimdi karşısında duruyordu.

"Sen ölmedin."

"Hayır."

"Onca yıl..."

Kaan'ın sesi titredi.

"Onca yıl beni neden bıraktın?"

Adam cevap vermeden önce uzun süre oğluna baktı.

"Çünkü seni yaşatmanın tek yolu buydu."

Kaan öfkeyle güldü.

"Yaşatmak mı?"

"Ben seni öldüğümü düşündüğün yıllarda büyürken izledim."

"Her doğum gününde..."

"Her önemli gününde..."

"Her başarında..."

Adamın sesi kırıldı.

"Ama yanına gelemedim."

Kaan yumruklarını sıktı.

"Annem biliyor muydu?"

Adam gözlerini yere indirdi.

"Evet."

Kaan'ın yüzündeki ifade değişti.

"Demek herkes biliyordu."

Nehir sessizce Kaan'ın yanına geldi.

"Kaan..."

"Hayır."

Kaan başını iki yana salladı.

"Artık herkes konuşacak."

Adam masanın üzerindeki kırmızı defteri aldı.

"ARES'in gerçek amacı hiçbir zaman mafyayı yok etmek değildi."

Nehir kaşlarını çattı.

"Öyleyse neydi?"

"İçerideki ihaneti bulmak."

Cemal başını eğdi.

"Ve bunu yıllar önce başaramadık."

Kaan babasına baktı.

"Kimdi köstebek?"

Adam cevap vermedi.

Bunun yerine eski anahtarı masaya bıraktı.

"Bu anahtar sana ait."

Kaan anahtarı eline aldı.

Üzerinde küçük bir harf vardı.

K.

"Ne açıyor?"

"Gerçeği."

O sırada yukarıdan bir gürültü geldi.

Mert telsizine baktı.

"Patron!"

"Ne?"

"Güvenlik kameraları tamamen kapandı."

Kaan'ın babası bir anda ciddileşti.

"Burada daha fazla kalamayız."

Nehir şaşkınlıkla sordu:

"Neden?"

Adam ona baktı.

"Çünkü beni bulabildiler."

Kaan'ın gözleri daraldı.

"Kim?"

Adam cevap vermeden önce yukarıdan üç kez kapı sesi geldi.

Tak.

Tak.

Tak.

Sonra malikânenin bütün ışıkları söndü.

Karanlığın içinde bir kadın sesi duyuldu.

"Kaç yıl geçti..."

"Ve hâlâ aynı hataları yapıyorsunuz."

Nehir'nin yüzü gerildi.

Bu sesi tanımıyordu.

Ama Kaan'ın babası tanıyordu.

Adamın yüzündeki ifade değişti.

"Sen..."

Karanlıktan bir kadın çıktı.

Uzun siyah paltosu, elindeki eski dosya ve soğukkanlı bakışlarıyla odanın girişinde durdu.

"Merhaba."

Kaan silahına davrandı.

Kadın gülümsedi.

"Silahını indir, Kaan."

"Çünkü bugün seni öldürmeye gelmedim."

Nehir öne çıktı.

"Sen kimsin?"

Kadının bakışları Nehir'ye çevrildi.

"Annenin eski ortağı."

Nehir'nin kalbi hızlandı.

"Annem nerede?"

Kadın birkaç saniye sustu.

Sonra elindeki dosyayı yere bıraktı.

"Anneni kurtarmak istiyorsan..."

"...önce babanın neden yıllarca saklandığını öğrenmelisin."

Kaan öfkeyle sordu:

"Ne biliyorsun?"

Kadın başını kaldırdı.

"Her şeyi."

Dosyayı açtığında ilk sayfada bir fotoğraf vardı.

Nehir'nin çocukluk fotoğrafı.

Altında kırmızı harflerle:

HEDEF: NEHİR AYDIN

Nehir'nin yüzü bembeyaz oldu.

"Ben..."

"Ben neden hedeftim?"

Kadın cevap verdi:

"Çünkü sen doğduğunda..."

"...ailenin elindeki en önemli şey sana emanet edildi."

"Neymiş o?"

Kadın gülümsedi.

"Bir isim."

Kaan kaşlarını çattı.

"Hangi isim?"

Kadın dosyanın son sayfasını açtı.

Ve tek bir isim gösterdi.

LİNA ARSLAN.

Kaan'ın gözleri büyüdü.

"Lina..."

Babası bir anda ayağa kalktı.

"Hayır."

Kadın ona döndü.

"Artık saklayamazsın."

Nehir şaşkınlıkla Kaan'a baktı.

"Lina kim?"

Kaan'ın babası cevap vermedi.

Kadın konuştu:

"Lina, Kaan'ın kız kardeşi."

Odadaki herkes dondu.

Kaan'ın yüzündeki şaşkınlık yerini inkâra bıraktı.

"Benim kardeşim yok."

Kadın yavaşça başını salladı.

"Vardı."

"Ve hâlâ yaşıyor."

Kaan'ın gözleri büyüdü.

"Ne?"

Kadın son cümlesini söyledi:

"Onu yıllar önce öldü sanmanızın sebebi de... annen."

Nehir'nin kalbi hızlandı.

Çünkü artık bu hikâyede hiçbir ölümden emin olamayacaklarını anlamıştı.

Ve belki de...

Yıllardır saklanan en büyük sır, tam gözlerinin önündeydi.

Devam Edecek... 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.